bir
yolgezer şarkısı. güncelliği geçmiş olsa da bir iki kelam etmek istiyorum bu şarkı ve grup hakkında.
şarkı,
bursa'da,
fomara meydanı'na yakın bir yerde bir apartman dairesinde yazıldı. tahmin edildiği gibi bu dairenin kiracıları öğrenciydi.
refika ise bu dairenin bir üst katında yaşamakta olan yaşlı bir kadındı.
şimdi en başta
yolgezer'in elemanları hakkında bir şeyler yazalım. elemanlar üniversite öğrencisi.
istanbul,
izmir,
balıkesir ve
düzce'den
bursa'ya gelip
yolgezer'i oluşturmuşlar. hepsi temiz çocuklar. bir kişinin de kötü geçindiğini görmedim. kavgaya gürültüye pek fırsat vermeyen, her şeyi konuşarak çözmeye çalışan kişiler.
grubun solisti bir kadın.
refika hakkında genelde feministler tepki gösterdi ya, heh işte bu kadın, bildiğiniz feministlerden daha feminist olabiliyor zaman zaman.
sosyoloji mezunu, kitap kurdu, hani bilinçli birisi.
grubun diğer elemanlarına bakıldığı zaman yine aynı kültür seviyesi ve olgunlukla karşılaşabilirsiniz. hatta ben buna kefil bile olurum.
peki refika neden insanları bu kadar kızdırmıştır?
bu öğrenci evinde zaman zaman toplaşmalar yaşanırdı, doğrudur bu. bilirsiniz ki bir eve, diğer insanları rahatsız etmeyecek şekilde istediğiniz miktarda ve cinsiyette kişi gelebilir, konaklayabilir. bu kişiler isterse gece oturur, isterse gündüz.. isterse evde donla gezer, ister çıplak ister çarşaflı.. isterse gitarını amfiye bağlayıp ordan da kulaklık çıkışıyla ses alır, ister almaz.. ister osurur, ister geğirir.. buna kimsenin karışmaya hakkı yoktur. ama bursa'da bu biraz farklı algılanırdı o zamanlar. şimdi hala aynı mıdır bilmiyorum ama komşular, öğrenci evleriyle fazla ilgiliydiler.
işte
refika da bu elemanların eviyle fazla ilgiliydi. eğer olay bir sidik yarışına götürülecekse, ilk defa
refika,
ezgi'ye or*spu demişti. kapıya sayısız defa polis çağırmış, her seferinde polisin "bu kadın böyle, mazur görün, kusura bakmayın" tesellisiyle son bulan olaylar zincirine neden olmuştu. düşüncesini de bir keresinde belli etmiş ve "kadın dediğin evde kocasını bekler, adam da kahveye gider" demişti.
hatta zamanında benim de tanık olduğum bir olayın kahramanıdır bu kadın. (abartmıyorum)
bir gece tv'nin sesi kapalıyken (mute) film izliyorduk. ev tamamen sessiz. mahalle sessiz. sessiz film seyretmekten sıkıldık ve n'apalım diye arkadaşla birbirimize sorduk. eleman "lan şimdi osursam refika'nın tepkisi n'olur acaba?" diye merak etti ve gerçekten fenafillah bir osuruk patlattı. 5 saniye sonra
refika, bastonuyla salonumuzu inletmeye başlamıştı.
evet,
refika, her türlü tepkisini bastonuyla yere vurarak, polis çağırarak veya çığlık atarak gösteren bir karakterdi.
müzik yapıyorsan ve hele ki rock müzik yapıyorsan, bir şeylere tepki göstermen normaldir. bunu da açık açık dile getirmen gerekir ki tepkin bir işe yarasın. yabancı gruplar, politikacılara, şahıslara vs. kişilere bu yollarla tepkilerini defalarca göstermiş ve belki de halkı bu şekilde yönlendirmiştir. eğer sivri dilini kullanmazsan rock müzik yapmanın da bir anlamı yoktur.
yolgezer'in bu şarkı ile reklam yapmak gibi bir niyeti yoktu ve olmadı da...
demir demirkan'ın şarkıyı dinlediğinde ilk söylediği sözler "oha! şarkı çok güzelmiş. bu adamlar bu şarkıyla çok güzel ekmek yer" olmuştu. o zamanlar
yolgezer,
demir demirkan kadar müziğe ekonomik yönlerden bakmıyordu, kaldı ki şu an bile bu gözle bakmıyorlar...