|
|
- kendisi fecr-i ati dönemi edebiyatçısı olsa da dönemin dilinden etkilenmeden sade bir dille kısa öyküler yazmıştır. olay hikayesi türünde eserleri vardır. ilginç konulara yönelmiştir, eserlerinde tasvir cümlelerinin eşini bulmak zordur.
hayatı keyfine göre yaşamayı seven bir şahsiyettir. yazar olsa da içinde akan bir şairanelik vardır.
sizi şeftali bahçelerinin mükemmel kokulu ve renkli diyarına yollayalımda olgunlaşmış şeftalinin daldan düşüş sesini duyuverin.
(bkz: şeftali bahçeleri)
- çok sade bir dille çok sürükleyici bir sanatı yakalayabilmiş bir yazardır. dili o kadar kendisine özgün ve düzgündür ki o devirlerde karay türkçe'si diye anılırmış kullandığı dil. 1938'de atatürk'ün ölümünden sonra sürgün olduğu halep'ten yurda dönmüştür. babası bala rütbesi sahibi bank-ı osmani serveznedarı mehmet halit beydir. engin noyan'ın da babasının amcası olur. memleket hikayeleri ve gurbet hikayeleri hele de gurbet hikayeleri çok güzeldir.
- prof.şerif aktaş'ın üzerinde yıllarca çalıştığı yazar.
halit ziya uşaklıgil'den sonraki ikinci önemli yazardır. zira türk romanı halit ziya ile başlar..
- soyadı atatürk tarafından verilmiş yazar. ters bir günündeymiş o gün atamız.
- (bkz: kirpi)
(aytok, 24.04.2007 16:17)
- en önemli denemecilerimizdenken soyadını tersten okuyan bedbin okurlara sahip bedbaht yazar.
- mukkemmel bir hikayecidir. milli mücadeleye muhalif olduğundan sürgün edilmiştir. devrimlerle alakalı bir oyununu izleyen atatürk'ün oyun o kadar hoşuna gitmiştirki kendisini affetmiştir. oyun devrimleri mizahi bir dille eleştiren bir oyundur.
- çetin altan'ın bir yazısında şu şekilde geçen yazar:
"balon patlatmayı seven az kalem geçmedi buralardan da...
soyadı yasası'ndaki yapaylığa ters bir fiske vurmak isteyen refik halit, "karay" soyadını almıştı. isterseniz bir de tersten okuyun "karay"ı...
kah kah, kih kih... doğrusu eğlencelidir şu dünya ama, bazı dubaracı bölgeleri de, bir hayli sakıncalı olmasa..."
yazının tamamı için:
(bkz: http://www.milliyet.com/...)
- atatürk tarafından soyadı ters gününde verilmeyen yazar. kendisi başta ittihat ve terakki olmak üzere o dönemin siyasilerine sivri dilli eleştiriler yapmıştır. o dönem bu eleştirilerden ve ağır yazılardan atatürk de nasibini almıştır.
sivri dilli ve hiciv tarzındaki yazıları nedeniyle sürgün edilmiştir. sürgün sırasında gittiği orta doğu ülkelerinde yaşadığı anılardan "gurbet hikayeleri"ni çıkarmıştır. sade ve etkileyici bir tarzı vardır. kalemi çok kuvvettlidir. hatta rivayet odur ki atatürk bir keresinde r. h. karay hakkında "aleyhimizde yazıyor ama çok iyi yazıyor" demiştir. zaten ilerleyen yıllarda kendisini affederek böyle bir güçlü kaleme yeniden memleketinde yazma fırsatı vermiştir.
- milli mücadele döneminde milli mücadele karsıtı çalışmalarda bulunmuş yazar.
- 2 şubat 1920 tarihli alemdar gazetesinde kuvayi milliye için şöyle yazmıştır;
"topuna hoş amedi.
merhaba sivas kuzuları, ankara keçileri ağıla mı geldiniz? ittihat sürüsünden yeni çobanbaşı, millet paşası mı sizi seçip ayırdı? tüylerinizi kabartıp, boynuzlarınızı varaklayıp, sırtınızı kınalayıp bize sizi o mu hediye gönderdi? boynunuzdaki tasmayı da o mu taktı? kösemendiniz kimdir? sivas'ın şu karakeçisi mi? yoksa karaman "kahraman" kuzusu mu? niye koç ankara'da kaldı? Âdeti uzaktan mı toslamaktır?..."
"bereketi bol olsun, başımıza bir millî daha çıktı, geceler bir millî daha doğurdu. millet anamız yine varlığını gösterdi. ortaya bir millî yavru daha attı: "millî misak"... aman allahım! söylenmesi ne güç, ne çirkin, ne gayrı millî bir kelime!... galiba millîler yarım düzineyi geçti."
milli sözcüğünden ve milli olan her şeyden ciyaklayarak kaçan torunları, bu gün de fazlasıyla mevcut!
- (bkz: bugünün saraylısı)
- nihat genç'in bir panelinde "soy adını tersten okuyun" şeklinde yorum yaptığı yazar.
|