spesifik olarak belirlenmiş bir konuya ilişkin
halk oylaması. (bkz:
doğrudan demokrasi)
hukuki bağlayıcılığı açısından, konusu açısından ve yöntem açısından çeşitlere ayrılır;
hukuki bağlayıcılığı açısından
+
danışma referandumu
+
onay referandumu
konusu açısından
+
kurucu referandum
+
yasama referandumu
+
uluslararası referandum
yöntem açısından
+
ihtiyari referandum
+
mecburi referandum
21 ekim 2007 yapılacak halk yine sandık başında. ya evet diyecek ya hayır.
deniz baykal gitmeyin sandığa desede halk kararlı, sandığa gidecek gibi gözüküyor. bakalım bunun sonucun da türkiye de neler olacak ?
türkiyeye 200 trilyona mal olacak gereksiz oylama
halkın neyi oyladığını pek de bilmediği 21 ekim 2007 tarihli ulusal aktivite.
(bkz:
can you repeat the question please)
referandum, okuma-yazma bilmeyenler için, mevzuata göre evet seçeneğinin mavi, hayır seçeneğinin turuncuyla belirtildiği pusulalarla uygulanır. dört yarı-doğrudan demokrasi aracından biridir.
recep erdoğan' ın bir zamanlar alışmamızı istediği seçim sitemi.
alışalım bu ülke nelere alışmadı, hangi değerlerini alışkanlığa kurban vermedi, neleri yitirdik biz zaten alışa alışa...
cumhuriyetin ilk yıllarında şapka takan bir milletin torunlarıydık biz, şimdilerde türbanı tartışmaya başlamadık mı? ne türbanlıyı ne de türbansızı ciddi anlamda rahatsız eden bu boş sorunla boğuşmaya alışmadık mı?
atatürkün laik cumhuiyetiydik, avrupada fransadan sonra anayasada laikliği koruyan ilk ülkesiydik ama biz şimdilerde laik ve dinci diye kamplaşmadık mı, bunla yaşamaya alışmadık mı?
hasan ali yücelin oğlu can yüceli ''torpil'' olur diye hak etmesine rağmen amerikaya göndermeyen ülkesinden, partizanlıkta sınır tanımayarak 1.500 ilahiyat mezununu eğitim sistemimizin kilit noktalarına entegre etmedik mi? yükselmenin yolunun ihl mezunu olmak gerektiğine inanmadık mı?
avrupanın insan haklarına ve demokrasi değerlerine ortak olmak istiyorduk, yüzümüzü malezyaya mı irana mı döneceğimizi şaşırmadık mı, şimdilerde buna bile alışmadık mı?
alıştık efendim, alıştık...
hem de sanki bu sorunlar bize ezelden geliyormuşcasına benimsedik.
sorunlarımızı atatürkün istediği yönde çözmek yerine bir de üstüne kamplaştık, bölündük parçalandık,
laiği dinsiz; muhafazakarı gerici yaptık.
o çokça övündüğümüz örgün ağları teker teker kopardık,
tek paydalı, laik demokratik sosyal bir hukuk devleti yerine
kimimiz laik, kimimiz demokrat olmayı seçtik...
devletin kurumlarını birbiriyle çatıştırdık, dışta güçlü olmamız gereken günlerde iç sorunlarla yıprandık, eskidik
ve belki kim bilir yıkıldık...
şimdilerde yeni bir tehlike daha var;
tayyip erdoğan' ın ortaya attığı: referandum kültürü ve buna alışmak...
merak etme tayyip amca biz buna da alışırız
nelere alışmadık ki?
neleri bu yüzden kaybetmedik ki?
sen yap referandumunu sor halkına türban kamusal alanda serbest olsun mu?
onlar da yanıt versin: olsun ...
sen de keyifle yürüt bu kararı, üniversiteye, hizmet veren kamusal alana türbanı sok.
sonra geç karşısına mutlu ol...
ama o halkına şunu da sor:
''apoyu asalım mı?
yanıt versin halkın; evet apoyu asalım, evet onu taksimin göbeğinde sallandıralım.
sen de yürüt bu kararını,
pardon önce sormalı sen bu kararı yürütebilir misin?
icazetin buna yeter mi?
sen bu kadar bağımsız ve güçlü bir ülkenin başbakanı mısın?
ve sen bu kararı uygulayacak kadar güçlü ve bağımsız şekilde mi bu ülkenin başına geçtin?
eğer bu kadar güçlüysen eğer bu kadar bağımsızsan eğer cidden halkın sesine önem veriyorsan;
bir referandum da apo için yaparsın.
işte o zaman gerçek demokrasi hakkıyla yerini bulur
ve işte o zaman referandum kaptı kaçtı mantığından demokrasi rayına oturur.
bence bir kararın referandum sonucu verilip verilmeyeceğine de halk karar vermeli. bu yüzden anayasa değişikliği gibi ciddi konularda yapılan referandumlar için bir öneri getiriyorum. diyorum ki; seçmenlere aynı anda iki soru sorulsun:
i) yukarıdaki değişikliğin yapılıp yapılmamasına referandum ile karar verilmesini onaylıyor musunuz?
ii) yukarıdaki değişikliği onaylıyor musunuz?
önce ilk soruya verilen cevaplar sayılsın. eğer çoğunluk değişikliğin referanduma göre yapılmasını onaylamıyor ise referandum doğrudan iptal edilsin. aksi hâlde ikinci soruya verilen cevaplara bakılsın. nihayet, referandum onaylandı ve çoğunluk değişikliği kabul ettiyse değişiklik yapılsın.
düşününce daha makul geliyor önerdiğim düzen. fakat neden makul olduğunun istatistikî ve hukukî değerlendirmesini yapmadım. hatta ne değerlendirmesi! aklıma geldiği gibi yazdım resmen. zaten ne fark eder? siz gerekli değişiklikleri kabul ediyorsanız ":)" düğmesine, kabul etmiyorsanız ":(" düğmesine tıklayın, anlarız makul muymuş değil miymiş.
şu sıralar en çok ihtiyacımız olan olgu.