görseller
recmetmekrecmetmek
  
belki ilginizi çeker
  1. · ilk taşı hiç günahı olmayan birisi atsın
  2. · şemse allak
  3. · recmettin erbakan
  4. · iran
  5. · recm cezası
  6. · recm etmek
  7. · sevişirken ebeveyne yakalanmak
  8. · yaran fıkralar
  9. · şemse allak
gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  3. · google wave
  4. · colin kazım richards
  5. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  6. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  7. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  8. · aphelion
  9. · kullanıcı adlarının kökeni

recmetmek*  

  1. iran'da zina yapmış insanları toprağa gömdükten ve gözlerini bağladıktan sonra yapılan vahşi, hayvani taşlama olayı...
    (where is my mind, 12.05.2004 10:38)
  2. yapanların yontulmadığın ,dağdan yuvarlandıklarını düşündüğüm,kerestecide bütün kesildiğine kanaat getirdiğim ve sayelerinde ihtiyaç fazlası kişiler adında liste yapmaya karar verdiğim kişiler.
    (pudra, 12.05.2004 18:59)
  3. genelde kadınlara yapılır, köktenci islamda zina cezasıdır, mahkum insan boyunun yarısına kadar açılan çukura elleri ve ayakları bağlı, vücudunu ve suratını kara bi örtü kaplar halde atılır. etrafında bekleyen iştahlı kalabalık, önceden oraya yığılmış kaldırım taşlarını** mahkumun üstüne atarak öldürür.
    (infoma, 12.05.2004 19:07)
  4. (atlantis, 28.05.2004 23:25)
  5. beş günâh için had cezâsı vardır: zinâ, şerâb içmek ve alkollü içki ile serhoş olmak, kazf, sirkat, yol kesicilik. had cezâları, suç işleyince değil, hâkim karâr verince vâcib olur. had, günâhın temizlenmesine sebeb olmaz. günâhdan kurtulmak için tevbe etmesi de lâzımdır. had, lügatde men’ demekdir. kapıcıya haddâd denir. çünki, herkesin içeri girmesine mâni’ olur.

    ölüm cezâları, habs ve dayak cezâları, mahkeme tarafından emr edilir ve yalnız devletin bu iş için ta’yîn etdiği me’mûrlar tarafından yapılır. hâkim karârı olmadan, kimse kimseyi öldüremez, döğemez. malına, canına, ırzına, nâmûsuna, şerefine dokunamaz. kâfirlere dahî dokunamaz. harbi, cihâdı devlet yapar. devletin, kumandanın emri olmadan, kimse harb yapamaz. kâfire bile saldıramaz. bunların hepsi büyük günâhdır. hattâ, mü’minin kalbini incitmek, kâ’beyi birkaç kerre yıkmakdan dahâ büyük günâhdır. zinâ yapanları, o esnâda dört şâhidin birlikde görmeleri, olacak şey değildir. ancak, umûmî yerlerde, açıkca yapılınca görebilirler. bunun içindir ki, osmânlılarda, altıyüz sene içinde, bir kerre zinâ şâhidliği yapılmamış, bu sebeb ile hiç kimse taşlanarak öldürülmemişdir. buradan anlaşılıyor ki, gizli yapılan günâhı, başkalarına söylemek de, ayrı bir günâh olur. bu cezâ, zinâ yapıldığı için değil, bu çirkin işin yayıldığı içindir. fuhşa mâni’ olmak içindir.

    -iktibas-
    (karahisari, 13.03.2006 23:39 ~ 23:41)
  6. bildiğim kadarıyla islam'ın içinde olmayan, aslen yahudilikte bulunan bir ceza biçimi. hz muhammed zamanında bir defa uygulandığı, onda da recmedilen kadının yahudi olduğu ve kendi dininin gereklerine göre cezalandırıldığı öne sürülür. sonradan nasıl oldu da islam'a sızdı; bilemem orasını. lâkin özünde yok; orası belli.
    (eksiksizuyum, 23.05.2006 01:29)
  7. gelişmemiş ülkelerde namusunu koruyamayan(?) kadının gövdesinin toprağa gömülüp ve açıkta bırakılan başın taşlanarak öldürülmesi olayıdır.

    olası hayvani vicdan azabı kalıntısını kamufle eden paylaşımcı bir şiddettir ve bir toplumsal cinnet cinayetidir
    (meekome, 26.07.2006 00:50)
  8. (selenge, 23.05.2007 19:01)
  9. (bkz: celde)
    (asosyal demokrat, 23.05.2007 19:09)
  10. yahudilik ve hıristiyanlıkta olan fakat islam'da neshedilmiş ceza.

    meselenin daha iyi anlaşılmasını sağlamak için önce nesh ne demektir, ona bir bakalım. bunu yaparken kur'an'a başvurmak sanırım en sağlam yol olacaktır.

    allah şöyle der kur'an'da;

    "biz bir ayeti nesheder veya unutturursak, yerine ya daha hayırlısını, ya da dengini getiririz. bilmez misin, allah'ın gücü her şeye yeter." (bakara 2/106)

    nesih sözlükte bir şeyi bir başka şeyle değiştirme, onun yerine başkasını koyma anlamına gelir. allah teala şöyle buyurur:

    "bir ayetin yerine başka bir ayeti koyunca, ki allah neyi indireceğini çok iyi bilir, şöyle dediler: 'sen sadece iftiracısın.' yok, onların pek çoğu bilmezler." (nahl 16/101)

    yukarıdaki iki ayete göre nesih, "bir ayetin, kendi dengi veya daha hayırlısı ile değiştirilmesidir."

    ilk peygamberden son peygambere kadar vahiyde bütünlük vardır. allah teala şöyle buyurur:

    "allah nuh'a buyurduğunu, sana vahyettiğini, ibrahim'e, musa'ya ve isa'ya emrettiğini sizin için bu dinin şeriatı yapmıştır. dini ayakta tutun, onda ayrılığa düşmeyin..." (şura 42/13)

    bu durumda kur'an, önceki ilahi kitapları neshetmiş olur. ayetlerinin büyük bir kısmı nuh'a, ibrahim'e, musa'ya ve isa'ya vahyedilene denktir. bir kısmı da sadece peygamberimize vahyedilen ve hafifletici hükümler içeren ayetlerdir.

    böylece neshin iki şartı ortaya çıkar:

    1- ayetler arasında olması.

    2- neshedilen ayetin, öncekiyle aynı hükmü veya ondan daha hayırlı bir hükmü taşıması.

    sünnet kur'an'ın açıklaması olduğu için kur'an'a tabidir. tabi olana ayrı bir hüküm verilemez. allah teala şöyle buyurur: "sana bu zikri (kur'an'ı) indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın." (nahl 16/44)

    hatta müşriklerin peygamberimizden bazı istekler olmuş, bunun üzerine şu ayet inmiştir:

    "ayetlerimiz onlara açık belgeler halinde okununca, bizimle karşılaşmak istemeyenler şöyle dediler: "ya bundan başka bir kur'ân getir veya bunu değiştir." de ki: "onu kendiliğimden değiştirmem, olacak şey değildir. ben, bana ne vahyolunursa sadece ona uyarım. ben rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım." (yunus 10/15)

    bir ayet neshedilince, peygamberimizin onunla ilgili söz ve uygulamalarının da neshedilmiş olacağı açıktır. çünkü o, kendine ne vahyolunursa ona uyar.

    ayetin lafzının neshedilip manasının devam ettiği de iddia edilemez. çünkü bir ayet, ancak yeni bir ayet ile neshedilebilir. bu yeni ayet, öncekinin lafzını neshettiği gibi manasını da nesheder.

    nesheden ayetin, neshedilenden ağır hüküm taşıyamayacağı, şu ayetin de gereğidir;

    "yanlarındaki tevrat'ta ve incil'de yazılı bulacakları ümmi peygambere uyanlar... o onlara, iyiliği emreder, kötülükten men eder. onlara iyi şeyleri helal, kötü şeyleri haram kılar. sırtlarından ağır yükleri, boyunlarından demir halkaları kaldırır atar..." (araf 7/157)



    buraya kadar anlattığımız nesh konusuna en iyi örnek zina suçunun cezası olan recm'in kaldırılmasıdır.



    öncelikle diğer ilahi kitaplarda recm'e atıf yapan sözlere bir bakalım;

    tevrat levililer bap 20'de şu hükümler yer alır:

    "10- biri başka birinin karısıyla, yani komşusunun karısıyla zina ederse, hem kendisi, hem de zina ettiği kadın kesinlikle öldürülecektir.

    11- babasının karısıyla yatan, babasının namusuna leke sürmüş olur. ikisi de kesinlikle öldürülecektir. ölümü hak etmişlerdir.

    12- bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.

    13- bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa, ikisi de iğrençlik etmiş olur. kesinlikle öldürülecekler. ölümü hak etmişlerdir." diye ayetler böyle devam etmektedir.

    yine tevrat'ın tesniye babı 22'de şu hüküm yer alır:

    "22 eğer bir adam başka birinin karısıyla yatarken yakalanırsa, hem kadınla yatan adam, hem kadın, ikisi de öldürülecek. israil'den kötülüğü atacaksınız."

    açıkça görülmektedir ki tevrat'ta zina suçunun cezası recm'dir. gelelim hıristiyanlığa;

    incil'de zina cezasının varolduğunu yuhanna 8. bölümde geçen hikayeden anlamaktayız;

    "3-4 din bilginleri ve ferisiler, zina ederken yakalanmış bir kadın getirdiler. kadını orta yere çıkararak isa'ya, "öğretmen, bu kadın tam zina ederken yakalandı" dediler. 5 "musa, yasa'da bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne dersin?" 6 bunları isa'yı sınamak amacıyla söylüyorlardı; onu suçlayabilmek için bir neden arıyorlardı. isa eğilmiş, parmağıyla toprağa yazı yazıyordu. 7 durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve, "aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın!" dedi. 8 sonra yine eğildi, toprağa yazmaya koyuldu. 9 bunu işittikleri zaman, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer dışarı çıkıp isa'yı yalnız bıraktılar. kadın ise orta yerde duruyordu. 10 isa doğrulup ona, "kadın, nerede onlar? hiçbiri seni yargılamadı mı?" diye sordu. 11 kadın, "hiçbiri, efendim" dedi. isa, "ben de seni yargılamıyorum" dedi. "git, artık bundan sonra günah işleme!"

    hz. isa'nın bu sözü ile recm cezasını kaldırmamış, sadece günahkar insanların ihbar ve şahitliğine dayanarak bu kadar ağır bir cezayı vermemiştir. o halde hıristiyanlıkta da recm cezası paşalar gibi vardır.

    gelelim islam'a;

    hz. peygamber zina ile ilgili herhangi bir ayet gelmeden önce tıpkı hz. musa ve hz. isa gibi daha önce vahyedilmiş şeylere uymuştur. bir kaç kez recm cezasını uygulamıştır, doğru.kimi zaman kendisine gelen yahudilere kimi zaman da müslümanlardan bazılarına. bunu bazı hadislerden anlamaktayız;

    << hz. peygamber'in önünden yüzü karartılmış ve değnekle dövülmüş bir yahudi geçirildi. onları çağırdı, dedi ki; "kitabınızda zinanın cezası böyle midir?" "evet" dediler. sonra onların alimlerinden birini çağırdı ve "musa'ya tevrat'ı indiren allah adına soruyorum, kitabınızda zina cezası bu şekilde midir? dedi. dedi ki; "eğer böyle sormasaydın söylemezdim, orada recm cezası vardır. ama üst düzey kişiler arasında zina çoğaldı. onlardan birini yakalarsak serbest bırakırdık, zayıfı yakalarsak ona o cezayı uygulardık. dedik ki; gelin, üst düzeye de zayıfa da uygulayacağımız bir ceza üzerinde anlaşalım. sonra recmin yerine yüz karartma ve değnek cezası koyduk. allah'ın elçisi şöyle dedi:

    "allah'ım! senin emrini ilk hayata sokan ben olacağım, çünkü onlar öldürmüşler."

    hemen emir verdi, o yahudi recmedildi, yani taşlanarak öldürüldü. sonra allah şu ayeti indirdi:

    "… kimi yahudiler … sözleri yerleşik manasından kaydırır, tahrif ederler. derler ki; hakkınızda şu karar verilirse uyun, bu karar verilirse uymayın..." (maide 5/41)

    çünkü diyorlardı ki, "muhammed'e gidin; yüz karartma ve değnek cezası verirse uyun, recm yani taşlanarak öldürme cezası verirse kaçın." sonra bütün kafirlerle ilgili şu ayetler indi:

    "... kim allah'ın indirdiği ile hükmetmezse onlar kafirlerin ta kendileridir."

    "... kim allah'ın indirdiği ile hükmetmezse onlar zalimlerin ta kendileridir."

    "... kim allah'ın indirdiği ile hükmetmezse onlar fasıkların ta kendileridir." (maide 5/44-45-46)

    bir yahudi kadınla erkek zina etmişlerdi. biri birine dedi ki; "bizi şu peygambere götürün. çünkü o, hafifletici hükümlerle gönderilmiştir. eğer recmden hafif bir ceza verirse kabul ederiz, allah'ın yanında bize bir dayanak olur, deriz ki; "peygamberlerinden birinin kararına uyduk". peygamber sallallahu aleyhi ve selleme geldiler. mescitte ashabı arasında oturuyordu. dediler ki; "ebu'l-kasım! zina etmiş bir erkekle kadın hakkındaki görüşün nedir?" o, hiçbir şey söylemeden beyt-i midraslarına yani tevrat eğitim ve öğretimi yaptıkları kuruma geldi. kapıda durdu dedi ki: "musa'ya tevrat'ı indiren allah adına soruyorum, evli iken zina edenin cezası, tevrat'ta nedir?" dediler ki; yüzü kül ile karartılır, değnek vurulur ve eşeğe ters bindirilerek dolaştırılır. içlerinden bir genç sessiz kaldı. peygamber onun suskunluğunu görünce yemin verdirerek ısrar etti. o genç dedi ki: "allahım! ... sen bize yemin verdin… biz tevrat'ta recm cezasını görüyoruz…" peygamber efendimiz şöyle dedi: "allah'ın emrine karşı ilk çıkışınız nasıl oldu?" dediler ki: başkanlarımızdan birinin bir yakını zina etti. o, ona recm uygulamayı erteledi. sonra halktan biri zina etti. başkan onu recmetmek istedi. onun kavmi araya girdi ve dediler ki, "senin yakınını getirip recmetmezsen bizim yakınımız recmedilemez." sonra uygulanacak ceza konusunda anlaştılar. peygamber efendimiz de dedi ki: "ben tevrat'ta olan ile hükmediyorum." emir verdi, ikisi de recmedildi. allah'ın elçisi'nin yahudilere hükmü, ancak allah’ın hükmü olabilirdi. allah şöyle buyurmuştur:

    "seni nasıl hakem yapıyorlar? yanlarında tevrat var ve onda allah’ın hükmü var. sonra bunun arkasından sırtlarını çeviriyorlar! onlar inanan kimseler değillerdir." (maide 5/43)

    bu ayet, tevrat'taki zina hükmünün allah'ın hükmü olduğunu kesinleştirmiştir. yahudilerin peygamberimize gelmeleri, bu cezadan kaçmak içindi. bu yüzden gönderdikleri kişilere; "... hakkınızda şu karar verilirse uyun, bu karar verilirse uymayın..." (maide 5/41) demişlerdi.

    tevrat'taki hüküm, allah'ın hükmü olduğuna göre peygamberimizin başka bir ceza veremezdi. o, bir süre, zina eden müslümanlara da tevrat'ı uygulamıştır. şu hadis bunu göstermektedir:

    ebu hureyre ve zeyd b. halid dediler ki, peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yanındaydık. bir adam kalktı ve şöyle dedi: "allah için, aramızda sadece allah’ın kitabıyla hükmetmeni istiyorum." davalısı daha anlayışlıydı, o da kalktı ve şöyle dedi; "aramızda allah’ın kitabı ile hükmet ve beni dinle." peygamberimiz, "konuş" dedi, o da şöyle konuştu:

    "oğlum bunun işçisiydi. karısıyla zina etti. 100 koyun ile bir hizmetçi köleyi fidye olarak verdim. bilenlere sordum, oğluma 100 değnek ve bir yıl sürgün, kadına da recm gerektiğini söylediler."

    peygamber efendimiz dedi ki: canım elinde olana and içerim, aranızda elbette şanı yüce allah'ın kitabı ile hükmedeceğim. 100 koyun ile köle geri alınır. oğluna 100 değnek ve bir yıl sürgün gerekir. üneys! şu adamın karısına git, suçu kabul ederse recmet. gitti. kadın suçu kabul edince recmetti.

    burada sözü edilen kitabının tevrat olduğu kesindir. çünkü kur'an'da zina ile ilgili bir ayet henüz inmemişti. inen ayetlerin hiçbirinde de recm cezası bulunmamaktadır.

    elimizdeki tevrat'ta değnek cezası yoktur. bu ceza, medine yahudilerinin elindeki nüshada olabilir.


    ***recmin kaldırılışı***


    nisa suresindeki ayetlerle recm, yani taşlayarak öldürme cezası, kadınlar için ev hapsine çevrilmiş ayrıca kadın ve erkeğe, kendilerini düzeltinceye kadar eziyet edilmesi, hükme bağlanmıştır. allah şöyle buyurmuştur:

    "kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. eğer şahitlik ederlerse onları evlere kapatın. bu, ölüm canlarını alıncaya, ya da allah onlara bir yol açıncaya kadar böyle gitsin. içinizden bu suçu işleyen çiftlere eziyet edin. eğer tevbe edip kendilerini düzeltecek olurlarsa bırakın. allah tevbeleri kabul eder, ikramı boldur." (nisa 4/15-16)

    bu ayetler hem tevrat’taki recm, yani taşlanarak öldürme cezasını kaldırmış, hem de bekarlara verilen 100 değnek ve sürgün cezasını hafifletmiştir. bakire bir kadının bir yıl sürgünde kalması, yeni bir ayetle önünün açılmasına kadar evinde kalmasından zordur. burada evli - bekar ayrımı da yapılmamıştır.

    birinci ayette geçen, "...allah onlara bir yol açıncaya kadar..." ifadesi, cezanın daha da hafifletileceğini gösterir. hafifletme nur suresinin ikinci ayetiyle olmuştur. allah şöyle buyurur:

    "zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun. eğer allah'a ve o son güne inanıyorsanız, allah'ın hükmünü yerine getirirken onlara karşı yumuşamayın. inananlardan bir takım da onlara yapılan azabı gözleriyle görsün." (nur 24/2)

    bu ayet, kadın-erkek, evli- bekar ayırımı yapmadan zina cezasını 100 değnek olarak hükme bağlamıştır. bu ceza, nisa suresinde geçen, ölünceye kadar ev hapsinden ve kendini düzelttiği kanaati doğuncaya kadar eziyet görmekten hafiftir.

    kur'ân, tevrat'ta yer alan, peygamberimizin de bir süre uyguladığı zina ile ilgili hükümleri neshetmiştir. böylece kur'ân, zina cezası konusunda hem tevrat'ı, hem de incil'i neshetmiş olmaktadır. meselenin bu yönüyle alakalı bir de hadis verelim;

    << bir erkek zina itirafında bulunmuştu. allah'ın elçisi sopa istedi. kırık bir sopa getirildi. "daha iyisi olsun" dedi. yeni bir sopa getirildi, budakları yontulmamıştı. "bundan hafif olsun" dedi. düzgün, yumuşak bir sopa getirildi. allah'ın elçisi emretti, sopa vuruldu. sonra şöyle dedi:

    "ey insanlar! artık allah’ın koyduğu sınırlardan kaçınmanızın zamanı geldi. kim bu pisliklerden bir şey yaparsa allah'ın örtüsüyle örtünsün. çünkü bize yüzünü gösterene allah'ın kitabını uygularız".>>

    burada evli, ya da bekar olduğuna bakılmaksızın, suçluya 100 değnek vurulması, sonra allah'ın kitabının uygulandığının söylenmesi, bütün şüpheleri kaldıracak mahiyettedir. çünkü allah'ın kitabı'nda 100 değnek dışında bir ceza yoktur.

    ***********

    şu halde kur'an'da recm olduğunu iddia eden tüm şaşkınlar sanırım bundan sonra daha dikkatli konuşacaklardır. recm veya bunun gibi islam'da olmayan durumlar ile müslümanları aşağılayacakları bir yol bulduğunu zannedenler sadece zannediyorlar. kendi cahilliklerini göstermiş oluyorlar. böylece bilip bilmeden konuşanların foyası meydana çıkmış oldu.

    islam dini mi gerçekten çağdışı yoksa anlamaya çalışmayanlar olarak bizler mi?

    kaynak : islam hukuk usulü derslerinde aldığım notlar.
    (open your heart i am coming home, 23.05.2007 19:51 ~ 24.05.2007 19:04)
  11. (selenge, 24.05.2007 07:55)
  12. kesinlikle recm islamda yoktur arap geleneklerine dayanmaktadır
    kaynak
    (bkz: süleyman ateş)
    (wasabie, 17.01.2008 01:22)
  13. bu konu ile ilgili iki sorun var. birisi özel olarak recm ile ilgili:

    1) hz. muhammed döneminde birden çok defa ve yahudi olmayanlar için de uygulandığını gösteren hadislerin var olduğunu söyleyenler var. internette bir kaç site bunlar. yine aynı sitelere göre sonradan gelen ayetlerle bu uygulama kaldırılmış ama yine de peygamberden sonra sahabenin yaşadığı dönemlerde bir iki defa uygulandığını söylüyorlar. kendi zina suçunu itiraf eden peygamberin buyruğu ile recmedilen mâiz b. mâlik ile ilgili hadis varmış mesela.

    eğer bu sitelerde yer alan hadisleri doğru kabul edeceksek 'recm islamda yoktur.' demek doğru olabilir. ama 'recm yapanlar insanlıktan nasibini almamıştır, hayvandır.' veya 'islamda recm hiç yer almamıştır, insanlar kıçlarından sıkmışlar bunu.' demek hem yanlış hem de hz muhammed ve sahabeye karşı hakaret olur kanısındayım. hala bu devirde yapanları eleştirmek mümkün ama zamanında kabul görmüş ve uygulanmış bir ceza bu. sahabeden insanlar bir kadını omuzlarına kadar toprağa gömmüşler ve ufak taşlar kullanarak ölene kadar taşlamışlar ya da taşlayanları seyretmişler.

    2) metodolojik olarak recmin islamda olmadığını hadisleri kaynak göstererek kullanmak. bu özel olarak recm ile ilgili değil islam dinini kendi dünya görüşü çerçevesinde yorumlamak isteyenlerin de sık kullandığı bir yol. internette bakındığım sitelerde tutarlı bir şekilde recmin peygamber tarafından da hem de müslümanlar için de uygulandığına dair tevatür seviyesine ulaşmış hadislerden bahsediliyor. hadisleri kendi düşüncemiz için kullanacaksak işimize gelenleri alıp işimize gelmeyenlere de bir kulp takmak gerek. eh, eminim iran'daki fıkıh alimleri de recm cezasını islami olarak göstermek için tam olarak da sizin yaptığınız işi yapıyor ama sizin beğenmediğiniz hadisleri alıp beğendiklerinizi dışarıda bırakıyorlardır.
    (recai pengül, 17.01.2008 11:01 ~ 11:09)
  14. microsoft office word uygulaması gibi olmak istemem ama öncelikle "recm etmek" şeklinde ayrı yazmak lazım.

    recm, zina yapan bir ya da iki (sayı artabilir) insanı (kadın ya da erkek diye ayırma durumu yok) taşlamak suretiyle öldürmek cezasıdır. çukur kazma ve bedeninin yarısını gömmek gibi bir durum söz konusu olmamakla birlikte, kafasına çuval geçirme adeti de galiba sonradan ortaya çıkmıştır.

    öte yandan zina'nın tatbik edilebilmesi için, her şeyden önce yargı sisteminin tamamen islami hukuk çerçevesinde düzenlenmiş olması gerekmektedir. yani bugün mesela türkiye'de recm cezası uygulayan bir insan bunu kafasına göre yaptığı için ahirette mesul olur. akabinde bu cezanın onaylanabilmesi için en az iki şahit gerekir. öyle ki iki şahitin de hazır bulunduğu bir zina ortamını düşününce, ilginç görüntüler çıkıyor karşımıza. bu şahitlerin birleşme olayına tanık olmaları gerekir. bir erkekle bir kadının nikahsız oldukları halde aynı eve girerken görüntülenmeleri delil sayılmaz.

    sonra, recm cezasının tatbiki için zina edenin (yani zani'nin) evli olması gerekir. bekar olanlar için 100 kırbaç cezası uygun görülmüştür. evli olduğu halde zina eden bir adam ya da kadın iki şahitin yahut hamilelik durumunun ya da itiraf halinin vuku bulmasıyla bu cezaya müstehak olurlar.

    peygamber döneminde bu ceza iki defa uygulanmış. recm edilerek öldürülen iki kişi (aynı fiil üzeredirler. biri erkek diğeri kadın) de itiraf etmişler ve "ey muhammed, bizi bu günahtan temizle" diyerek, ahiretteki cezalarını hafifletmek için bu yola başvurmuşlardır. bu da islam hukukunda verilen cezaların hikmetleri üzerine düşünülebilecek bir örnektir. zaten inanmayan adam için durum değişir.

    son olarak şöyle de bir hadis-i şerif vardır:

    "hz. ömer (ra)'i hutbe verirken dinledim. şöyle demişti: "allah teala hazretleri muhammed (sav)'a hak (din ile) gönderdi ve o'na kitaba indirdi. bu indirilenler arasında recm ayeti de vardı! biz bu ayeti okuduk ve ezberledik. ayrıca, resulullah (sav) zina yapana recm cezasını tatbik etti, ondan sonra da biz tatbik ettik. ben şu endişeyi taşıyorum: aradan uzun zaman geçince, bazıları çıkıp: "biz kitabullah'da recm cezasını görmüyoruz (deyip inkara sapabilecek ve) allah'ın kitabında indirdiği bir farzı terkederek dalalete düşebilecektir. bilesiniz, recm, kadın ve erkekten muhsan olanların zinaları, -delil veya hamilelik veya itiraf yoluyla- sübüt bulduğu takdirde, onlara tatbik edilmesi gereken kitabullah'da mevcut bir haktır. allah'a kasemle söylüyorum, eğer insanlar: "ömer allah teala' nın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalar, recm ayetini (kitabullah'a) yazardım."
    kaynak: buhari, hudud 31, 30, mezalim 19, menakibu'l-ensar 46, megazi 21, i'tisam, 16; müslim, hudud 15. (16 )"

    dört halife döneminde islam dininin usulüne yönelik sünnetten ve kuran'dan sapma olmadan pek çok yenilik yapılmıştır. bunlara bi'dat-ı hasen yani "güzel yenilik" denmektedir. osmanlı zamanında da halife sıfatıyla islam'ın bekçiliğini yapan padişahlar, yeniliklerde bulunmuş ve islam'ın sosyal hayatta yaşanmasını çağa uyduracak şekilde güncellemişlerdir. bunda bir beis yoktur. recm cezası ile ilgili de yukarıdaki hadisten anlaşılacağı gibi, tatbik vardır ancak hüküm kaldırılmıştır. bunun hikmetleri elbette vardır. allah'a ve resül'üne inananlar için bu konu daha rahat anlaşılacaktır. inanmayanın da recm cezasından rahatsızlık duyması pek mantıklı gelmiyor bana.
    (şiirbaz, 17.01.2008 19:16)
  15. (tremonti, 05.12.2008 13:50)
  16. bu cezayı alan bir kadın boynuna kadar toprağa gömülürken, erkek beline kadar gömülüyor. suçlanan kişi, idam sırasında kaçmayı başarırsa özgür kalıyor. tabii kadınlar boynuna kadar toprağa gömüldüğü için, erkekler gibi kaçma şansları yok.

    ps: bırakın amerika iran'a da girsin. böyle ülke olacağına hiç olmasın daha iyi..
    (freyjaa, 06.04.2009 01:03)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil