(bkz:
tarzanca)
edit: yalansa yalan deyin
en yakın arkadaşı; ingilizlerin deyişi ile "ramsey" , bizim bildiğimiz "remzi"nin öğrettiği kadarıyladır.
"yes, it is a pencil" düzeyindedir. olsun, biz o'nu böyle de sevmiyoruz.
recep tayyip erdoğan'ın ingilizcesi
cüneyd zapsu'dur.
recep tayyip erdoğan'ın arapçası da
el kadı olabilir.
bir zamanların meşhur şahsiyeti
steve komphelanın türkçesi neyse rtenin ingilizcesi de odur.
yees yees, tenk yu, yees yees...
(rahatsız, 01.09.2007 15:08 ~ 02.09.2007 19:32)
"
adeta bir
take off hızıyla..."
ilkokul çocuğunun ingilizcesiyle aynı düzeydedir..
böyle bir şey yok,çünkü o ingilizce bilmiyor.
(ceyus, 03.09.2007 03:34)
english very very difficult... uzatma kardeşim bilmiyoz işte...
davosda "van munits van munits" demesinin sebebini başka rakamların ingilizcesini bilmemesine bağlıyorum.
one minutes one minutes olmazzzzz
excuse me
yes no
thank you dan ibarettir...
petek dinçöz ingilizcesinden daha berbattır,kızcağız you are just a foolish casanova falan diyerek ingilizce konuşmaya çalışır,recep tayyip bu çabayı bile reddeder ingilizceyi türkçeleştirir, harikalar yaratır!!
ingilizlerin gözüne sokarcasına dilinizi iplemiyorum diyen ingilizcedir.kendi dilini küçümseyip ingilizceye bakarken ağzı sulanan yavşaklara hakaret edercesine gürüldeyen ingilizcedir.en sevdiğim ingilizcedir.
fatih terim ingilizcesi'nin ikiye bölünüp üç eklenmiş hâlidir. ikinci elizabeth'in türkiye'yi ziyareti sırasındaki ingilizcesiyle beni benden almıştır.
(bkz:
how are you)
ps: entry'de kullanılan rakamlar tamamen hayal ürünüdür. hiç bir şekilde bir gerçeklik payı yoktur. a bir de unutmadan ''o bir kasımpaşalı''. evet.
the english of a man from "november pasha".
'emaye tencere?
no ı'm not.' kıvamındadır başbakanın ingilizcesi katıldığı yurt dışı gezilerde hızla geliştirmektedir ingilizcesini, sevgili davos fatihimiz artık van munits dememesi gerektiğini öğrenmiştir, bu da bir gelişme tabi takdirlik hem de. iletişim kurma konusunda eksik olsa da ingilizcesi, gerektiğinde fuck you diyebilecek kadar gelişmiştir.