son zamanlarda ki icraatlarıyla birlikte vizyon olarak gerilemesinden dolayı çoğu kişide hasıl olmaya başlayan ''keşke siyasetçi olmasaydı'' düşüncesinin, ''siyasetçi olmasaydı kesin şu meslekten veya bu meslekten olurdu'' şeklinde ki tavsiyeleridir. (ööööff daral geldi be tanım yapacağız diye amma kastık ha.)
yapabildiğim gözlemlere dayanarak yiğidi öldür ama hakkını ver kesinlikle iyi bir hatip olmasından dolayı güzel bir tv programı yapabilirdi.
gençliğinde futbol oynamasından (zaten fiziği de uygun) ayrıca milli takımda baş gösteren ön libero sıkıntısından (yokluktan aurelio'yu oynatıyoruz o derece) dolayı iyi bir ön libero olabilirdi.
kesinlikle jokey olamazdı hem fiziği uygun değil, hem de at vukuatını (cihan'dı atın ismi sanırsam) hatırlarsak eğer yanılmadığımızı görmüş oluruz.
sanatçı olabilirdi. beraber yürüdük biz bu yollarda şarkısını fena söylemiyor. eh işte idare eder.
din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olabilirdi. hatta meslek tavsiyelerimde ilk üç içerisinde yer alır.
ülkeyi adeta pazar tezgahı gibi pazarlasın. mükellef olduğu görevi başarıyla yerine getirsin. tezgahdakiler bitince yeni bi tezgah almak için bush'a gitsin o verir. yok vermiyo mu o zaman fethullah gülen'e bi çıtlatsın. tüh ya bu alternatif olmadı dimi.
o zaman menemenci dükkanı açabilir.bilin bakalım neden?!
ayarcı diye bir meslek olsa önerilebilecek yegane meslek o olurdu sayın başbakanımız için.hatta karşına bir de sayın deniz baykal'ı da oturttukmuydu tam olurdu.tadından yenmezdi...en iyi yaptıkları şeyi yaparlardı.
son ütücü olsun hem yeterince kafa ütüledi yakışırda. ya da broker olsun ondan kral manipülatör yok ortada. bankacı da olabilir ama kurumsal pazarlama bölümünde görev alsın. olmadı faytoncu olsun lan ne bilim atlarla tecrübeside var hem.
gitsin bir köye, çiftçi olsun çiftçi. sonra birileri gelsin köyüne, başbakan falan mesela. ülkesinin başbakanına kendi derdini, bir çiftçinin derdini insan gibi anlatmaya çalışırken (ki bunu varsayıyorum ama ütopik biraz), hakaretler işitsin, "anasını alıp gitmesi" istensin, korumalar tarafından tartaklansın, devlet büyüklerine karşı yapacak hiç bir şeyi olmadığının farkına varsın, bunun ezikliğini yaşasın ve sonra zorla özür dilemek zorunda kalsın zat-ı muhteremden, süper başbakandan.
gitsin doğuya, asker olsun asker. sonra birileri vursun bunu, sakat kalsın falan mesela. ülkesinin başbakanı çıksın sonra desin ki televizyonda: "askerlik yan gelip yatma yeri değil". bilsin zat-ı muhteremin, süper başbakanın oğlunun askere hiç gitmeyeceğini. gidenlerin gittikleriyle kaldıklarını, hatta gittikleri gibi dönemediklerini ama bunun hiçbir değeri yokmuşçasına rahatça normal birşey sayılabildiğini görsün. aksine yapabileceği tek bir oy dışında hiçbir şey olmadığını görsün, bunun ezikliğini hissetsin.
ya da en olmadı binsin oğlunun ultra lüks gemisine, gitsin yurtdışında ne yaparsa yapsın. çalışmasına gerek mi var sanki, ne diye meslek önerisinde falan bulunayım. gitsin, bizden uzak, kime yakın olursa olsun.
hayırlı işler diliyorum kendisine.