1. tayyip erdoğan’ın aslında topluma lanse edildiği gibi islamcı bir ideolojiye sahip olmaması durumudur. kendisi islamcı olmamasına rağmen, medyanın da desteğiyle bu etiketi çok iyi kullanmıştır, kullanmaya da devam etmektedir.

    ilk olarak burada “laik cumhuriyet tehlikede mi?” sorusuna cevap vermek, “şeriat var mı yok mu?” tartışmasına bir çözüm bulmak gerekiyor.

    hayır efendim. türkiye’de laiklik tehlikede değildir, şeriat tehlikesi yoktur. peki neden laik cumhuriyet tehlikede değildir ya da şeriat tehlikesi yoktur?

    türkiye’de laiklik ve şeriat olgusu bir suni gündemdir. topluma karşı öcü olarak kullanılır. suni gündemin sürekli olarak, aralık verilmeksizin göz önüne getirilmesi, toplumun asıl gündemi -gerçek sorunları- görmesini engeller, geciktirir. işte türk toplumuna yapılan tam manasıyla budur. laiklik ve şeriat tartışmaları nedeniyle, ülke sorunlarına at gözlüğüyle bakan bir toplum profili ortaya çıkmıştır.

    en basitinden imam hatiplilerin öss’deki katsayıları 0.5 mi 0.8 mi olsun tartışmaları yapılırken, kaç kişi ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğazdan “hacı enflasyon tek haneli rakamlara indi be!” tadında yorumlar dışında bilgi sahibiydi? kaç kişi cari açığın ulaştığı boyutu, borsadaki en değerli kağıtların yarısından fazlasının bir amerikan bankası olan citibank’a ait olduğunu biliyordu? ya da son ekonomik krize kimlerin neden ve nasıl sebep olduğunu? bu örnekler pekala çoğaltılabilir. ama önemli olan bir devletin rejiminin, bekasının “türbanlıların öss’deki katsayıları ne olsun” ya da “türban kamusal alanda takılır mı takılmaz mı” tartışmaları arasında düğümlenmesiydi.

    burada, laiklik eksenindeki tartışmaların merkezindeki akp ve tayyip erdoğanhakkında birkaç cümle söylemek gerekiyor.


    tayyip erdoğan dinci, islamcı, şeriatçı olarak bilinen bir isim. peki gerçekten tayyip erdoğan böyle biri mi? kesinlikle değil. kendisi hristiyan-siyonist lobileriyle perde arkasında derin bir işbirliği içerisindedir;


    · akp iktidarı döneminde türkiye genelinde 25.000'i aşkın kilise ev açılmıştır. (nedense “göztepe parkına cami” haberleri toplumun gözüne gözüne sokulur da, bu bilgiler hep atlanır.)
    (bkz: http://www.zaman.com.tr/...)

    · abd büyükelçiliği rahatsız olduğu için hutbelerden “allah katında din, islamdır” cümlesi akp iktidarı tarafından çıkarılmıştır. (burada önemli olan bunu islamcı denilen akp iktidarının yapmasıdır. chp yapmış olsaydı, o kadar önemli olmazdı. en fazla abd istemiş der, susardık.)
    (bkz: http://www.milligazete.com.tr/...)

    · tayyip erdoğan, siyonizmin öncülüğünü yapan yahudi kuruluşundan “cesaret ödülü” almıştır. (neyin cesareti? onu bilmiyoruz mesela..)
    (bkz: http://www.milliyet.com/...)

    · bakanlar kurulunun 2 yıl önceki 2004/7457 sayılı ve 15/06/2004 tarihli gizli kararında hristiyan misyonerliğinin avrupa’daki en büyük kuruluşlarından “asompsiyon rahipleri”ne istanbul’un göbeğinde 2177 metrekare büyüklüğünde 50 trilyonluk arazi tahsis edilmiştir. (islamcı iktidar, hristiyan misyonerliğinin temsilciliğini yapıyor. o da güzel..)
    (bkz: http://www.acikistihbarat.com/...)
    (bkz: http://www.milligazete.com.tr/...)
    (bkz: http://www.kamusen.org.tr/...)


    bütün bunları yapan recep tayyip erdoğan ve akp hükümeti islamcı ya da dinci mi oluyor şimdi? şeriat devleti felan mı kurmak istiyor bunlar? inanıyor musuz gerçekten buna?

    peki neden akp’nin, tayyip erdoğan’ın laiklik karşıtı görüşleri her gün gazetelerde, televizyonlarda yer alır da, bu yukarıda bahsettiğim bilgilerin birini bile gazetelerde, televizyonlarda göremezsiniz?

    cumhuriyet gazetesi “laikliğin savunucusu” bir gazete olarak, neden akp’nin ve tayyip erdoğan’ın dinci-islamcı profilini kökünden zedeleyecek ve ona olan desteğin dibe vurmasını sağlayacak bu bilgileri yayınlamaz da, “tehlikenin farkında mısınız?” tadında reklamlara başvurur? hiç düşündünüz mü? bu iki yoldan hangisi akp’yi eleştirmek için, zarar vermek için daha etkili bir yoldur?

    ya da akp’ye ve tayyip’e desteği açık olarak görülen doğan medyası neden “bakanla türbanlı eşi, yemeği farklı masalarda yedi.” “akp 3. olağan sivas kongresinde konuklar haremlik-selamlık oturdu.” “yolda sigara içen iki genç, oruç tutmadıkları gerekçesiyle dövüldü.” “üniversitede elle tutuşan çifte meydan dayağı” tarzında bilumum haberi sürekli gündeme getirir? laiklik sorununu sürekli sıcak tutar?

    laiklik tartışmasını tam olarak anlayabilmek için öncelikle medyanın toplum algılamasını yönlendirmedeki rolü, ertesi gün gazetede çıkacak, ana haber bültenlerinde yer alacak haberlerin ne tür filtrelerden geçirildiği, tayyip erdoğan’ın nasıl ülke genelinde %30’u aşkın bir oy yüzdesiyle tek başına iktidar olduğu gibi durumları anlamak gerekir. çünkü artık bu ülkede bir laik-islamcı kavgası yaşanmamaktadır. herkesin klasik önyargılarını bir kenara bırakıp kavganın laik-islamcı, sağcı-solcu, ülkücü-komünist tartışması olmadığını anlaması gerekmektedir.

    bunlar anlaşıldığında, tayyip erdoğan'ın islamcı kimliğini nasıl işlevsel kullandığı, bu kimlikle nasıl iktidara geldiği, bu iktidarda nasıl tutunduğu sorularının da cevapları bulunacaktır. tıpkı geçtiğimiz seçimler öncesi tayyip erdoğan’ın hapse girmesine sebep olan şiiri* okurkenki videosunun defalarca televizyonlarda gösterilmesinin nedenini anlamanın, akp’nin gelecek seçimlerde nasıl tekrardan iktidar olacağı sorusunun cevabını bulmakla eşdeğer olduğu gibi.

    gelen özel mesajlar üzerine ek: bazı arkadaşlar, "inanmıyorum sana!" "yukarıda yazdıklarının kaynağı var mı?" tadında mesajlar attıklarından ötürü, haberlerin kaynaklarını da ekledim yukarıya. yazılanlara inanmayıp "kıçından uyduruyor lan bu adam!" "tayyip'i, akp'yi karalamak istiyor, çamur atıyor!" diye düşünenler varsa, üşenmeyip ilgili kaynaklara bakabilirler.
  2. islamcı olmaması konuşula dursun , kanımca dinci biridir rte..(ne diyo bu sarhoş heralde??)

    şöyle ki ; dindar kişi siyasetçi olamaz , yani o kadar dansöz biri olamaz ne kadar istesede...ama dinci adamdan siyasetçi olabilir.hatta olmuş , en tepeye de çıkmıştır.

    konvoyun hareket planını değişip camiye giderek kameraların önünde cuma namazına gitmekle , üç beş iftar çadırı kurmakla olmuyor efenim dindarlık , dini bütünlük..
  3. aldığımız merkeze göre değişecek önermedir.

    elbette ki merkez olarak usame yada ayetullah humeyni yi alırsak, şu ana kadar yaptığı icraatlara göre islamcı sayılamaz kendileri. ama kendisinden ümitliyiz. diğer konular bir yana, kitapta yazan dört e kadar yolu varın yasal altyapısını hazırlaması temel insan hak ve özgürlüklerinden olan inanç ve vicdan hürriyeti açısından gereklidir. dinimi yaşayamıyorum bu gömleksizler yüzünden netekim.



    seçimler öncesinde akp kadrolarında süleyman demirel in ve geldiği ekolün sağcı olmadığı savını yayma çabası da vardı. o da gene merkez olarak hangi siyasal ekolü yada açılımı aldığımıza göre değişir tabi ki. merkez alparslan türkeşse, rafsancaniyse epey bir solda kalır kendileri. merkezden kastımız cumhuriyeti kuran kadrolarsa sağın sağlam bir lideridir vesselam.
  4. doğru bir önermedir

    recep - laiktir
    tayyip - sosyalisttir
    erdoğal - şeriatcıdır

    kompleks bi insan, şaşılası bi kişilik.