daphne du maurier tarafından yazılmış, 1940 yılında filme de aktarılmış olan çok ünlü bir kitap.
joan zengin, kokoş bi kadına yardımcılık eden çekingen, sessiz bir kızcağızdır. bir gemi yolculuğu sırasında yakışıklı, karizmatik -bi de sanırım ünlüydü de- maxim ile tanışırlar.
neyse efendim bu iki insan evlenirler ve joan manderley malikanesi'ne adımını attığı anda garip bi havanın kokusunu alır. mrs danvers adındaki hizmetçinin sinsi gözleriyle karşılaşır falan filan ama niye diye bi sorun önce. niye?
kitaba ismini veren hanım ise maxim'in bir deniz kazasında ölmüş, herkes tarafından sevilen güzeller güzeli eşidir. e tabi böyle birinin mirasını almak kimse tarafından pek de hoş karşılanmaz.
ama kitabı okurken joan'ın pısırıklığı beni öldürmüştü kardeşim o ne hizmetçinin boyunduruğu altına giriyorsun, tuttuğunu koparsana dedirtir ama bi arkadaşım da ona acıdığını söylemişti bilmem artık.
ama kitabın sonu çok şaşırtıcı. vay be demek aslında böyleymiş diye bi tepki vermenize yol açar. okuyun derim.
ayrıca
alfred hitchcock tarafından filme aktarılmış; en iyi film dalında akademi ödülü'nü kazanmıştır. hikaye bence gayet güzel.
ayrıca
manuela ile benzeştiririm. ikisinde de deniz kazası var. aynı şekilde ikisinde de cadı hizmetçi var. ikisinde de bir davette bir önceki eşlerin giysilerini giyiyorlar, saçlarını o şekilde yapıyorlar ve kıyamet kopuyor. bence acayip benziyorlar.