yek vücut olmuş iki kişiden başka hayranı yok gibi görünen anladığım kadarıyla magazin materyali olma arzusunda olan bir yazardır efendim. çeşitli yerler araştırıldığında hayran kitlesinde aynı statiklik göze çarpar. bu noktada yer kaplasın düşüncesiyle yaratıldığını sandığım reşat çalışlar'ın groupie'lerigibi sanal kahramanlar da görülebilirler.
mümkün olsa flamalar havai fişekler eşliğinde, megafonlarla anons edilecek resatcalislar.com a baktığımızda ise. "populer kültüre gönderme yapıyorum" şeklinde bir populistlikle karşılaşılır.
başka komuniteler veya yayın organlarına da göz atacak olursak, kendisinden bahseden kişilerin sabit olduğunu görürüz. sanıyorum hala oğlu, teyze kızı, kapı komşusu, bizzat kendisi, kankası vs. gibi isimlerle karşılaşmak yüksek olasılık dahilinde.
artı veya eksi yönde her yorumun popülaritesine birazcık katkı sağlayacağını düşünerek bu giri için edilebilicek teşekkürler için peşinen; bir şey değil efendim demek istiyorum.
bunun dışında popstar bbg gibi yarışmalarda fantastik bir başarı sergileyeceğini düşünmekteyim zira kendisinde yoğun şekilde ajdar anık ve eray sezer kombinasyonu bir elektrik mevcuttur.
halkla içiçe popüler internet yazarı.
insanı paranoyak eden cinsten. sanki her bulunduğum ortamda o var gibi. sadece bir tane olsa neyse onlarca kılığa bürünebilen, kendini programlayan bir adam bu..
adını ilk defa bu gece duyduğum marka. kendisini kahvelerdeki okeye dördüncü olma hevesindeki tüyü bitmemiş bir genç olarak tanımlayasım geldi birden. yani içten bir yakıştırma bu. hani böyle sansar tipte insanlar olur ya, genelde kısa boylu ağızdan sigarasını düşürmeyen, paket gördümüydü böyle kulak arkası yapan tipler. içimde öyle bir his oluşturdu bu reşat çalışlar kişisi, marka, üstad. başka bir yönüyle de bi 50 cent havası, pompadan pompaya koşan, mert içgörenvari tavırlar sezdim. öyle geldi bana. tezatlıklar üzerine kurulan bir marka diyeyim.
popüler olmak için elinden geleni yapan, fakat kendini rezil etmekten ve alay konusu olmaktan başka hiçbir şey beceremeyen insan. dehşetle takip ediyoruz!
itü sözlük yazarlarından birinin * bir başlığa açıklama getirirken 'insanın kendi girisine bakınız vermek pek şık olmaz ama...' diyerek mütevazılık göstermesini örnek almasını istediğim yazar. bu ne ya olur olmadık yerde bakınız reşat çalışlar.com vs.?
hiçbir yazısını okumadan edinilinen naçizane ilk kanaat: türkiyede popüler kültürün önde gelen hedelerinden biri olan sözlük üzerine oynayarak prim yapmak.
öte yandan bunu sözlükte değil de başka organlarda yaparak da laf attığı insanlarin (gördüm, atıyor da!) cevap hakkını engelliyor kendisi.
ek$i gibi bir oluşumla gazete, dergi gibi bir organ yoluyla söz düellosuna girmek, ek$i hakkında iyi kötü analiz yapmak manasız. zira karşınızda verdiği eser üzerine eleştiriceğiniz tek bir insan yok. öte yandan, sözlük zaten içinde yazılı metinler için eleştirilebilecek bir kurum ve oluşum değil. onbinlere dayanan yazar sayısı sahibi interaktif bir ansiklopedinin birkaç kişinin yazmiş olabileceği bir takım giriler için eleştirilmesi acımasızlıktır. tek tek herhangi bir yazarı bu basın organlarına taşımak ise (ki genelde polemik amaçlı oluyor, polemik amacı taşımasa bile amacından uzaklaşıyor çünkü siz türkiyedeki bir edebiyatçı hakkında yorum yapmıyorsunuz. o edebiyatçı başka bir yayın organına demeç verir, çatır çatır agzınıza sçar. durum farklı) övgü ve yerginin dışında tamamen sözlük celebritysi yaratımıyla sonuçlanıyor...
bütün bunların dışında, sözlük zaten iyi-kötü eleştiri kabul eden bir kurum değil. bir kısım insan tarafından takip edinildiğini, okunduğunu bilmek insanda fatih altaylı psikolojisi mi uyandırıyordur nedir?
edit: geri aldım ulan söylediklerimi çok nefis bi insanmış bu hahahahaha
bütün sözlük ortamlarında konuşulduğu söylenen şahıs.maalesef gündeme oturma çabalarının dibine vurmuş biri.kendisini henüz tanımamış ya da herhangi bir yazısını görmemiş olmama rağmen(itüsözlük'teki yazılar hariç),gözümde soğuk nevâle olmaktan uzak kalamayan bir görüntü çiziyor.gösterdiği bunca çabadan sonra,hakkında bir bardak suda kopartılan fırtınayı görünce ironik bir "helâl olsun" sözü çıkıyor bünyenin burun altından.
genel kanaatim,şahsının kullandığı kaynaklardan başlıcası cem yılmaz'ın da ilhâm kaynağı.cem yılmaz kaynağını herkese îlân etmiş,öyle ya da böyle başka biri yararlanamıyor.ancak bu şahıs için küçük(!) bir genelleme yapmak mümkün değil.her şeyi kendisine kaynak yapıp,kaynağı kendisiymiş gibi bir tarz oturtmuş bünyesine.tebrik ediyoruz.
yazıdaki marka konusuna dikkat çekmek istiyorum.kendisi büyük bir şahan gökbakar hayranı olsa gerek.özellikle capturetv'yi kullanarak ya da evde kendi kaydını kendisi yaparak(!) büyük bir "dikkat şahan çıkabilir" arşivi oluşturmuş olabilir.mütemâdiyen bu videoları tekrar tekrar seyrettiğini ve cevizkıran'daki "kim daha sanatçı" tartışmasının favorileri arasında olduğunu söyleyebilirim(ben kendimden biliyorum).oradaki konuşma aşağı yukarı şu şekilde:
- hülya avşar'la okan bayülgen tartışsın marka nedir diye?marka budur.marka budur...
- siz misiniz marka?
- benim ya.sen nesin?işporta,sen nesin?