taraf gazetesinde 2 haftadır aralıksız süren deniz gezmiş tartışmaları başlatan ve 7 gazetecinin taraf'tan istifa ederken sebepler arasında saydığı kişidir. tartışmanın başlamasına sevinmekle birlikte taraf'ta bu şekilde bir kaynama olması üzücü. (o kişilerin yerinde olsam yazarak cevap verirdim, istifa ederek değil.) toplum ve politika enstitüsü genel koordinatörü diye geçiyor yazılarda, webde sürüyle yazıları var, bir sürü sitede uzun zamandır yazıyormuş gibi görünüyor. taraf'ın bu tür gençler için bir kendini ispatlama mekanı olması çok güzel. daha önce de yıldıray oğur bu anlamda başarıyla öne çıkmıştı, şimdi o oktay ekşi'yi madara etme mertebesinde. bakalım bu ne olacak, sırf deniz gezmişi bilen bir balon mu, yoksa geleceği var mı, merakla bekliyoruz. bugün de olay artık reha muhtara sıçramış.
nihayet muradına ermiş, taraf'ta köşe yazarı olmuştur. anlamadığım ölmüş birisinin arkasından hakaret eden bir kişi nasıl oluyor da yazar yapılıyor? etik mi dediniz, hani taraf'ta olmayan şey.
birine, özellikle o'nun gibi tosuncukları bile bu halkın bir parçası olarak görüp son sözlerinde bu halkın kardeşliğini zikretmiş birine hakaret etmesi, aziz hatırasını incitmeye çalışması ne derece kaliteli bir yazar (!) olduğunu göstermiştir.
bugün taraf gazetesinde yazdığı yazıyla halkı askerlikten soğutma ile davalanması çok muhtemel yazar. resmen askerlik yapmayacağım demiş. taraf zor açılıyor, başka bi siteden de veriyorum yazının adresini.
talihsiz bir makale attırıvermiş yazarımsı. askere gitmemeye karar vermiş bu son karakol baskınından sonra. gören de bu olaydan önce çok askere gitme meraklısı sanacak. bu arada , nasıl bedelli askerlik yapılır , nasıl rahat yerlere kapak atılır , uzun uzun anlatmış. ilgilenene. istediği kadar konuşsun , sike sike askere gidecek olandır ayrıca. umuyorum biraz daha bekler de benim yedek subaylığıma gelir aynı yere. çok eğleniriz çok.
taraf gazetesinde yazdığı türkiye solu araştırma yazı dizisinden sonra, taraf gazetesinde köşe kapan gazeteci.
abuk sabuk çıkışlar yaparak dikkatleri üzerine çekme konusunda oldukça başarılı biridir. kah eski devrimcilere sallar, kah dtpye sallar, kah orduya ters düşer, cillop gibi dikkat çeker. genç işte, popüler olacağım diye her türlü şekle girer.
milliyet gazetesi yazarı melih aşıkın köşesinden şu şekilde cevap verdiği köşe yazarı:
------alıntı-------
taraf yazarı rasim kütahyalı, “tsk terörle mücadelede başarısız. ben de askere gitmeyeceğim’’ diye bir yazı yazdı.
engin balım diyor ki: “hükümet ekonomide başarısız, sen o yüzden vergi de verme tosunum...”
sürekli eleştirdiği resmi tarih tezlerini, işine gelince doğruymuş gibi laflarının arasında kullanıveriyor. açıkçası bir gazetede köşe yazarlığı yapacak kapasitesinin olmadığını düşünüyorum. kimin var derseniz orası bambaşka bir konu.
deniz gezmiş'e devletin ajanı diyebilecek kadar saçmalayabilecek, hrant dink'i vuran anlayışla, deniz gezmiş ve arkadaşlarının düşüncelerini bir tutacak kadar hadsiz bir yazar bozuntusudur. yazdığı gazeteye fazlasıyla yakışmaktadır.
sonuna kadar sadık kalınmadığı sürece, bu ülkede "en sadık" olmak ancak ölümle ödüllendirilirmiş ve meğerse güvercinleri de vururlarmış... rasim ozan kütahyalı, ruh halimizdeki güvercin tedirginliğine ayna tutuyor...
hayatımda gördüğüm, okuduğum, duyduğum en gereksiz, bilgisiz, kültürsüz, görgüsüz yazarlardan birisidir.
taraf'ta birkaç yazısını okuduktan sonra (gazetede değil, taraf.com.tr'de) hakkında "bundan hiçbir şey olmaz" yorumunu yaptığım kişiliktir.
yazılarının ardından, son birkaç gündür çıktığı televizyon programlarında da hakkındaki görüşlerimi pekiştirmiş ve yazarları değerlendirmek konusunda kendime bir kat daha fazla güvenmemi sağlamıştır. şöyle ki efendim, ne ekran karşısında oturmayı, ne konuşmayı, ne giyinmeyi, ne de durmayı biliyor. böyle bir külhanbeyi havaları, külhanbeyi ağızları, kendini beğenmişlik, çokbilmişlik... adam sanki dünyayı kurtarmış.
okunmaması, dinlenmemesi gerekir vesselam... bu adamı okuyana kadar gidin tommiks okuyun, kaptan swing okuyun...
hem nefret edip hem sevdiğim ender kişilerden.gerçekten çok ilginç bir ilişkimiz var kendisiyle.hafta içi her akşam kanal t ana haber bülteninde yorumlarını izledikçe kendimden geçiyor, ona buna bazen kendisine sövmeye başlıyorum.tamam iyi provoke ediyorsun da biraz yavaş be kardeşim.aslına bakarsanız çocuğun pek suçu yok, garibim spikerin gazına geliyor.
misal mahmut övür abimizle yaptığı politik performans programında mahmut abi kendisini çok da güzel frenliyor.en azından izlenebilir yapıyor.ama rasim kardeşim bunların farkında mı, hiç sanmıyorum.
olsun, dişlerini sıka sıka "ey ergenekoncu medya!!!" demeye devam etsin.yüzümde müstehzi bir ifadeyle izlerim onu ben.
an itibariyle habertürkte çıktığı programda gördüğüm üzere, karşısındakini dinlemeyi bilmeyen, açıklamak istediği konudan saptığı için ne dediği doğru düzgün anlaşılmayan ve gerçek bir vatan haini olduğuna inandığım taraf gazetesi yazarcığıdır.
ha diceksiniz; sen kimsin, onu yargılayacak?
haklısınız, belki taşaklı bir politikacı ya da çok bilgili bir tarihçi değilim ama atatürk kızıyım!
katıldığı her televizyon programında önündeki sehpanın üzerine bir okey ıstakası ve bir kültabla konulsa kendini daha bir rahat hissedeceğini düşündüğüm yazardır kendisi.
üslubuna çekidüzen vermesi hususunu her yerde belirtmeme, en son kendisine söylememe rağmen hiç tınlamayıp yoluna devam eden insan.yahu burası türkiye be rasim kardeşim.sen ne sanmıştın?
en sonunda elini uzatıp 'mustafa naber?' dediğin adamın yumruğunu yersin işte.başka birileri de mülga olmuş 'hıyanet-i vataniye kanunu'nun hakimeliğine soyunup üzerinde uygulamaya koyulur.
biliyorum sen yolundan dönmeyeceksin.zaten bu akşam yine tv'de gördüm seni.saçlarını arkaya yapıştırmış 'atatürk çocuğu' yiğit'le geyik yapıyordunuz.bey'fendi; "türkiye'nin ermenistan sorunu yoktur" dediğinde güldün ya o an bir yumruk daha yiyeceğinden korktum.
biliyorum.burayı okuyorsun.bir kez daha söyleyeyim.lütfen sakin.
saldırıya uğramasına üzüldüğüm,sivri dilli gazeteci.aslında deniz gezmiş ile ilgili yazılarından ötürü kendisine müthiş gıcık kapmıştım ama bu ülkede düşüncelerini söyleyip,yazdığı için bir insanın saldırıya uğraması gerçekten utanç verici.sağcısı,solcusu,ülkücüsü fark etmiyor faşist her yerde faşist...
son nasihatlerimizi dikkate alıp mevzulardan uzak kalmaya dikkat eden kardeşim.ama bu kez de mevzu onu mıknatıs gibi çekmiş.etiler mado'da kendini beyaz türk sanan dallamanın biri iki-üç laf etmiş ama rasim kardeşim istifini bozmamış.senden de bu beklenirdi kardeşim.boşver, hiç uğraşma bunlarla.emrine tahsis edilen yakın koruma-polis uğraşsın.sen sakin ol.lütfen.
a bide nolursun bunları beyaz türk falan diye addetme.mado'da oturandan beyaz türk mü olurmuş?.istinye parkmasa'ya ya da nerden bileyim kanyonhakkasan 'a falan gel de beyaz türk gör!
bir programda aziz kocaoğlu'na soru sorup cevap aldıktan sonra, başka bir programda, "sordum geçiştirdi" diyecek kadar kaliteli biridir. hadi diyelim cevap tatmin etmedi üstelesene. ben mi gazeteciyim diye ortada dolanıyorum?