aslında reelde olsun, sanal alemde olsun, dokunulmazlık muhabbetinin dile geliş orjini pek farklı değil. misal mecliste gündem yaratamadığı an ilk olarak aklına o konu gelen muhalefet partisinin, yahut nette herhangi zaman doğru düzgün download yapamadığından veryansın eden herhangi bünyenin kafasına illa takılır şu ''birileri acaba gerçekten ayrıcalıklı mıdır bu alemlerde'' suali. kısacası bir açıdan bakarsak, mevcut konu dile her getirilişinde egoist sıkıntılara mukabil kokular da yayar etrafına.
napster çıktıktan kısa süre sonra (şehir efsanesi mi bilinmez, metallica-lars ulrich kaynaklı olduğu konuşulagelir) telif hakları hadisesi yüzünden bir şekilde yalan oldu, hatırlayacaksınız. e korsan yazılımcılar boş durur mu? yok kazaa'sı, i-mesh'i, e-donkey'i, limewire'ı vesayre, per to per düzlemde yazılım üzerine yazılım yardırdırıp durdular yakın zaman boyunca.
baktılar legal yoldan başa çıkılamıyor, mevcut sistemler içine çeşitli fake kullanıcılar ile virüslü dosya salma yöntemini denemeye başladı o büyük! markalar. ve nihayetinde yine yakın zamanın efsanesi
emule çıktı en son ortaya.
elbet ona karşı da boş durmayacaklardı... büyük server'larını tek tek hacıladılar (zamanının razorback'i, şusu busu) emule'in. günümüz itibariyle artık o da yerlerde sürünmekte. efsane eşeğin hasbelkader bir şekilde gözlerini bağladılar yani.
diğer yandan internet dünyasının ''indirme'' kulvarında son bir kaç senedir değişmez hükümdarı, malumunuz üzre
rapidshare. hayır bu sadece bizim memlekette değil, dünya çapında böyle. istediğiniz resmi, filmi, programı, aklınıza gelebilecek herhangi yer kaplayan 'sıfır-bir'i legal olsun olmasın indirmek çocuk oyuncağı.
e hani lan veryansın ettiğiniz o telif hakları olayı?
millet iki senedir bu rapid dalgamotoruyla film, dizi, müzik indirirken anasını s.kti kopirayt olayının. hani şimdi, nereye sindiniz olm o 'savaşta her yol mübah' paradigmasının sahibi kapitalist yupi kafalar, neredesiniz lan? kanun, nizam, holivud, telif, diye carlayanlar düzeni sağlamak için yoksa şimdi dağa mı çıktılar? o yüzden mi duyulmuyor sesleri?
gerçi rapidshare de salak değil. upload üzerinden ekmek yiyen bu çakallar düz kullanıcıya ne de güzel takla attırdılar şu kısa süre zarfında. modem resetlemece, şu kadar süre bekletmece, indirme hızını düşürmece, daha da zıvanadan çıkıp 'download start' için kod isteyen sayfada kedili köpekli, eğrili-geometrili bulmacalar yerleştirmece falan..
''istersen hiç zahmete girme, hiç bekleme, hiç havuz problemi çözme... kredi kartından aylık simit-çay masrafın kadar bir meblayı bayıl bize, legal-illegal, ister tekil, ister çoğul aynı anda indıragandi yap, empiüç, film, uhuuuvv, zilyon dosyayı yardır kafana göre''
adamlar göstere göstere bunu diyorlar baba.
nazi almanya'sının avrupaya işgale giriştiği o şaşalı, sıkı zamanları gibi yaldır yaldır girdiler ortama valla. yatırılacak hesap numaraları belli olsa bile yeter ki bas parayı, gerisini takma kafana...
ben de şimdi soruyorum, siz kimsiniz olm? hangi ara güçlendiniz bu kadar? böyle bir yükü kaldırabilecek server'lar inşa ederken tıpkı az önce ironiyle karışık benzetmeye çalıştığım nasyonel sosyalist parti gibi, nasıl zırhlandınız lan bu kadar?
cevabı belli tabii aslında. kadim kahraman nasreddin'in deyimiyle 'parayı veren düdüğü çalar' üzerinden bir iktidar dayatmasıdır bu, tahmin etmesi zor değil.
de yıllarca 'telif hakkları' düzleminden adeta 'vatan-milllet-sakaraya'cılık oynayan o büyük markalar nasıl da suskunlaştı hakkat di mi..
sokayım sizin markalarınıza. iyi ki de zamanında geçirmişler size lan. sıradan kullanıcıyı ise zaten o zaman da s.kiyolardı, bugün de s.kiyolar. adı ha hollywood olmuş, ha rapidshare..
neticede atlar depinir, olan her zaman eşeklere olur, değişmez o kural. derbi maçı izler gibi elimde cipsle sizi seyre daldım olm, manzara çok değişik burda.