[
st]bu zavallı davulcu mike'in hayatının en acı günlerinin hikayesi...onun yaşam savaşı..u dönüşü...
14 ekim 1985/ramazan ayı
mike samatya'daki evinde akşam haberlerini dinlerken acı gerçeği bir spikerden öğrendi:
[flashback]
-a gallup snapshot poll taken immediately after president bush's speech on funding embryonic stem cell research last night shows that..
-
*news in london, france, russia and italy have deleted their lead story, all anticipating the outcome of the man considered...
mike: ağzına sçim bu gavur kanlarının, bi' skim anlamıyorum. hanım ingilizce kursuna mı gitsek nabsak?..dur bakam show tv açayım...
-eee evet milano'daki iç çamaşırı ve meme defilesi böyleydi..depar atan kamboçyalı yarak haberinden önce, sıradaki haberimiz yurttan: avrupa birliği uyum süreci çerçevesinde türkiyedeki bazı illere ramazan davulu yasağı getirildi, bakan çemçük siksikoğlu konuyla ilgili "herkesin saati,alarmı var. isteyen kurup kalksın" dedi. istanbul da bu yasaklı illerden biri. yasak gelen semtlerden birkaçı şöyle: koca mustafa paşa, beşiktaş, bakırköy, samatya, tarabya....
mike: havar havar havar... lilililili..
[/flashback]
[
st] mike'ın dünyası başına yıkıldı. geçen sene ibo şov'daki işinden kovulan davulcu mike'in part-time olarak çalıştığı aşiret düğünleri de artık eski randımanı sağlamıyor, ailecek karın tokluğuna yaşıyorlardı. mike bütün umutlarını ramazanda bahşişlerle kazanacağı paraya bağlamıştı, ordan sermaye edinip zincirlikuyu'da tuhafiye dükkanı açıcaktı. bütün bu hayalleri fondaki bağlama ve zılgıt eşliğinde karanlığa çekildi, derinliğine karanlıklaştı,
pull me under oldu. ama mike yılmayacaktı:
[flashback]
mike: senin ananı skicem istanbul!
[/flashback]
[st]dedi ve maçka parkının merdivenleri koşarak çıktı, "adrien!" diye bağırdı. en son orda bir balici tarafından görüldü, 4 yıl boyunca hiç haber alınamadı. kim bilir, belki de
finally freeydi.
kayıp olan 4 yıl sonunda ormanda
dream theaterlar tarafından büyütüldüğünü öğrendik. kısa sürede daha çok sevildi, çok parası oldu, şah oldu, vezir oldu,
in the name of god oldu. kahpe feleğin üstüne bindi, kırbaçı vurdu, vurdu kırbacı.(kırbacı mı? kırbaçı mı?..benzeşeme..yumuşama..) maçka parkına ve samatya'ya heykeli dikildi. geçmişini hatırlamak istemediği için sildirdi, özünü yitirdi, eternal sunshine of the spotless mind oldu
*.
ama konser için(bazen de gizlice) türkiye'ye her gelişinde
under a glass moon'a karşı rakı balık yapar,
strange deja vu olurmuş derler..
bu zavallı davulcu mike'in hayatının en acı günlerinin hikayesi...onun yaşam savaşı..u dönüşü...