çocukken ramazan bayramlarında ziyaret ettiğiniz her evde cebinize şeker doldurmanızla beraber bayramın ismini şeker bayramı koymanız durumudur bu. ben hala şeker bayramı derim, ve hala şeker bayramı geldiğinde evde yapılan ilk hazırlık şeker alımı ve baklava yada kadayıf yapımıdır, şimdi minicik çocuklar bu bayrama şeker bayramı demesin de ne desin
*. büyükler her ne kadar inatla ramazan bayramı dese de çocuklar şeker de inat ediyorlar...
edit: (bkz:
başlığın üstünüze kalması)
(zoe, 12.11.2004 18:50 ~ 09.09.2005 00:28)
insanlar bayramları işini, okulunu ekebileceği günler olarak gördüğü sürece değişmeyecek şey
dinin elden gitmesiyle falan ilgisi olmayan, çocuklara şekeri ve tatlıyı anımsattığı için yapılan masumca eylemdir.
istanbul türkçesi'nde son derece normal karşılanan durum. yakın zamana kadar istanbul'da hep şeker bayramı denirdi, ne olduysa göçlerden sonra oldu.
psikopat bir din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninden dayak yemeye neden olabilecek davranış.
ramazan bayramı, dinimize göre bir ay boyunca allah rızası için oruç tutup, her türlü haramdan özellikle kaçınan kişinin geçmiş tüm günahlarının affedileceği müjdesinin kutlandığı üç gündür.bu bayramın şekerle, tatlı ile ilgisi sadece misafire ikram kısmındadır.günün anlam ve önemi ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.bu önemli güne başkaca isimler takmak günün anlam ve öneminin atlanması demektir.cumhuriyetimizin ilan edildiği 29 ekim 1923'ün yıldönümüne tekabül eden güne cumhuriyet bayramı yerine örneğin resmi geçit bayramı veya şiir bayramı demek ne kadar yanlışsa ramazan bayramına da şeker bayramı demek o kadar yanlıştır.
bayramlarda gelenek haline gelen, çocukların kapı kapı dolaşıp şeker toplaması düşünüldüğünde çok da garipsenmemesi gereken olaydır. zira, bu küçümseme değildir. evlerinde bayram ziyareti için gelen insanları bekleyen ev sakinlerinin, "ağız tatlansın" düşüncesiyle gelenlere verdikleri şeker haricinde, çocuklar da ellerinde poşetlerle kapı kapı dolaşıp şeker toplayarak hem eğlenirler, hem de büyüklerinin ellerini öperek saygı gösterirler. çok da
şeker bir olaydır, gelenektir.
din elden gidiyor, 8 yaşındaki çocuklar ramazan bayramı'na şeker bayramı diyerek aslında şu mesajı vermek istiyorlar;
"
tehlikenin farkında mısınız?"
geleceği gören edit: "ironi yaptım" diye dipnot düşmeden yaşanmıyor be sözlük.
cevaben derim ki "sana ne!"
memnun musun ramazan bayramı denmesinden? memnunsun. bu şekil bir isim almasında etkili olan nedir? gelenekler, adetler, vs. peki "şeker bayramı" allahsız solcuların uydurması mı?
değil. peki, neden şeker bayramı? zira bu da geleneksel bir temayül. yıllardan beri ramazan'da şeker yer çocuklar. kapı kapı dolaşır ve şeker ister. başka bir zaman, kapına şeker istemeye geldiğinde def edeceğin çocuk grubuna , bu bayramda gelenek olduğu üzere şeker verirsin. hatta sırf onlar için ayırdığın bir şekerliğin vardır. çocuklar eli boş dönmesin diye. bu sebeple, bu gelenekten ötürü buna şeker bayramı denir. tıpkı ramazan bayramında olduğu gibi. ha iddia edebilisin . ve diyebilirsin "ramazan demek farzdır, zorunludur çünkü islam dünyası böyle diyor"
ben de derim ki halt etmişsin sen onu! ‘îd ul-fitr’dir araplarda bu bayramın adı. ve ne demektir bilir misin? "oruç açma bayramı" (veya "oruçtan sonraki ilk yemeği, kahvaltıyı" da sembolize eder.) n'oldu? hani ramazan?
bilelim öğrenelim.
(altlejant, 19.09.2007 14:38 ~ 24.09.2008 12:21)
yukarıda yazdığım girinin devamı olan bu giri açıklayıcı ve cevap yetiştirici bir mahiyet taşımaktadır.
1. herkes gibi bende çocukluğumda mahallemin evlerini dolaşarak şeker topladım.bu bayrama çocukların şeker bayramı demesinin tabi ki hiç bir mahsuru yok.ayrıca şeker bir durum.ancak şu var.isimlerle olaylar arasında illiyet bağı (sebep-sonuç ilişkisi) vardır.ramazan bayramının bayram olmasının sebebi yukarıda da belirttiğim gibi ramazan ayının bizatihi kendisidir.bu bayramı kabotaj bayramından,işçi bayramından vb. bayramlardan ayıran yönü dini yönünün olmasıdır.benim tepkim, bu bayramı şeker bayramına indirgemek suretiyle dini yönünü özellikle göz ardı eden/etmeye çalışan insanlara ve medyayadır.
2. bu bayrama ramazan bayramı demek tabi ki farz değildir.isteyen istediğini der.
3. kapıya şeker istemeye gelen çocuk grubunun bayramda veya seyranda def edilmesi tamamen yanlıştır.bazı yörelerde bayramda şeker değil mendil, fıstık gibi farklı ikramlarda bulunulur.
4.unutmadan.îd ul-fitr oruçtan sonraki ilk kahvaltı demek değildir. arapçada
id (iyd okunur): bayram
fitr : oruca ara verme/bitirme demektir
yani orucun bitirilmesinden kaynaklanan bayram demektir.
îd ul-fitr ın ikinci bir anlamı daha vardır.buradaki fıtr kelimesi fıtrat kökünden gelmektedir.yüce yaratıcının insana fıtratı şevval ayının ilk günü verdiğine inanılır.(şevval ayı ay takviminde ramazandan sonra gelen aydır.şevvalin birinci günü ramazanın ilk günüdür.). bilip bilmeden ahkam kesmeyelim.
(smbs, 19.09.2007 15:47 ~ 16:04)
tekrarlayalım
id: bayram
fitr: orucu açmak , iftar etmek anlamına gelir.
ve araplar (veya mmüslümanlar) oruç tutma eylemini bayram sabahı kahvaltıları ile son buldurdukları için bu kahvaltı ve bayramı birbiri ile özdeşleştirirler . ve böylelikle bu tamlama bayramla bir hale gelir.
tabii ki kelime anlamlarından yola çıkarak "pamuk , bir bitki; kale eski çağlarda bir tür yerleşim yeri, pamukkale pamuktan yapılmış yerleşim yeridir" dersen bu demogojide "ben haklıyım" mesajını vermiş olursun ki yutan olur yutmayan olur.
kelimeyi bağlamından soyutlayarak sunma gafletine düşmeyelim.
ayrıca fıtr'ın bir anlamı daha vardır ki karış demektir. hani malumatfuruşluk taslayacaksak böyle bilgi çokça var dağarcıkta.
kısacası "bildiğini zannederek ahkam kesmeye" kalkmayalım.
ramazan bayramının dini yönünün görmezden gelindiğine dair oluşan sanrı ise tipik bir muhafazakar hazımsızlıktır. zira bunun ramazan ayı ertesinde yapılan bir bayram olduğunu bilmeyen müslüman yoktur. hala ajandalar ve en kalitesiz takvimlerde bile dini bayram olarak anılır. kuru üzümden pekmez sıkıp, fuzuli gerginlik yaratılmasın. değil mi?
devam edelim
-id ul-fitr kelime olarak id ve fitrdan oluşur.yukarıda öncelikle bu kelimelerin anlamı verildi.olayın kahvaltı ile öğle yemeği ile değil oruç ve bayram ile ilgisi gösterildi.ikinci aşamada id ul-fitr'ın orucun nihayete ermesi sebebiyle yapılan bayram olduğu yönüne değinildi.bu şekilde bayramın dini yönüne vurgu yapıldı.(bilindiği gibi oruç dini bir hadisedir).son olarak da, fıtratın insana verildiği zaman olarak kabul edilen şevvalin ilk günü olan id ul-fitr'a vurgu yapıldı.
tamlamanın kahvaltı ile de ilişkisi tabi ki var kabul ama zeytinle ile ilşkisi ne kadarsa o da o kadar.kelime anlamlarından yola çıkma değil, yukarıda yapılan kelime anlamlarının verilmesidir.googleda id ul-fitr yazın ve onlarca sitede bu tamlamanın ne olduğunu görün.
-insanları kendilerinin tanımlamadıkları şekilde sınıflandırmak en hafifinden saygısızlıktır.
-bu bayramın ramazan ayından sonra olduğu vb. bilgiler her yerde tabi ki bulunur.burada vurgulanan nokta bunun milli bayrammı yoksa dini bayrammı olduğundan ziyade konumlandırıldığı noktadır.önem verilen değerlerin geri plana itilmesi hassas insanları rahatsız eder.yukarıda verilen örneği tekrar etmek gerekiyor herhalde. cumhuriyet bayramımıza geçit bayramı denmesi hepimizi rahatsız etmez mi.işte bu hassasiyettir.biz bilmiyor muyuz cumhuriyet bayramının her yıl hangi gün kutlayacağımızı, veya böyle denmesi bu bayramın önemini mi azaltır.hayır.anlaşılamayan nokta budur.
dinin bir kelimenin değişmesiyle elden gideceğini savunanlar için dünya'nın sonu olabilir.yapılan şey yozlaşının doruklarıdır, bre zındıklar öte durun düşüncesi kimseyi bir yere götürmez. zira her çocuk bu söylemi bilir ve kullanır.çünkü ramazan bayramlarında evler şekerlerle, tatlılarla dolar.ikramda sınır tanınmaz.kurban bayramıyla karıştıranların(et bayramı) bir maziyi hatırlamaları ve kurban bayramında gittikleri evlerde tabakta et mi ikram edildiğini anımsamaları gerekir.masumca yapılan, art niyet aranmaması gereken, hiç bir yozlaşıyla da yakından uzaktan ilgisi olmayan durumdur.
istanbul türkçesinin gerektirdiği bilinçtir.
doğru olanı yapmaktır.
(bkz:
altan varol)
bence hiç bir sakıncası yoktur, gayet masum bir söylemdir. ayrıca yeri geldi mi ramazan, yeri geldi mi şeker bayramı diyoruz. yani ne fark eder. önemli olan o bayramdaki, havayı solumak, ninelerin, dedelerin ellerini öpmek, küçüklerimizi şeker veya ne bileyim çikolata vererek sevindirmek, küskün olduğun biriyle barışmak, bunlardır yani gerisi yalan. yok şeker bayramı dedik diye cehenneme gideceğiz sanki.
(granum, 07.03.2008 23:42 ~ 23:43)
şeker bayramını yaşayanlar bol bol şeker yesinler, biz ramazan bayramını idrak edeceğiz denilesi şey.
başbakanımız tarafından sakıncalı bulunan ve izin verilmemesi gerektiği ifade edilen olay.
bu arada şeker bayramınız şimdiden kutlu olsun..
artık rezilliği iyice ele alan başbakanın kızdığı bir şey. ben müfteriyim de, tv yeçık şerefsizim de ama ramazan bayramına şeker bayramı deme. hadi ya! ramazan bayramına öyle bi şey derim ki aklın şaşar. çocuk diyor işte şeker bayramı diyor napıcan dilini mi kesicen sayın başbakan, kellesini mi vurdurucan napıcan. yeter be.
ramazan bayramının pek de umrunda olmayan bir durum. isterseniz mahmut bile diyebilirsiniz dedi.
son derece yaygın ve de makul bir durumdur. herşeyin arkasında birşey arama hastalığına yakalanmış insanların kafayı neden taktıkları anlaşılamamaktadır. ben bu yaşıma kadar şeker bayramı olarak bildim bu bayramı ve neden ramazan bayramı demem gerektiğini de maalesef anlayamıyorum. tüm sözlük camiasının yaklaşan şeker bayramını kutlarım.