deniz kıyısından içeride bir mekanda tüketildiğinde - biz buna rakı balığın banttan tüketimi diyelim- vitrinden balık seçimiyle, küçük rakının açılıp baş parmağa ters çevrilmesi ve akabinde ele gelen damlaların evvela boyna sürülmesi ritüeli ile başlayan ziyafet. masadan kalkışlar zor olur. ve çipura çok iyi bir kavalyedir rakıya. (pezevengidir de denebilir)
çoban salatayla desteklenmesi gereken ikili. aynı zamanda limon suyu + zeytin yağı + maydonoz + tuz +sarımsak ile de balığa nefis bir sos hazırlanabilir. rakı-balık sadece gıda maddesi olarak düşünülmemelidir. bu bir muhabbettir, efsanedir. yaz gecelerinin balkonda geçen kısımlarının vazgeçilmezidir. balık kesinlikle elle yenmelidir. rakı ise mümkünse tekirdağ olmalıdır (olmasa da olur). çipura, lidaki ya da iskorpit bu ortam için ideal seçimlerden olacaktır. balık rakı ortamı saatlerce sürmeli, koyuca bir muhabbet, hafiften bir müzik ile beslenmelidir. üzerine bir de dolaptan çıkmış karpuz gelirse, ziyafet tamamlanır, mis gibi bir uyku bünyeyi beklemektedir.
balık bittikten sonra kafa güzelliği yüzde 70lere ulaşmış olmalıdır. balığın yanı sıra bu muhabbetin erkeklerdeki bir diğer detayı göğüs cebi olan kısa kollu ince bir gömlektir. hızlı ve doymak için tüketilmemesi sadece ve sadece keyif pezevengi olunması gerekmektedir. işte göğüs cepli gömlekte rakı ile balığın arasına bu devrede girer. rakı bardağı ilk dubleden sonra doldurulunca göğüs cebine konur, şöyle bir kalkıp bakılır denize doğru gece pırıltısında (ordan çıkan balığı yemenin nankör ışıltısı elbet ki gözlerdedir) masaya oturulur, ne rakı ne balık, sadece muhabbet sindirilmeye devam edilir.
balığı yeşilliksiz servis etmek tatsızlık olacaktır buna da dikkat edilmelidir. ancak şu bir gerçek ki bu hadisenin en güzel yeri, köhne bir balıkçının teknesinde, piknik tüpünde halledilmiş balıklarla, derme çatma masaya serilmiş gazete kağıdı üzerinde balığı boğacağınız tuz birikintisi ve mat kapağı, karanlıkta elektrik düğmeleri gibi ışıldayan yeni rakı ortamıdır.
dedemin deyişi ile
-balık mideye indikten sonra ardından rakı gelmezse kim bu salak dermiş.
kutsal bi ikili olduğu tartışılamayan bilimsel olarak açıklanmış birleşme si sırasında buyuk mutluluk ve huzur sağlayan mübarek gıda..
aralarındaki aşk, leyla ile mecnun'un, kerem ile aslı'nın, efendime söyleyeyim yusuf ile züleyha'nınkilerden ötedir; hem de saydıklarım gibi insanı hüzünlendirmeyip keyiflendiren ikilidir.
yanında bol roka ve yeşilliklerden oluşan bir salata,karışık deniz mahsülleri tabağı,karides güveç ve bir büyük tekirdağ ile muhteşem bir takım oluşturduğuna inandığım keyif abidesi yapı
hiçbir şeye değişilmez ikili. birbirlerine bu kadar mı yakışır kardeşim! yanına özenle hazırlanmış mezeler, güzel ve hüzünlü şarkılar, masanı paylaştığın dostlar. sabahın erken saatlerine kadar süren samimiyet hali.
muhteşem ikili. hele ki aralarına şalgam suyu da girerse tadından yenmez. kumkapıların arap şükrü lerin mudanyaların, muhabbet sofralarının en güzel menüsüdür. tek olayı balıkla yoğurt yenmez kültüründen dolayı yoğurtsuz rakı içilir. fakat balık fazlasıyla telafi eder. yanında biraz peynir olsun başka hiçbişey istemez insan.
yıllardır toplumumuzda süregelen "rakının yanında en iyi balık gider abi" mantığı sonucu yurdum ınsanı tarafından erman ve sansal dan sonra ki en popüler ikilidir.artık onlar bir suheyl ile behzat, zeki ile metin olmustur.
halbuki bilinmez ki raki balığın tadını öldürür o muhteşem lezzeti bir anda köreltir ve insana ot yemiş hissi bırakır.ama nedense vakti zamanında hangi gurme tavsiye etmişse ve halka methetmişse bir tabu olmustur, kimse ama kimse rakının balığın tadını öldürdüğünü yüksek sesle söyleyemez utanır korkar.cünkü etrafındakiler hemen alaycı gözlerle bakarlar ona "sen ne bilirsin ki" tarzi cümleler kurulur.zaten sürüden ayrılana da hoş gözle bakılmaz bizim toplumumuzda.
halbuki rakının yaninda gidecek en güzel meze kavundur.hem rakının kötü tadını alır ağızdan hem de kendi lezzetinden birşey kaybetmez.
çoook eski zamanlarda henüz simurg daha kuşların kralıyken ve kaybolmamışken 4 kanka varmış haydari balık kavun beyaz peynir.. bu 4 kanka okey oynarken olsun hayatı değerlendirirken olsun her ortamda beraber olup birbirlerinden hiç ayrılmazlarmış..zaman ve süreç içerisinde rakıyla tanışmışlar.. elbette dünyanın en güzel yaratığı olan rakıya bu 4 lü aşık olmuş gerek sahip olduğu daha melankolik havadan gerekse hem halk kitlelerine hemde küçük burjuvaziye hitap şeklinden dolayı balık öne çıkar olmuş ha kötü mü olmuş iyi olmuş lakin çok daha az şiire giren bu 3 lü ogün bugündür birer kuşun kanadında simurgu aramaya vermişlerdir kendilerini edebiyat dünyasında..ne rakıya kızarlar nede balığa lakin balığın olmadığı her yerde vardırlar üstelik zerre gocunmadan balıkla aynı ortamda bulunmayı kaldırabilmiş şahsiyetli kardeşlerimdir bunlar işte bu 3 güç yüzüğü elflere verilmiştir..