belki ilginizi çeker
  1. · akpartitube com
  2. · zoruna mı gitti gardaş
  3. · dünya dillerine göre aşk yaşama sanatı
  4. · gündüzüm seninle
  5. · manha de carnival
  6. · kişilik tanıma testleri
  7. · muhabbet
  8. · facebook
  9. · vedat okyar
  10. · ninn worx meyhanesi
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  2. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  3. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  4. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  5. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  6. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  7. · ugg
  8. · islam ve kadın
  9. · miray

rakı sofrası  

  1. yemekli sofra. menü olarak balık tercih edilir genelde yanına envai çeşit salata ile.. kalabalık ve muhabbetlisi makbuldur. her nekadar bazıları rakı sofrasında kız olmaması gerektiğini düşünse de sofraya neşe katıcak arkadaşlar olmadan o ancak normal bi içki sofrası olur.
    (napoleon, 13.02.2005 23:26)
  2. pahalı olduğundan şahsımca fazla kurulamayan sofra, ama bir kurdunmu kalkamazsın, on ömre bedeldir, o ayrı
    (geleceği gören kunduz, 25.04.2005 17:16)
  3. suya ışığın vurduğu heryerde kurulması gereken sofradır.
    en küçüğü öğrenci rakı sofrasıdır ve rakı haricinde meze olarak yoğurt ve rus salatası bulunur.
    en büyüğü ise göbekli rakı sofrasıdır ki tadından yenilmez. haydariden kavuna,rus salatasından tam yağlı beyaz peynire kadar her nevi meze bulundurur. yanına bir de ana yemek olarak balık ya da ızgara et eklenir. hatta bir de rakı sofrası denizin kıyısına kurulup ayaklar denizdeyken içilirse çok az insana nasip olan bir fantezi gerçekleştirilmiş olur.
    öğrenci sofrasına oturmadan önce hafif bir yemek yenir ki zaten az olan meze hemen bitmesin.
    ama göbekli sofralara aç da oturulabilir. ilk başta rakı ağırdan alınarak içilir. karın doyduktan sonra rakı içme hızı çalan müziğe de biraz bağlı olarak arttırılır.
    arkadan eşlik etmesi gereken müzik çeşitleri de bellidir. özellikle türk sanat müziği eşliğindeki sofralar çok keyifli geçer. arabesk sofrada dumur etkisi yaratsa da yine toplu söyleme açısından güzel gider. duygusal eski türçe pop şarkılar da rakı masasına iyi gider. rakı masasında özellikle yabancı ve yerli hızlı pop şarkılar dinlemek rakıya ihanettir.
    (battal boy cekirge, 25.04.2005 17:32)
  4. üç ana konuya;
    (bkz: kadın)
    (bkz: ülke sorunları)
    (bkz: din)
    her içişte değinilen yerdir, zamandır.
    (coban, 17.03.2006 22:45)
  5. rakı, beyaz peynir ve tercihen çiğ köftenin eksik olmaması gereken, hoş sohbet ve ağzıyla içen insanlarla oturulması gereken içki masası.
    (eldritch, 15.02.2007 20:21)
  6. kanımca "sofrası" diye hitab edilebilen tek içki olan rakının sofrasıdır. ziya bir votka sofrası, bir kanyak sofrası, bir bira sofrası yoktur, olamamaktadır. bir içkinin sofrası olması onu sofistike kılar. tek düzelikten kurtarır. gerçek kimliğini ortaya çıkarır. kalite budur. içkinin tadını seven sever, sevmeyen sevmez ancak değişmeyen bir gerçek vardır, o da rakının insanın beynine sinen büyüklüğüdür.
    (gestalt, 30.04.2007 21:50 ~ 21:50)
  7. aç karınla oturulmaması gereken sofradır, yemeğe dalınıp rakı unutulur.
    (exanimus, 16.05.2007 15:51)
  8. denize bakan yüksekçe ve yeşillik bir yerde kurulması makbuldür.
    çeşitli tsm ezgileri ile ambiyans doruğa ulaşır.
    (sereia, 16.05.2007 15:53)
  9. halkın meclisidir.

    ülke kurtarılır, ekonomi ayaklanır, eğitim sistemi coşar, sağlık alır yürür. dünya' nın en güçlü ülkesi türkiye olur. sonra baş ağrısı yapar şerefsiz.
    (alkolik2000, 19.07.2007 13:05)
  10. her türlü sürprize gebe sofralardır. rakı içilecekse oturmak lazımgelir, yoksa siz ayık kafa ile rakı sofrasında yaşananlara bir açıklama bulmaya çalışırken rakıyı içenler ertesi günü hiçbir şey hatırlamamanın verdiği rahatlıkla geçirirler.


    misal; bir akşam üzeri sponsoru olunan firmanın yetkilisi ile yeni bir proje ile ilgili görüşmek üzere beyoğlunda ki ofisine gidersiniz iki kişi. görüşme bittikten sonra yetkili kişi ısrarla iki duble atalım diye nevizadeye davet eder. kendi ofisiniz de oraya yakın olduğu için işyerinden apar topar çıktığınızı, üzerinizde ne kart ne de doğru düzgün para olmadığını, başka zaman gidilse daha iyi olacağını söylersiniz sponsorluktan kaynaklanmış samimiyetle. ancak yetkili ısrar eder, kendi davetlisi olduğunuzu, zaten hesabı kendisinin ödeyeceğini söyler. uzun süredir de davet etmesinin verdiği rahatlıkla kabul edersiniz. bu arada o da apar topar çıkmıştır ofisten ancak bol cepli bir pantalonu vardır üzerinde. meyhaneye gidilir. rakılar gelir. çilingir sofrası kurulur. yetkili kişi içkiyi azalttığını, iki dubleden fazla içmeyeceğini söylemiştir yolda yürürken. ancak muhabet koyulaştıkça ilk söylenen küçüğün ardından bir küçük daha gelir. yetkili kişi coştukça coşar, içtikçe içer, sonra garsondan bu son diyerek bir kaç rakı daha ister. arkadaşınızın da kafası iyidir ancak o daha az içmiştir. bu arada saatler geçer, kalkma zamanı gelir, ağlak gözlerle yetkili kişinin hesabı istemesini beklersiniz ancak bir türlü istemez, sonra garsonlar kendiliğinden getirir hesabı, yetkili kişi hesaba bakar ve masaya geri koyar, kısa bir şok yaşarsınız, daha öncede sıkça gittiğiniz bir mekan olduğu için hesabı görmesenizde gelen hesapla cebinizdeki para arasında 1 e 10 bir fark olduğunu tahmin ettiğiniz için beş on dakika adamın hesabı ödemesini beklersiniz ama nafile adamın hesabı ödemeye niyeti yok, kör kütük sarhoş... büyük bir teslimiyet içinde ve mekandakilerin de sizi tanımasının verdiği birazcıkta olsa bir rahatlama ile masadaki tek rakı içmemiş olarak garsonlara nasıl bir açıklama yapacağınızı da düşünerek hesabı önünüze alıp açarsınız, ancak hesap açıklanamaz bir şekilde cebinizdeki paradan da azdır. sırf içilen rakılar bile bakkaldan alınsa gelen hesaptan fazla tutacaktır. yine kısa bir şok ve akabinde rahatlama ve kafada binbir soru ile jet hızıyla hesabı ödeyip, yetkili kişiye de mukayet olarak mekandan uzaklaşırsınız, hızla yürürken arada bir de hesabı yanlış aldık diye peşinizden koşan bir garson var mı diye de arkayı kollarsınız. alacakaranlık kuşağı tadında bir gece sonrasında yaşadıklarınızdan hangisini anlamaya çalışacağınızı bilmeden eve döndüğünüzde bir iki saat uyuyamazsınız. zira yetkili kişiyi taksiye bindirirken evinin anahtarının yanında olup olmadığını sorduğunuzda anahtarını bulmak için ceplerinde ne var ne yoksa taksinin üzerine boşaltmıştır ve sizde ki paradan daha az bir parası olduğunu ve kredi kartı da taşımadığını görmüşsünüzdür. yine kısa bir şok, her şey bir yana o rakı sofrasının hesabı nasıl öyle gelmiştir koskoca bir kara delik olarak kalacaktır.
    (angesen, 19.07.2007 14:06)
  11. bir facebook fasilitesi.
    (fingerbang, 07.10.2007 20:46)
  12. facebook'takini kuranların herhangi bir sözlükte yazar olduğunu düşündüğüm meclis.
    (shagrath, 10.11.2007 19:56)
  13. gecenin bu saatinde clvclnx kişisi ve beni, hasretiyle tabir-i caizse inletendir.
    mezeleri sayıp ne okuyanları ne kendimi delirtmek istiyorum. şöyle desem ağlamak için yeterli olur sanıyorum :

    benzemez kimse sana, avuçlarımda hâlâ sıcaklığın var, talihin elinde oyuncak oldum, şimdi uzaklardasın, söyleyemem derdimi, kimseye etmem şikayet, yine mi çiçek...
    devamını getirin, hâyâllerinizde rakı sofraları kurun şimdi uzaklardaki sevdiklerinizle birlikte, içmek için uygun zaman düşünüp bulamayın ve bizi anlayın efendim.

    bunca efkârlandırıp, rakı diye bağırtacak hale getirenlere tek sözüm var : "gecenin bir saati yalnız başınıza, şarkısız, mezesiz ve rakısız kalın"

    daha büyük beddua bilmiyorum.
    (hüzünden bozma mutluluk, 12.11.2008 03:52 ~ 03:54)
  14. eğer aileden gizli içiliyorsa çamaşır dolabı rakı masasına dönüşür bir anca çekmeceler ise acil durumlar için rakıyı saklamak için kullanılabilecek güzel bir yerdir.
    aile ferdlerinden herhangi biri geldiğinde masada pardon çamaşır dolabının üstünde peynir ve karpuz göreceği için sadece ağzından şu sözler dökülebilir; "aa evladım gece gece acıkmış ses çıkarmamak içinde kapuzla peynir almış yiyor, canım yaa".
    (iett, 23.03.2009 23:04)
  15. rakının yavaş içilen bir içki olmasından sebep sohbetlerin uzadığı rakı sofraları geliyor aklıma. en baba muhabbetlerin bu masalarda döndüğüne inandığımdandır belki. rakı sofrası muhabbet sofrası değil midir sahi?

    hele sevdiklerin de karşındaysa, sohbet uzadıkça ağız tatlansın bahanesiyle bakıyorsan çatal ucuyla mezelerin tadına, dinliyorsan karşındaki, anlatıyorsan aklına geleni ne ala... cahit sıtkı 'ya kulak verelim:

    otur ki sandalye hatırlasın
    sandalye olduğunu.
    masa da unutur masalığını,
    elini komasan üstüne
    bakışlarını ayırmaya gelmez,
    sürahi boşalır sonra suyundan.
    kadehim kadehim dediğin şey,
    dudağını değdirmedikçe kadeh değildir.
    mezeler de bilmez renklerini, lezzetlerini,
    çatalını dokundurmazsan.

    hakkını veriyorsan masanın, içkinin, mezenin, sohbetin, fonda çalan ney'in hatırlarsın bak o masada edilen sohbetleri. bundan sebep gene toplanmak istersin arkadaşlarınla. her seferinde farklı bir tat bırakır dimağında. unutursun da ama. konuşulanlar kalır çünkü o masada.

    içmesini bilenler için büyülü bir gücü var bu masaların. sinirli adam yatışır yeri gelir, hüzünlenen bir anda patlatabilir kahkahayı, gülerek bir şeyler anlatan lafın sonunu getiremeden döker gözyaşını. binbir ruh hali cereyan edebilir ama neticede keyif masaya çöreklenir.

    "bu sohbetlerde tartıya çıkar adam, ağırlığı ölçülür" deniliyordu bir yerlerde, katılmamak elde değil. ya dostlarla hemdem olunur ya yeni arkadaşlıklar pekişir, ne dediğini bilmezler ise bu masada yer bulamazlar kendilerine bir daha.

    bu yüzdendir ki rakı sofrası denince masa başı sohbetleri gelir hep aklıma.
    (mütefekkir, 06.06.2009 04:04)
  16. çok ciddi ve önemli konularda kararların verildiği sofradır.
    verilen kararların ertesi gün unutuluyor olması bu kararların ertesi akşam tekrar alınacağı gerçeğini değiştirmemektedir.
    (avalon, 28.06.2009 00:02)
  17. lan bizde isterdik müthiş hayatları, hani müthiş
    olmasada iyi halli bir arada olmayı, sevenlerle sevilenlerle,
    bir akşam üstü keman klarnet eşliğinde, rakı sofralarında
    zevkle günahı boynuma dolamanın, özlemi..
    başıma gelen ağrının şiddetini, limonlu aspirinlerle hafifleten,
    tebessümünü esirgemeyen, kardeşler biriktirdim tabi zamanla
    ülkemin coğrafyasına ve hayat şartları denen piranaya kaptırsamda,
    seslerini duymak bile yeter bana, derkennnnn, hasret düz duvara
    tırmanmaya başladı bir gece, hazır ve nazır bulunduğum rakı soframda,
    inceden isyanlar titrek kelimelerle buluştu,
    bugün işte tamda bugün, olmak istediğim yerde olamamanın
    hırsını zamanın asil duruşlu acımasızlığından çıkarıp, ertelenmişliklerle
    çarpacağım, bencillik içinde kendi yolumda yine kendime tutsak
    gurur ve saygınlık zırvalarıyla gelecekte görüşmek üzere der gibi
    ince selamlar mı çakacağım_
    (tugche, 05.09.2009 10:14)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil