• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  1. öncelikle tanım diyoruz:
    türk folklorunda su ve çaydan sonra en kutsal içecek haline gelen bu içkinin bir ritüel niteliğindeki tüketimi sırasında dikkat edilecek hususlara ve bu sırada takınılacak hal ve tavırlara rakı içmenin adabı denir.

    önemi nedir?

    çok bir önemi yoktur. ayaktaki yaşlı teyzeye yer vermek gibi bi şeydir. uymazsanız kimse sizi yuhlamaz; uyarsanız da kimse sizi sırtında taşımaz. tamamiyle saygı meselesidir.

    neden rakıya saygı duyalım?

    çünkü rakı ortak kaderimizin bir parçasıdır. ailenizin en mutlu olduğu günlerde masada 70lik şişesindedir, evde en büyük kavgaların koptuğu sırada babanın ağız kokusundadır veya dedeniz kalp krizi geçirdiği sırada hala yaşlı damarlarında dolaşmaktadır.
    çünkü rakı sosyal ve demokrat bir içkidir. muhabbetle ve saygıyla birden çok kişiyle içilir, herkesin bardağına eşit miktarda konulur. aynı anda başlanıp aynı anda bitirmeye özen gösterilir.
    çünkü rakı bir zümrenin değil herkesin içkisidir. birisi gider çayırda karpuzla içer, birisi gider lüks bir restoranda içer.
    bu böyle gider...

    eee adabı neymiş bunun bakalım?

    bi kere bu işin adabını anlatmak benim haddim değil. e be adam, madem haddin değil niye yazmaya kalkıştın? mal mısın? diyenler çıkabilir onlara kısaca meramımı anlatayım:
    şimdi rakının tekel himayesinden kurtulup serbest piyasaya çıkmasıyla beraber, normal olarak, üreticiler pazarı artırmak istemekte. dolayısıyla arzı arttırıp rakıyı geniş kitlelere ulaştırmak gayesindeler. bunun için de 5 yıl öncesine kadar 4-5 çeşidiyle bildiğimiz rakıyı bugün nerdeyse 20 çeşidiyle raflarda görüyoruz. bunun yanında eskiden meyhane içkisi olarak bilinen rakı bugün en cıngıfıllı klüplerin barlarında ön saflarda karşımıza çıkıyo. sonuç olarak 30 ve üstü yaş ortalamasına sahip tüketici profili bugün 20li yaşlara kadar düştü. bu noktadan sonra rakıyı rakı yapan değerler gözardı edilmeye başlandı. eline rakı kadehini alan gençlerin yüzünde delikanlı tribi hala hüküm sürüyordu ama düşük pantolonunun altından görünen kıllı çatalıyla elindeki rakının uyumsuzluğu anında dikkat çeker oldu. bırakın rakının raconunu hatırlamayı, millet götünden başından racon uydurmaya başladı. bu ve bunun gibi gudikliklere birebir tanık olan ben, ister istemez bu konu hakkındaki bilgi ve deneyimlerimi rahatsızlık ve serzenişle beraber yazıya dökmek istedim. hepsi bu.

    artık madde madde yazıyorum:

    1- rakı sofra içkisidir. mezesiz ve masasız içilmez. masadan kasıt sofra ortamı tabi.
    2- rakı muhabbet içkisidir. mümkünse bir veya birkaç eşle içilmelidir. eşlerin de içmesi makbuldür.
    3- rakı sohbete eşlik eder. sohbetin mümkün olmadığı yerde ziyan olur.
    4- rakı içerken, sarhoş olmak amaç değil araçtır. bu yüzden çakır keyif oluncaya kadar içilir, bundan sonra da bu halet-i ruhiyede kalmak için devam edilir.
    5- rakı içen adam sınırını bilir, masaya düşmez. masadaki adam ben şöyle içerim, ben böyle içerim diye atıp tutmaz.
    6- rakı uzun soluklu bi içkidir. yudum yudum içilir, coşmadıkça fondip yapmak lüzümsuzdur.
    7- rakı içen adam, damak zevkine sahip adamdır. rakıyı ne çok sulandırır ne çok keskinleştirir; ayarını bilir.
    8- rakı suyla içilir. büyüklerimiz alkol alan bünyenin suya ne denli ihtiyaç duyduğunu bildikleri için suyla içerler. rakıyı sek içmek yiğitlikten değil damak zevkindendir.
    9- rakı soğuk içilir. kadehi tutar tutmaz soğukluğu hissetmelisin.
    10- rakı kristalize edilmez. anason aroması rakıdan ayrılır. bunun için rakı fazla soğutulmaz, soğukluk suyla sağlanır. buz katılcaksa kadehe su konulduktan sonra atılır.
    11- rakı artistlik içkisi değildir. sarhoşluğu çok fenadır, kafan düşerse bir daha kaldırmak zordur.
    12- rakı erkek içkisi değil delikanlı içkisidir.
    13- rakı cesaret verir. delikanlı adam bu cesaretle düşünür, konuşur ama hır gür çıkarmaz; rakı masasında ahlaksızlık olmaz.
    14- rakıyla müzik sevgili gibidir. rakı içen bu ikisi arasında elçidir. bu yüzden tırt şarkılar bu duruma uygun değildir. şarkının mutlaka eşlik edilebilir olması gerekir. bütün türk sanat müziği eserleri buna uygundur.
    15- rakı şişesinden ayrılmaz. şişe masada durur, boşalan kadehler içenlerce doldurulur.
    16- rakı, rakı bardağında içilir. ince camlısı makbuldür. olmadığı yerde klasik çay bardağı kullanılır.
    17- rakı masasında yapılanlar ve konuşulanlar rakı masasında kalır. ertesi gün taşak geçilmez.
    18- rakı masasına siparişler ortak verilir, hesap ortak ödenir. yok ben şunu istedim, şu kadar içtim mızmızlığı yapılmaz.
    19- rakı egoisttir. diğer içkilerle karıştırmak hoş değildir. yapılcaksa cila yapılır.
    20- rakı şişesinin dibinde bırakılmaz. ya iki üç kadehlik kalır ya da son damlasına kadar bitirilir.

    şimdilik aklıma bu 20 madde geldi. bu demek değil ki hepsi veya en önemlileri bunlar. zaten maddelerin bir önem sırası da yok. dediğim gibi, benim tek derdim gittiğim bi barda elinde rakı kadehiyle elektronik müzik eşliğinde dans eden birini görmek istememek. ilerde rakının meyveli bardaklarda pipetle içilmesinden endişe ediyorum.

    tüm rakı sevenlere selam ederim.
    şerefe...
  2. izniniz olursa ben de devam etmek isterim

    21- rakı kadehi tokuşturulurken kadehlerin seviyelerinin eşit olmasına ve bardağın dibinden tokuşturulmasına özen göstermek gerekir. eğer kendi kadehiniz dibi ile karşınızdakinin kadehinin üstüne vurursanız bunun anlamı ben senden daha üstünümdür ve doğal olarak rakı masasında hoşkarşılanmaz. eğer karşınızdaki büyük saygı duyduğunuz biriyse onun kadehinin altına vurup saygınızı gösterebilirsiniz.
    22- kadeh bir kere kalktımı mutlaka bir yudum alınmalı.
    23- içmediğiniz zaman kadehe asla dokunulmaz. çünkü elinizin ısısı rakıyı ısıtır ve tadı kaçar.
    24- meze küçük bir lokma şeklinde ağza alınır ve dil altında bekletilir. bir yudum rakı alınır ve beraber yutulur arkasından da bir yudum su alınır.
    25- rakı masasında oturuyorsanız başka masayla asla ilgilenilmez.
  3. vakt-i zamanında yeni yetme veletlik dönemlerinde bu adap dışında rakı içmeye çalışıp daha sonra acısını rakı ile araya giren 5-6 sene ile çekmiş bir insan olarak bir kaç ekleme yapmak istediğim adetler bütünü;

    26- en makbul şekilde rakının tadının daha sonrada eriyen buz ile bozulmaması için rakıya buz atılmaz, mevcut ve mümkünse rakı ehl-i keyfe konulur.
    27- kadehler tokuşturulduktan sonra ağza götürülmeden evvel bir de masaya vurulmalıdır ki "orada olmayanlar"a da gitsin kadeh.
  4. 29- rakı, güneş batmadan içilmez.

    30- rakı, dertlenmek için içilmez.rakı sohbet için içilir.

    31- rakıya gözyaşı meze yapılmaz.

    32- rakı şakadan, nükteden, işletmeden anlamayan bayır turplarıyla içilmez.

    33- rakı çabuk içilmez,hemen içip masadan kalkılmaz.

    rahmetli şemsi yastıman derki:

    birinci kadeh, vücuda yarar,

    ikinci kadeh, makul karar.

    üçüncü kadeh, kafayı sarar,

    dördüncü kadeh, dimağı yorar...

    beşinci kadeh, keseye zarar,

    altıncı kadeh, hatır kırar,

    yedinci kadeh, bela arar.

    sekizinci kadeh, vurur kırar,

    dokuzuncu kadeh, hakim hesap sorar..

    bir kadehte sizin için, hepinize afiyet olsun.
  5. mutlaka hüzün masanın bir yerinde bulunmalı.... çünkü bu coğrafyanın çocukları olarak hüzün ki en çok yakısandır bize..kadeh ki en eğreti durmayandır elimizde..muhabbet ki en büyük silahtır göl kenarına kurduğumuz ve hep belediye tarafından yıkılan hayallerimizi tekrar diriltmeye...
  6. özellikle; viskiyi çikolatayla, birayı patatesle çerezle tüketmeyi kanun eylemiş kişilerin kabullenemediği adaptır.
    zaten ortada harfiyen uygalayın diye bişey yok, hatta uygulayın diye de bişey yok.
    adı üstünde adap=edep, âdet. isteyen benimser istemeyen susar. he sen yaırn bir gün sokakta elinde ufak şişeyi dikerek dolaşırsan dayak mı yersin, hayır. "cık cık cık" yaparlar anca.
  7. bazı yerlerde bu kurallara uymayan gençlere ceza olarak bir 70'lik aldırılır ki bi dahaki sefere dikkatli olsunlar.