tek kelimeyle muhteşem
camel albümü:
"the music of poets once carried caravans across the great deserts.
sung in a simple metre of the animal's footsteps, it transfixed weary travellers on their sole objective...
...journey's end.
the poetry is called 'rajaz'.
it is the rhythm of the
camel."
"bir zamanlar şairlerin müziği, kervanların uçsuz bucaksız çölleri aşmasını sağlardı.
hayvanların ayak seslerine uygun, basit bir ölçüde icra edilen bu müzik yorgun yolcuların yegâne hedeflerine odaklanmasına yardımcı olurdu; yani yolculuğun biteceği ana...
bu şiire 'rajaz' denir.
'rajaz' devenin
* ritmidir."
1999 tarihli bu
camel albümünü tanımlamak için daha fazlasını söylemeye gerek var mı bilmiyorum; ama bu albüm benim için, grubun bugün itibariyle yaklaşık 35 yıllık kariyerinde çıkardığı en iyi albümdür. (
mirage ve
the snow goose'a haksızlık etmemek lazım tabii ki; ama bu albüm bambaşka.)
şu şarkılardan oluşur:
1.
three wishes
2.
lost and found
3.
the final encore
4. rajaz
5.
shout
6.
straight to my heart
7.
sahara
8.
lawrence
albümdeki tüm şarkılar, çöl rüzgarlarıyla savrulan kum taneleri gibi.
andy latimer, buğulu sesi ve doğu nağmeleriyle inleyen gitarıyla insanın içine işliyor.
colin bass'ın
* bas gitarından çıkan melodiler bir deve kadar yavaş ama kendinden emin yürüyor.
barry phillips çellosuyla adeta toprağı ve ruhları titretirken
dave stewart'ın davulundan çıkan ritimler ise baş döndürüyor.