sizin bir geçmişinizin kanıtıdır raindog.
yıl 2007'dir. cumartesi günleri iple çekilir. inanılmayacak kadar güzel giden bir hayat akışı vardır.
sevdicek yanınızdadır. hayallerinizi geçekleştirecek kariyerli bir işiniz vardır. kendiniz için bir şeyler yapar ordan buraya dil kurslarına, seminerlere koşuyorsunuzdur.
mükemmel denecek kadar sorunsuz giden bir hayat...
cumartesi gecelerini dolduracak bir şeyler arıyorken, taksim'de geçirdiğiniz vakitlerde eski bir arkadasınıza rastlarsınız
bronx 'ta. der ki , bir grup var. kadıköy'de çıkıyor. canlı müzikte çok iyiler. o zaman kadar
kadıköy 'de yapılan müzigi sevmediğinizden parlak bir fikir gibi gelmez. ama sevdiceğin de kadıköy yakınlarınd oturmasından da cazip gelmiyor değildir.
bir sonraki haftaya göre bir plan yapılır. mekan bulunur.
crimson.. içeri girilir. içerisi silme insan doludur..bir ses duyarsınız. mıhlanıp kalırsınız..sevdiceğin ön plana çıkma fobisi olduğundan arkada duvara yaslanıp izlemey başlarsınız. önce izlersiniz dinlemektense.. sahnedeki ışık gözlerinizi kamaştırır..şarkının içine kadar girip sizi de kolunuzdan tutup içine sokan bi vokal vardır..
o sırada
let me kiss you çalar. .. sevdiceğin size ilk
ilan ı aşk yapmak için kullandığı şarkıdır bu. özeldir sizin için. bir bakarsınız bu sesle daha da özel olmuştur.
ardından
there is a light that never goes out çalmaya başlar ve o sırada davulun sesini duyarsınız. karşınızda sanki oarada değil de üçüncü boyutta olan bir adam vardır. sağa sola bakmayan yüzünde tek bir mimik olmayan bir adam. bagetleri sanki kendi uzvu gibi kullanan bir adam.
söylenecek , örneklenecek çok şey vardır aslında..
upuzun bir 3 saat geçer. ama siz 3 dakika gibi mıhlanıp kalmışsınızdır. ardından 1 sene crimson yollarında, kalan 2 sene boyunca ise
zakkum yollarında koşturup durursunuz. bazen en güzel anılarınızın sahibi, bazen hatırlamak bile istemediğiniz bir dönemin en büyük kanıtıdır.
işte böyle bir şeydir raindog dinlemek...böyle bir şeydir geçmiş zaman..