vehbi koç'un oğlu.
"en ideal yönetim biçimi diktatörlüktür!" demiş
iş adamı.
rahmi koç bu deyişinde köküne kadar haklıdır.
demokraside başa koyacak adamı seçtirmek için her 5 yılda bir para dökerken,
diktatörlükte ise bir kere başa getirip 30 sene seçime filan para basmak zorunda kalmazlar.zaten
hitler'in de arkasında ensesi kalın para babalarının yattığı biliniyor.
ılluminati türkiye şubelerinden olduğu söylenir.
beşiktaş'ın bir zamanlarki gizli finansörü
züğürtlerin çenesini yoran kimselerden biri.
sakal ve bıyığı olanları, çorabı düşük olanları, tişört giyenleri işe almam diyen zengin ve gezgin işadamı.
http://www.nethaber.com/...
iş başvurusuna giderken pantolonun içine kilotlu çorap giymenin isabet olacağı insan.
e mail yerine kendi elyazısı ile mektup gönderip tekrar mektup yoluyla cevap bekleyen şahıs.
*
cehalete karşı bir kitap gibi sessiz kalan işadamı:
(bkz:
http://www.milliyet.com.tr/...)
ayşe armanla yaptıgı röportajda 'sadece banyodayken mi yalnızsınız?
sorusuna,'yatak odamda da.ama beni yatırıncaya kadar birileri olur. ben yattıktan sonra giderler'şeklinde cevap veren,robert kolej’i mezunu, iş adamı.
başbakanın faşizanca hedef gösterdiği iş adamı.
her iş yerinin çalıştıracağı kişilerle, çalıştıracağı kişilerin giyim kuşamıyla ilgili çalışma koşullarına uygun olarak belirli tasarrufları olabilir. daha öncesinde de iş yerinde bıyık bırakmaması gerektiği yönünde uyarılan bir elemanın bıyık bırakması sonucu işinden atıldığı, bu elemanın dava açtığı ancak davada işverenin haklı bulunduğu bir örnek mevcut.
http://w9.gazetevatan.com/...
kaldı ki kendisi sadece sakala ya da bıyığa vurgu yapmıyor. başbakan haşmetmahaplarının kırparak alıntı yaptığı konuşmanın tamamı şöyle: "sakallı, bıyıklı adam katiyen almam. kirli sakal da sevmem. cote d’azur’e gider gibi işe gelinmez. bluejean de giyilmez. kadınlar da mini giyemez! buranın da kendine göre bir ciddiyeti var.tişört olmaz, gömlekle gelecek, bir yakası olacak. çorabı düşük adam da sevmem. eti gözükmeyecek, ayakkabılar da boyalı olacak. kadın personel için de düzgünlük isterim. çok frapan olmasın"
http://www9.gazetevatan.com/...
(bkz:
islamofaşizm)
recep tayyip erdoğan'ı anlayamamış kişidir. oysa sayın erdoğan'ı dinleseydi, bakın zamanında ne demiş o badem bıyığının altından:
"bıyığı yok, ters bak..olmaz..oraya gelmesini sağlayacağız. niye? insanlara akıllarının alacağı şekilde hitap etmeyi kendimize hedef tayin edeceğiz.. ve göreceksiniz ki istikbal allah'ın izniyle bizim olacak.."
ya... olmaz rahmi, olmaz. değiş biraz. değişerek geliş.
sakal bıyık polemiğiyle beni şaşırtmayı başarmış insan. bir ülke düşünün ki başbakanı ile en büyük sermayedarı böyle kıldan yünden mevzuları bahane ederek birbirlerine laf çarpmaya başlasın. demek ki bütün piyonlar sahaya sürüldü, yumurtalar kırıldı ki, yavaş yavaş büyük oyuncular karşılıklı peşrev çekmeye başladılar diye düşünmeden edemiyor insan. bakalım bu amansız pazarlığın ilerleyen safhalarında nelere tanık olacağız.
sözlerinin 2 kelimesini cımbızla alıp aklı sıra demokrasi dersi vermeye çalışan başbakana gülüp geçerek en büyük tepkiyi göstermiş kişi. kendisi polemiğe girmemiştir.
zira konuşsa, recep tayyip erdoğan, cümle alemin önünde rezil rüsva olurdu, bir devlet adamını küçük düşürmeye gönlü razı olmamıştır zannımca.
ne demiştir bu kişi orjinalde? "sakallı, bıyıklı adam katiyen almam. kirli sakal da sevmem. her gün tıraş olacak bir kere. cote d'azur'e gider gibi gelinmez. blucin de giyilmez. kadınlar da mini giyemez. buranın da kendine göre bir ciddiyeti var."
şimdi bu adam dese ki tayyip hazretlerine, "ey başbakan, ben orada blucin ve mini etek de giyilmez dedim, neden onlara da sahip çıkmadınız? zihniyetinize uygun olana sahip çıkıp, diğerlerine sahip çıkmamak demokrasi mezhebinizin kapasitesinden midir?" dese, tayyip eminim bir şey diyemez, dese de kendi çapında dövünüp, bağırmaya olmadı gölge güneş edebiyatı yapmaya başlardı.
rahmi baba, tayyip gelip elini öpse yeridir bu davranışınadn sonra ama verme sakın elini.
son röportajında işe alım kriterlerindeki ırkçılığa teğet geçmiş ama bahsetmemiş kişi. örneğin migros'ta (satılmadan önce ve de şimdi süregelen durumda) kasiyer, tezgahtar vs. bir tane bile esmer tenli görevli yoktur. hepsi süt beyaz çalışanlar olması da bir tesadüf olmak için fazla iri. kürtler bir şekilde işe alım eleklerine takılıyor kısacası ve açıkçası. rahmi bey bir ara bunun sebebine de değinir umarım (lakin sanmam), tabii muhtemelen benimle de polemiğe girmeyecektir. herkes susunca her şey güzel görünüyor olabilir ama görüntü gerçeklerle tam örtüşmüyor.
(xix, 05.07.2008 21:37 ~ 21:38)
röportajında "çorabı düşük adam da sevmem. eti gözükmeyecek" laflarıyla beni tiksindiren iş adamı.
özgürlük savaşçılarımız en son bu işadamına da saldırdılar ya gülüyorum. neymiş işçilerine ayrımcılık yapıyormuş, bu durum ayrımcılığın taa kendisiymiş falan. adam sadece demiyor ki, bıyıklıyı sakallıyı işe almam. mini eteklisinden, çorabı düşük kişilere kadar gitmiş. yani ortada başbakanın çekmek istediği gibi bir siyasi tartışma yok. adam işveren olarak işçilerinin kılık- kıyafet kurallarına uymasını istiyor. çok mu şey istiyor?
sütlücedeki rahmi koç müzesindeki mumdan heykelini görünce "aha işte orda, bana bakıyor!!" diyerek çok geçirdiğim şahıs. süper yapmışlar, gerçek gibi duruyor.
(hepatt, 06.07.2008 17:58 ~ 18:00)
öncelikle malum medyanın aaa yargı kararı da varmış deyü yaltaklanmasının alışkanlık olduğu üzere
yanlış bilgi olduğunu beyan ederek giriye gireyim. neden yanlış; günümüzde (yani 4857'den sonra) bıyıklı olduğu için bir adamı işten çıkartamazsınız.
http://w9.gazetevatan.com/... adresindeki haberi yazan yazıcılar nedense kararın tarihini yazmayı u n u t m u ş l a r.
bu gün eğer ki siz bıyıklı olduğu için bir çalışanı işten çıkartırsanız ve çıkartılan kişi
işe iade davası açarsa şayet davayı kazanır. illa da çalıştırmayacağım diye ilkelce bir şekilde direnirseniz; kıdem tazminatı ve ihbar öneli'nin yanısıra sekiz haftalık da bir tazminat ödersiniz. eğer erkek çalışanın kulağındaki küpe veya top sakalından dolayı böyle bir ihtilaf doğarsa bu ihtilafı işçinin kazanma ihtimali %99'dur. tabi ki geleneksel sakal ve bıyık sözkonusu olduğunda
iç hukuk yollarına tamamen güvenebileceğinizi söyleyemem.
iş kanununa göre iş göreni sadece iş sağlığı ve güvenliği konusunda kılık ve kıyafete zorlayabilirsiniz. yargıtay'ın aldığı mezkur karar ise 1453 sayılı kanuna göre olsa gerektir. bu nedenledir ki rahmi koç'un böyle bir davranışını ilkellik diye eleştirilmesinde bir sakınca yoktur. zira bu davranış 1453 sayılı yürürlükten kaldırılmış eski veya geri bir yasal mevzuat ile ancak beslenebilmektedir. oysa ki 4857 daha moderndir.
ama bu ilkelliği daha iyi anlayabilmek için
faraza müsiad üyesi bir iş adamının "kardeşim ben sakalsız ve bıyıksız birini işe almam" şeklindeki bir demecini hayal etmelisiniz.
ayrıca;
(bkz:
feshin geçerli sebebe dayandırılması)
tayyip erdoğan'ın artık büyük patronlarla arasının iyi olmadığının resmidir.rahmi koç özel sektör statüsünde hizmet veren biri olarak bu tercihi yapmakta özgürdür ve erdoğan bunu iyi bilir.bunu bildiği halde buradan bir cümle yakalayıp rahmi koç'a cevap vermesini başka bir şey ile açıklamak mümkün değildir.
adamın ismi rahmi, çocuklarına koyduğu isimler ise mustafa, ömer ve ali. sanırım bize bir şey anlatmaya çalışıyor.
http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/...
türkiye'nin yaşayan 49. seksi erkeği. seksilik; para, başarı, kararlılık gibi anlamları içine almakta galiba. bilemedim ben şimdi, ilaç destekli mi değil mi?!
aldıkları krediler nedeniyle dış borcu çok olan ve bu nedenle hükümete sesini çıkarmayan koç holding onursal başkanı.