play ve rec'e aynı anda basma becerisi gerektirirdi.
ayrıca şarkının en olmadık yerinde giren 'radyo bilmemne!' sözü can sıkardı,keyif kaçırırdı..
genellikle amerikan filmlerinden görmeye alışkın olduğumuz "sevgiliye karışık kaset yapmak" eylemini gerçekleştirebilmek için sahip olunması gereken yetenek.
mp3 denen şeyler meydana gelmeden önce sık başvurulan bir müzik arşivi oluşturma yöntemiydi.hele şarkının ortasında gelen xy fm sesi duyulduğunda uff yine mi derdik.kasetlerin bir kısmının üstünde küçük boşluklar olurdu onlar peçete gibi kağıt gibi nesnelerle tıkanır ondan sonra kaset doldurma eylemine başlanırdı.
cd ve mp3 ler çıkmadan önce en sevdiğiniz şarkıları el altında tutmak için, radyo kanalını arayıp istekte bulunup, sonra çalacağı anda el tetikte beklediğiniz, şarkı çalmaya başlamadan kayıt özelliği bulunan teybinizin rec tuşuna basıp, ortamda bulunan herkesin susması için işaret yaptığınız andır.
sonra bu teyiplerin yenileri çıkmıştı, siz ne kadar bağırsanızda ortamdaki sesleri kopyalamaz, sadece şarkıları kopyalardı.zamanına göre süper icattır.
şarkı başladıktan sonra telaş içinde rec-play tuşlarına basıldığından o kasetlerdeki hiçbir şarkı en başından başlamaz.hep yarımdır bütün şarkılar.radyo adı anonslarının arasında birde olaydan habersizce odaya girip konuşan anne mırıltılarıda kayıt edilirdi bu kasetlere.herkesin kendi adına "best of ....." yaptığı kasetlerdi onlar.
özveri gerektiren bir iş. dakikalarca radyo başında belli parçaların çıkması için beklenmesi gerekir. beklendikten sonra iyi bir zamanlama ile kayıt tuşuna basılması icap eder. erken basılması cok önemli olmasa da geç basılması halinde aynı şarkının bir daha çalması beklenir. kimi zaman beklediğiniz bazı parçalar çalınmaz. bunun için radyoya telefon açılıp istek yapılır.
kayıttan sonra kasedi dinlerken fonda bir"ssssssssss"sesi.
(bkz:
cızırtı)
(snail, 23.01.2009 13:58)
radyolarda bunu önlemek için, özellikle şarkı içinde anons yaparlar, araya bir ses koyarlar ya da başını kıçını keserler.
çok zevkli bir olaydı. kaseti koyardınız yuvasına, beklerdiniz ki istediğiniz bir şarkı çalsın radyoda. çıkar çıkmaz rec ve play düğmelerine aynı anda basmak suretiyle kayıt işlemine başlardınız. bazen unutulurdu, radyodaki sohbetler falan da kaydedilirdi yanlışlıkla. sonra da teknoloji harikası
walkman yardımıyla dinlerdik o kasetleri.