kültür sanat servisinde kaliteli insanların çalıştığı, cumartesi ekinde devamlı olarak türkiye'nin dört bir yanından gençlerin ve öğrencilerin gönderdikleri yazılara yer veren, çizgisi ile diğer birçok gazeteden öne çıkan günlük gazete.
web sitesini : "radikal internet baskısı" olarak özetleyen objektif gazete.
(bkz. http://www.radikal.com.tr)
siteye üye olmak için isim soyisim şehir gibi bilgileri doğru ve eksiksiz doldurmak gerekiyormuş. ayrıca kullanıcı sözleşmesindeki maddeler biraz okunduğunda göze batıyor :
radikal-online , buraya gireceğiniz bilgileri sizin rızanızın dışında hiç bir şekilde üçüncü kişi, kurum ya da kuruluşlara bedelli ya da bedelsiz olarak satmayacağını ve bu kayıtlar üstünden e-posta yoluyla reklam yapılmayacağını garanti eder. bilgiler sadece demografik bilgi olarak radikal-online tarafından düzenlenecek seminer ve/veya tanıtım föylerinde kullanılacaktır. radikal-online, kendisiyle ilgili duyuru ve uyarılar için bize vermiş olduğunuz e-posta adresini kullanma hakkını saklı tutar. girilen tüm bilgileriniz gizli tutulacaktır. ancak özelleştirme sayfalarında sizin görünmesini istediğiniz kişisel bilgilerinizin 3. kişi ya da kuruluşlar tarafından ticari amaçlarla kullanılmayacağını radikal-online garanti etmez.
tamam, internette bilgi hırsızlığı vs. olabilir bu veriler çalınabilir; ancak başta "garanti veriyoruz, ama kendimize tam güvenemiyoruz" türü bir üslup kullanılması, biraz kafa karıştırıcı.
"radikal-online ... garanti eder", "radikal-online garanti etmez" kelimeleri ayrı bir rahatsızlık kaynağı. karşımızdaki muhattab, simge yayıncılık a.ş ye ait "radikal gazetesi" değil; aynı gruba ait, radikal-online isimli internet sitesi. internete güvensizlik paranoyaklık seviyesinde gibi görünüyor olsa da; sakin sakin bakınca bile biraz art niyet görüyor insan.
sitelerinin artıları ise, bir çok tarayıcıda ** nazlanmadan açılabilmesi. ayrıca xml servisi ile hızlı ve pratik olarak haberler arasında gezinebilmek mümkün. aynı holding bünyesindeki *e-kolay tarafından sağlanan sunucuları da hem yurt içi * hem yurt dışında hızlı.
ismi ile hiç bağdaşmayan bir hareket yapıp, yazarı mine kırıkkanat'ı, o çok tartışılan yazısı sebebiyle kovan gazetedir. türkiye'de bugüne dek çok fazla köşe yazısı tartışılmıştır, polemik konusu haline getirilmiştir. öyle ki yazılan yazının içeriğinden çok, yazarı afaroz etme çabaları gündeme gelmiştir. mine kırıkkanat'ın yazısının boyutu ne olursa olsun, toplumun hangi kesiminden ne tepkiler alırsa alsın düşünceleri yüzünden işine son verilmesi demokratik medya ile hiç bağdaşmıyor. herşey bir kenara, radikal gazetesi bu kadın yazarın dünya görüşünü daha önce bilmiyor muydu? daha önemlisi bu yazı, gazete baskıya geçmeden genel yayın yönetmeni tarafından incelenmedi mi? güldürmeyin bizi! radikal gazetesi ve mine kırıkkanat elbirliği ile toplumu ve gündemi meşgul etti, bizleri aptal yerine koydu. radikal gazetesinin bu tutumu, mine kırıkkanat'ın köşe yazısında sarfettiği cümlelerden daha fazla aşağılayıcı. bugüne kadar kırıkkanat'ı, üslubu ve düşüncelerinden ötürü çarmıha geren ve sonunda idam ettiren medya bakalım radikal gazetesi'nin bu hareketi karşısında nasıl bir tepki verecek.
yırtık uçurtma, artık gençlerin çoğunun popüler müzik dinlediğini, konserlerine gelenlerinse biraz 'eski kafalı' olduklarını söylüyor.
uzun bir aradan sonra ikinci albümü iki'yi yayınlayan yırtık uçurtma'yı tekrar müziğe döndüren erkin koray'ın 'part time müzik olmaz,' lafı olmuş..
"her gün yeni umutlarla uyanıyoruz; ölümlerin, açlıkların, savaşların olmadığı, sokağa çıktığımızda gülen mutlu yüzler görmenin umuduyla... güzellikler paylaştıkça çoğalır. zamanla görüyoruz ki daha çok insana ulaşıyoruz ve..
diye devam eden aşağıdaki adresten ulaşılabilecek güzel bir röportajın yayımlandığı gazete..
doğan holdinge ait olduğu aklıma her geldiğinde sinirlenmeme sebep olan diğer taraftanda alamadan duramadığım hoş gazete.ayrıca verdiği her ekle bir ayrıcalık yaratmayı başarmıştır (radikal2,kitap,radikal genç vb.)
bunun üzerine sanıyorum ki, muhabirlerini ortaokullar arası fantastik masal/öykü yarışmaları vasıtasıyla seçen bir gazete radikal. kafam kadar gülşahvâri bir komploya kurban gitmedilerse eğer; sitesinde dolanırken aniden kutsi'nin son singleının fona dayayan ve günümüz entelektüel çevrelerin fahri yayın organı olarak lanse edilen radikal'in çalışanları şu sektörden ellerini ayaklarını çekip agatha christie ayarında birkaç kitap yazıp yayımlasalar çok daha başarılı olabilirler gibime geliyor zira, böylesi hassas bir mevzuda argüman olarak "ipek çarşaf" kullanan bir "araştırmacı gazetecilik" anlayışının, sevgilisi ansızın fransa'ya yerleşmiş yazı işleri müdürünün gazıyla nasyonalizmi yermesini dahi olağan bulmamız gerekebilir. birinin "hadi lan ordan" demesi gerekiyor tam da burada. bak aklıma geldi yine.
4 şubat 2007 pazar gününden itibaren perihan mağden i yeniden kadrosuna dahil eden gazete. gerek içeriği gerek ekleri gerek de siyasi tutumu ile eller üzerinde taşınması gerektiğine inandığım, her sabah okuduğum ilk kağıt
devamlı cumhuriyet gazetesiyle karşılaştırmışımdır. şu son zamanlara kadar cumhuriyet ağır basmıştı fakat; aralarındaki fark, leman ile penguen arasındaki fark gibi şu anda. radikal birkaç adım önde.
susurluk un üstüne en çok giden gazeteyken andıç denilen ve general cevik bir ve çevresindeki subaylar tarafından hazılanan bir iftira belgesini yayınlamamış olması itibariyle 28 şubat sürecinin bir parçası olan gazete.
yine 28 şubat döneminde bu gazetenin o zamanki genel yayın müdürü tarafından askerlerin talebi ile bir çok değerli yazarın işine son verilip tasfiye edilmiştir. bunlar hep 28 şubatçılar istediği için ya da onlara şirin görünmek adına yapıldı... radikal, radikal bir gazete olmaktan çıktı. darbe destekçisi uysal bir gazete oldu.