|
|
- polis'in hız kontrolü yapan cihazıdır.
kısa aralıklarla gönderdiği sinyallerin yansımasını kontrol ederek aracın hızını bulur.
polisler için yüksek bir gelir kaynağıdır. eskiden ağaç altlarına, reklam panolarıonın arkasına sotelenerek sürücüleri avlayan nice polisler milyarder olmuştur.
fakat artık sote dönemi bitmiş, yasa ile radar kontrolü olan noktalarda sürücüyü önceden trafik işaretleri ile uyarmak kanun olmuştur.
- boşluğa ses dalgaları yayarak menzilindeki cisimlerin yerini, hızını ve yönünü saptamaya yarayan alet. yaydığı dalgalar aranan cisme çarpıp geri yansır ve bu geri dönüş süresine göre cismin uzaklığı bulunur.
- (bkz. radar detektörü)
- nerden duydum bilmiyorum, anlamını da nerden kazandı hiçbir fikrim yok ama, izmir enternasyonel fuarından bulunan, oyuncaklar arasında yanlış hatırlamıyorsam killer loop* diye anılan roller coaster'ın halk arasındaki ismi..
-buba, radara binelim mi?
- trt'deki kamera şakası programı
- tersten okunduğu zaman yine aynı olan kelime.
- radar kelimesi, radio detection and ranging (radar-telsizle saptama ve uzaklık ölçme) ifadesinin kısaltmasıdır. adından anlaşılacağı üzere radar, radyo dalgaları yardımıyla objelerin varlığını algılama ve uzaklıklarını (konumlarını) belirlemek için geliştirilmiştir. bu işlem, ilgilenilen yöne mikrodalga enerji pulsları gönderilerek sistemin görüş alanı içinde bulunan objelerden alınan yansımaların kaynağı ve gücünü kaydetmektir.
radar görüntüleme sisteminin ortaya çıkışı, mikrodalga ve radyo enerjisinin özelliklerini ve yapısını ilk araştıran bilim adamlarına kadar uzanmaktadır. james clerk maxwell (1831-1879), elektromanyetik radyasyonun temel karakteristiklerini ilk tanımlamıştır. öyleki onun manyetik ve elektriksel alanların özelliklerini tanımlayan matematiksel teorileri daha sonraki teorik ve pratik çalışmalara öncü olmuştur. alman heinrich r. hertz (1857-1894), maxwell’in çalışmalarının çoğunu doğrulamış ve spektrumun mikrodalga ve radyo bölgelerindeki elektromanyetik enerjinin yayınım ve özelliği üzerinde de çalışmıştır. frekans birimi olan hertz onun adından gelmektedir. hertz, radyo dalgalarının metalik yüzeylerden yansımasını gösterenler arasında ilk olmuş ve onun sayesinde başlayan araştırmalar modern radyo ve radarların geliştirilmesini sağlamıştır. italyan guglielmo m. marconi (1874-1937), hertz ve diğer bilim adamlarının çalışmalarına devam etmiş ve özellikle radyo sinyallerinin yayımı ve alımına uygun anteni geliştirmiştir. 1895’de marconi, telsiz telgrafın kullanışlığını da göstermiştir. kısa mesafelerde yapılan sayısız deneylerden sonra 1901 yılında marconi, atlantic ötesine sinyal gönderimi ile uzun mesafeli komünikasyonun ulaşılabilirliğini ispatlamış ve 1909’da fizikte nobel ödülünü alımıştır. daha sonraları marconi, gemilerin radyo dalgalarının yansıması ile algılanabileceğini ileri sürmüş ancak önerisine destek bulamamıştır.
radarın resmi başlangıcı, 1922 yılına yani amerika deniz kuvvetleri için çalışan sivil bilim adamları a.h. taylor ve l.c. young’ın yüksek-frekanslı radyo yayımı üzerine olan deneylerinin yapıldığı zamana dayanmaktadır. taylor ve young, aletlerini washington d.c yakınlarında anacostia nehrinin yakınına konumlandırmışlardı. yayıcı nehrin bir yanında alıcı diğer yanında idi. onlar, buharlı nehir vapurunun geçişini yayıcı ve alıcı arasındaki sinyal kesilmesinden gözlemişler ve bu durumda radyo sinyallerinin büyük objelerin algılanmasındaki potansiyelini ortaya çıkarmışlardır. bu ilk deneyde yayıcı ve alıcı ayrı yerlerdeydi. daha sonra tasarım yayıcı ve alıcıyı içeren ve bir noktada toplayan aletin geliştirilmesine kadar uzandı. öyleki bu düzende objeden yansıtılan sinyal onu yayıcı antene geri dönmekteydi. bu tür aletler 1933-1935 zaman aralığında hemen hemen aynı zamanda amerika (young ve taylor tarafından) ingiltere ve almanyada geliştirildi. bu konuda birçok kaynak ingiliz sir robert watson-watt’ı ilk radar sisteminin bulucusu olarak görürler bazıları da young ve taylor’da ısrar etmektedirler.
daha sonra dar dalgaboyu aralıklarında yüksek-güç yayımı üretmek için gerekli elektronik donanımda vuku bulan gelişmeler, radar sistemlerinin ikinci dünya savaşı öncesi ve sırasında hızlı gelişimine sebep olmuştur. bu hızlı gelişimin arkasındaki ana sebep, radar teknolojisinin askeri önemi olmuştur. savaş sonrası yıllarda, görüntüleyici radar sistemleri üzerindeki araştırmalar daha çok önem taşımaya başlamıştır. farkı amaçlara hizmet eden değişik çeşitlilikte mikrodalga sistemler geliştirilmiş olmasına ragmen bunlar arasında görüntüsel veri sağlayan radar algılayıcıları, fotogrametri ve uzaktan algılama dünyasında yeryüzünün değişik özelliklerini yansıtan görüntülerini üretmeleri sebebiyle ayrı ilgi çekmişlerdir.
yerde ve hava yada uzay platformlarında yerleşik olabilen radar sistemleri, görüntü üretebilirde üretmeyebilirde. görüntüsel olmayan radarlara en iyi örnek, araçların hızını ölçmede kullanılan doppler radardır. bu sistem, objenin hızını belirlemek için gönderilen sinyalle dönen sinyal arasındaki doppler frekans ötelemesinden yararlanmaktadır. bu öteleme, dalga göndericisi ile yansıtıcısının bağıl hızlarının bir fonksiyonudur. daha sonraki bölümlerde görülebileceği gibi doppler radar sistemleri, uzaktan algılama aplikasyonlarında kullanılmamakla birlikte doppler öteleme prensibinden farklı radar sistemleri ile elde edilen verilerin analizinde sıkça yararlanılmaktadır.
diğer bir radar türü, plan position ındicator (ppı-düzlemsel göstergeli radar) aletidir. ppı radar, üzerinde çapsal tarama yankılarının pozisyonunu gösteren dairesel bir gösterim ekranına sahiptir. bu sistem, dönen anteni etrafındaki objelerin devamlı surette güncelleştirilmiş görüntüsünü üretmektedir. ppı radarlardan; hava tahminlerinde, hava trafik kontrollerinde ve seyir amaçlı yoğun olarak yararlanılmaktadır. ancak bu sistemler, kaba uzaysal çözünürlük verdiklerinden çoğu uzaktan algılama uygulamaları için uygun değildirler.
side looking radar (slr-yan bakışlı radar) veya side looking airborne radar (slar-yan bakışlı hava radar) olarak adlandırılan sistemler 1950’li yılların başlarında askeri keşif amaçlı olarak geliştirilmiştir. hemen hemen bütün hava şartlarında operasyon kapasitesi ve gece-gündüz görüntüleme yeteneği nedeniyle ideal askeri keşif sistemi halini alan slar’ın askeri alanda yarattığı başarı onun daha sonraları oluşan sivil uzaktan algılama aplikasyonları üzerinde iki ayrı etki yapmıştır. ilki, bu başarı askeri gelişimden sivil uygulamalara geçiş arasında gecikmeye yolaçmıştır. ikincisi, askeri slar sistemleri sadece askeri hedeflere bakmak için geliştirilmiştir. yeryüzü objeleri ise orjinal sistem tasarımında doğal olarak ilgi dışıydılar. ancak, askeri-olmayan kapasitelerinin artmasıyla slar sistemleri doğal kaynak verilerini elde etmede güçlü bir araç haline gelmiştir.
- efqm tarafından bulunan, kalite yönetiminde kullanılan bir mantıktır.
results
approach
deployment
assesment
review *
döngüsünden oluşur(kornish, 29.01.2006 22:47 ~ 22:47)
- shockhaber.com'da ünlülerin gaflarının yer aldığı bölüm.
- temel çalışma prensibi: bir verici antenden, bir elektromagnetik dalga, belli bir doğrultuya gönderilir. bu dalga tespit edilmesi istenen hedefe çarpınca yansır ve radarın antenine geri döner.
hedefin uzaklığını şu formülden bulabiliriz.
r: hedefin uzaklığı
t: dalganın gidiş-geliş süresi
c: dalganın yayılma hızı
olsun.
r= (c.t)/ 2 bizim menzil formülümüzdür
- http://www.myspace.com/...
- (bkz: radarlive 2007)
- (bkz: radar turizm)
- radarı anlamak,kabüllenmek,hayat içinde kullanmak...
hikayeye göre trabzondan yaşlı anasınıda yanına alarak istanbula giden bir abimiz terme civarlarında polis çevirmesinde durduruluyor ve memur bey abimize radara girdiğini ve ödeyeceği cezayı söylüyor.güzel anacım radarın ne olduğunu kestiremiyor memura sert bir şekilde...
-ne oldi uşağum ne isteysun bizden
-teyzecim radara girmişsiniz
-eeee ne olmiş girdukta siçmaduk içine ya,girduk çiktukkk
- bir kısaltma olup açılımı "radio detecting and ranging" dir. bir de şu var;
(bkz: arpa radar)
- geçtiğimiz aylarda remoras adlı bir albüm çıkaran pek bir sevimli post metal grubu.
|