lig tv'de maç yorumculuğu yaparken hıncal uluç'un bile taktirini kazanabilmiştir. rıdvan'ın yaptığı taktik analizlerle maçta hiç dikkat dahi etmediği olayları gördüğünü söylemiştir hıncal. hakikatten katılmamak elde değildir. ayrıca rıdvan'ın bu maçlar öncesinde yaptığı maça ilişkin tahminlerin tuttuğunu görünce insan hayran oluyor gerçekten.
saflığının yanında, son derece hızlıydı ve çabuk ivmelenebilen bir yapıya sahipti. bunun başlıca sebebi doğal olarak (f=m.a'dan) kütlesinin az olması yani hafifliğiydi.
defans oyuncuları hızını alana kadar o kaleye yaklaşmış olurdu. eğer rakiple aynı hızda (yanyana) koşuyorlarsa, rakibi daha farkına varmadan durmuş ve yön değiştirmiş olabiliyordu. 1980lerin sonlarında ve 90ların başında, tutulamayan forvet olarak tanımlanırdı. sert şut çekmezdi, rövoşata yapmazdı, laubaliliği yoktu. efendi gibi koşar, plasesiyle kaleciyi kâh düz köşeye kâh ters köşeye yatırırdı.
30 mayıs 2004 tarihi itibariyle karşıyaka sk'dan kovulan teknik adam. 2003-2004 sezonunda ksk'nın aldığı başarısız sonuçlardan sonra gönderilen kemal kılıç'ın yerine gelen dilmen ksk'da başlarda belirli bir başarı yakalasa da beklenen patlamayı hiçbir zaman yapamadı. son sırada teslim aldığı takımı 9. sıraya kadar yükseltmiş ve ezeli rakibi göztepe'ye 5 tane sallamıştı. ama ne olduysa bu maçtan sonra oldu, demişler ya alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste diye. bu büyük zaferden sonra bir duraklama dönemine giren ksk aldığı başarısız sonuçlardan sonra lig düşme tehlikesi yaşayarak ligi 12. sırada tamamlamıştır.
aldığı sonuçlardan çok takıma olan ilgisizliği sonunu hazırlamıştır dilmen'in. heralde artık lig tv'deki yorumculuğuna geri döner diye düşünüyorum.
lig tv yorumculuğu sırasında oyuncu değişikliklerini klubeden görüp ercancığım birazdan bilmem kimin girmesi gerekir diyip oyuncuyu kameralar gösterdiğinde ben demiştim havasına giren eski topcu.zamanında bide petit danone futbol takımını çalıştırmıştır.
çok iyi bir teknik direktör olamamamıştır belki ama çok iyi bir yorumcu olmuştur. ancak her ne hikmetse galatasaray maçlarını yorumladığında iyi yorumculuğu sekteye uğrar gibi. topa vurmaktan aciz volkan'a* zamanında süperstar dediği için mi bu derece sempati duyar bilemem, ama ayhan akman için galatasaray'ın vazgeçilmezidir tadında yaptığı yorumlar daima aklımı karıştırmıştır.
futbolculuk döneminde ise şimdi hiçbir futbolcuda göremediğim bir hıza sahip olduğunu hatırlıyorum, ancak kendisi çok çekmiştir sakatlıklardan.
maç esnasında yaptığı mırmır yorumlardan dolayı sinir olduğum insan. bir şey diyeceksen adam gibi söyle.
ercan taner: necati çekti topu. bir çalım attı alex'e. kafasını kaldırdı.
rıdvan: (mırmır şekilde) ribery boş.
et: ümit geldi karşısına.sola çekti topu. necati gidiyor. necati... necati... ortasını yaptı.
r: (yine mırmır) güzel orta.
et: kafalardan seken top.. top boşta... geriye çıkardı
r: (allahım hala mırmır) vurursa gol olur.
et: vurduuuu.... ve gooool..
r: attı... güzel attı. (allah cezanı versin.)
mevcut futbol yorumcuları arasında futbolu en iyi bilenlerdendir, ama ne hikmetse teknik direktörlükte başarılı değildir. maçları analizini ve anlatım tarzını çok severim, sabaha kadar anlatsa da dinlesem dediğim çok olmuştur. şu aralar ntv'deki yeni programında herşeyiyle taban tabana zıt ahmet çakar ile aynı programda olması da ilginçtir.
gece gece beni gülmekten yerlere yatıran adam amına koyim
musa çözen: hehehehe
rıdvan dilmen: baba! musa abi...
musa: he guzum?
rıdvan: özledin mi bak, hakan sukur'u birinci dakika soyledim girmesi lazim diye.
musa: aynen soyledin abi... bu gerizekali, girdi mi herif görüyosun nasıl dağıttı orayı
rıdvan: biz ümit kayıhan gibi amına koyim kelini görünce altan girsin demiyoruz
musa: aynen öyle doğru ehahaha
rıdvan: keh keh
okay karacan: ıhıhıhıhı
musa çözen: süper laf ya kelini görünce
rıdvan dilmen: şimdi birisi formasından çeker birinin penaltı atarız amına koyim
okay: sabri geliyor hocam
rıdvan: ulan ben gassarayı ilk defa eyvah dedim golü yerken biliyo musun baba
okay: tarihe mi geçtin?
rıdvan: valla eyvah dedim gassaray golü yerken
rıdvan:yalnız gol olur birde bir gördün mü baba, şak diye gol oldu ama ofsayt ne yapayım.
okay:reklam filmi gibi oldu di mi
rıdvan:vallahi reklam filmi... elesin ya galatasaray, valla elesin
okay:elesin tabi abi ya
rıdvan:bundan sonra da bizde miymiş?
okay:bizde bizde
rıdvan:yapma ya
okay: tabi canım
rodvan: ayağımı sikeyim ya kehkehkeh ... yayında mıyız nooldu?
okay karacan:yine avea var mı, avea muhabbeti var mı?
musa: sabri de oyuna girdi, sabri de oyuna girdi, birisi, 64 çıktı 64 kim?
okay karacan:ergün çıktı
musa:67'ymiş 67
okay karacan:ikinci 45 dakika başlamak üzere...
kimse burada numara yapmasın.hepimiz arkadaşlarımızla rahatça konuşurken(özellikle futbol konusunda)arada küfür de ederiz aynen burada olduğu gibi.üstelik buradaki gerçekten çok eğlenceli bana sorarsan.rıdvan gayet samimi ve içten konuşuyor.ve bunu da canlı yayında değil devre arasında muhabbet arasında söylüyor.bunda hiç bir yanlış yok.bu olay rıdvan'ın değerini küçültmez,iki yüzlülük yapmayalım.bu arada okay karacan'ın gülüşü beni kopardı.en büyük sensin okay,sürekli gülesin inşallah.
dün gece yüzdeyüz futbol da, galatasaray-tromsö maçının devre arasındaki vakasını gayet açık yüreklilikle dile getirmiş şahıstır. her zaman küfürlü konuşan birisi olmadığının ısrarla üzerini vurgulamıştır ama bana pek inandırıcı gelmedi. maşallah çok güzel sallıyodu rıdvan hoca oralardan. güntekin onay "bilmeyen seyircilerimiz için olayı tekrar etmek gerekirse..." diye bir cümleye başlayınca, rıdvan elemana " nası lan bi daha mı küfür edeyim şimdi" dercesine bakmıştır. aslında olay gayet eğlenceliydi. rtük tehlikesi olmasa, "şeytan'la amına koyim" ya da "hepinizin ayağını sikerim" diye alternatif rıdvan dilmen programları yapılabilir. hatta turgay şeren de diğer yorumcu yapılır, uyandığı anlarda onun da tecrübesinden yararlanılırdı. turgay şeren ile rıdvan'ın gaza gelip daha sağlam sallamaları için karşılarına ali sami alkış ile ümit kayıhan geçirilebilirdi. telegol kadar efsane olurdu herhalde.