1. "ömür verilmiş, ömür..." nidalarıyla yorumlanması yüksek derecede mümkün olan şeydir.
  2. daha çok sevdiğiniz kişilerin öldüğünü görürsünüz. peki neden? örneğin rüyasında annesinin öldüğünü gören bir kız, rüyaların geleceği gösterdiğine ve saçma sapan rüya tabirlerine inanıyorsa, annesinin yakın bir zamanda öleceğini ya da ailesinin kötü bir olay yaşayacağına inanır.

    tabii biz akıllı insanlarız. bu tür saçmalıklara inanmıyoruz. ama freud' a kadar insanoğlu hep rüyaların geleceği gösterdiğine inanmıştır. onlar akılsız mıydı? hayır!..

    durum şu: kız çocukları, annelerini kendilerine sürekli bir rakip olarak görür. peki kimin için bu rekabet? baba ya da annenin kocası için. yani kız çocuğu annenin ölmesini istiyor! bu kabul edilemez bir şey değil mi? oysa çocuk zihninin ölüm denilen şeyi kavrayışı farklıdır. onlar için ölüm, çürümek, kokmak, ota-boka- börtüye-böceğe yem olmak değildir. çocuk için ölüm demek, gitmek ve gelmemektir; yani gidecek, bir daha sizi rahatsız etmeyecek. ve babanız size kalacak. babayı, anneden kıskanmak...

    tabii bu, rüyada birisinin öldüğünü görmenin ne anlama geldiği konusunda basit bir örnektir. rüyada sadece ölü ve rüyayı gören kişinin olduğunu varsaydım. çok daha derin bir konudur. zira rüyadaki en ufak bir ayrıntı, o rüyanın görülmesinin gerçek sebebi olabiliyor.
  3. geçen yıllardan birindedir çok sevdiğimin öldüğünü görüp, rüyada ağladığım, sabah sanki içimden bir zehri atmış gibi uyandığım. içimdeki ölüye ağlıyordum belki kim bilir...
  4. sürekli saçma sapan gereksiz rüyalarımın gerçekleşmesi sebebiyle, başıma geldiğinde beni paranoyaklaştıran durum. bugüne kadar gerçekleşen rüyalarım gerçekten de son derece saçma ve gereksizdir ama gerçekleşir işte.. misal,
    arkadaşın saçını kazıtması,
    love buzz ın nirvana şarkısı değil, cover olması
    kandil günü olması ve benim sallamam, haberimin olmaması, akabinde rüyamda hatırlatılıp itinayla fırça yemem*
    annemin ne alakaysa ukrayna'ya gidecek olup vazgeçmesi.

    gibi saçmalıklar...

    ve arada birileri ölmekte rüyalarımda, bir tanesi gerçekleşti bugüne kadar, daha fazlası olursa paranoyaklaşıp, delirebilirim.
    olmaz canım öyle şey.

    geçenlerde layne staley'in öldüğünü gördüm, uyandım ve ağlarken buldum kendimi, sonra rüya olduğunu anlayıp oh be dedim daha sonra zaten layne staley'in ölmüş olduğunu hatırlayıp bilinçaltı karmaşası yaşadım.

    sonuç olarak kötüdür hayatla iç içe geçen rüyalar..
    özellikle uyandığını sanma ama uyuyor olma durumu, örneğin,
    gece su içmek için uyanırsınız mutfakta biri size bildiğiniz "saldırır" ama nedir? rüyadır.. bu rüyaların sonu bir türlü gelmez.. delirtir. ağlatır. sinirden kaşıntı yapar.

    not: çok sinirliyim.
  5. normalde rüya müya yorumlatmayan, gördüğü rüyaları önemsemeyen biri olarak an itibariyle hala etkisi altında olduğum, tir tir titreyerek uyanmama, kalbimim küt küt atmasına, algılarımın ağırlaşmasına, ya gerçek olsaydı napardım/ napardık diye düşünmeme, o kişiyle uzun zamandır görüşmemiş olsam da telefona sarılıp halini hatrını, neler yaptığını sormama, hangisi rüya hangisi gerçek ayırt edemememe neden olan olaydır.ne kadar tuhaftır ki bir rüya ile geliyor arkadaşının kıymeti insanın aklına, hatırlatılıyor sanki, uyarılıyorsun gibi.çok garip.dediğim gibi etkisindeyim hala belki de ondan böyle hissediyorum.ama uzun süre böyle hissedicekmişim gibi..dün başka bir arkadaşımla uzun uzun ölümden konuşmamızın da payı olabilir.bilinçaltıma işlemiş olabilir.nolursa olsun kötü bir haleti ruhiye içine çekilmeye neden oluyor.hayırlara vesile derler, tersi çıkar derler.hayırlara vesile olsun, tersi çıksın.
  6. inanırım bu rüyalara. tak bir ay boyunca bu rüyalarla uğraştım durdum ben. şöyle bir tabir ki rüyada öldüğünü gördüğün kimsenin ailesinden bir iölürmüş. ben bunu yaşadım dostlar o nedenle böyle bir rüya görsem ödüm patlar. inanmalıyız sanki arada. ühü ühü.