ilginç bir transferdir.
öncelikle ilginç olan şey, rüştü'nün geçen hafta kulüple iki yıllık sözleşme yenilediğine dair fenerbahçe.org'da dahi haber çıkmış olmasıdır, bu durum da rüştü'nün bosman ile değil, bedel karşılığı transfer olduğu anlamına geliyor, ben de şahsen rüştü'ye ne kadar para verildiğini, ve
fenerbahçe'nin nasıl bir para karşılığı en eski oyuncusunu satmayı kabul ettiğini bir hayli merak ediyorum.
ikinci ilginçlik,
vedran runje gibi ilk yarı saç baş yoldurup, ikinci yarı ise takımın seri 1-0'lık galibiyetlerinin altına istikrarla imza atmış tecrübeli bir kaleci, ve
hakan arıkan gibi gelecek vaadeden bir başka yeni kalecinin yanına, takımında üçüncü kaleci konumuna düşmüş, futbolu bırakması söz konusu olan bir kaleciyi almakla beşiktaş'ın neyi amaçladığı konusundaki belirsizliktir. tamam,
rüştü reçber milli takımın ve fenerbahçe'nin son 12-13 yıldır kalesini koruyan, tecrübeli bir kalecidir. fakat herkes bir geriye dönüp baksın, kurtardığı maç sayısı hatırı sayılır miktarda olmakla beraber futbolu bilenlere asla ve asla tam bir güven vermemiş, şaka gibi hatalar yapmıştır. hele ki son 2 yıldır performansında gözle görülür bir düşüş ayan beyan ortadadır.
kısacası bana göre hayırlı çıkan fenerbahçe'dir. bir taraftar olarak asla sevmedim rüştü'yü, asla tam güvenmedim.
pendikspor maçından sonra da kendini korumak için en ufak bir çaba göstermeden yönetimin adamlarından dayak yemesi, bu derece basiretsizlik göstermesi ile iyice düşmüştü gözümden. bu olayla ise tam olarak bitti, zira bana göre bir büyük takımla özdeşlemiş bir oyuncunun ezeli rakibine transfer olması, kebapçının karşısına kebapçı açmaktır, ayıptır, leblebi karakterliliktir.