futbolda yapılabilecek en zor hareketlerden birisi.
öncelikle rövaşata farklı stillerde vurulan bir şuttur. yurtdışında çoğu kaynaklarda "reverse shot" olarak geçer ancak doğrusu her zaman bicycle kicktir.
bunun sebebi bu iki vuruş stilinin de farklı olmasıdır. reverse shot dediğiniz şey, kaleye 180 derece ters bir açıyla durduğunuz anda çekeceğiniz herhangi bir şuttur. bu rövaşata değildir. bu bildiğiniz tersten vuruştur. aklıma gelen ilk örneği,
8 aralık 2004 fenerbahçe manchester united maçınde tuncay'ın attığı goldür.
http://www.youtube.com/...
bu bir rövaşata değildir.(bazılarınız biliyor olabilir ama ısrarla "siktir lan! rövaşata bu!" diyenler de olacaktır) bu bildiğiniz kaleye sırtı dönük oyuncunun çektiği bir şuttur. bu tarz şutlar, halı saha oyuncuları tarafından "vole" "yarım vole" "abuk sabuk bir vuruş" şeklinde adlandırılır. ha gol olursa güzel midir? bence gayet güzeldir. zira kaleye bakmıyorsunuz. topun gelişine göre vücudu büküp ayağınıza oturtuyor, kaleciyi komaya sokuyorsunuz. süper..
ama rövaşata budur;
http://www.youtube.com/...
tek kelimeyle kusursuz. dünya tarihinin en güzel gollerinden birisi sayılabilecek bir gol. bir van basten mucizesi. burda dikkat ederseniz bicycle kelimesinin neden bu şutu tanımlamak için kullanıldığını görebilirsiniz. zira ayaklar sanki pedal çeviriyormuşçasına dönmekte havada. harika..
rövaşata vurucak kişilerin en çok dikkat etmesi gereken konu ise havaya kalktıktan sonra uçuş hızını ve ellerin konumunu ayarlamaktır. burda en tehlikelisi uçuş hızıdır. ellerinizin konumunu yanlış ayarlarsanız en fazla eliniz kırılır. ama normalden daha hızlı uçarsanız boynunuzu kırabilirsiniz. bu yüzden rövaşata, apaçilerin yaptığı gibi beton üzerinde denenmemeli, yerini sadece sahalarda almalıdır.
bir de dipnot eklemek isterim, tecrübesiz bir futbol oyuncusununrövaşataya kalkarken ilk yenmesi gereken
korkusudur. zira rövaşata 5 metre yükseklikten suya atlamaya benzer. bakınca "hahaha ben de yaparım, ne var ki bunda. çok kolay" dersiniz. ama o suya atlama kısmı geldiği zaman kalbiniz küt küt olur. ayaklarınız kitlenir. yüreğiniz patlayacak gibi olur. rövaşata çekmek de öyle. ama 1 kez başarılı yapıldıktan sonra o korku gider. yerini şova dönüklüğe bırakır.