benim bu hatunla tanışmam 1990 yılına denk geliyor. o sıralar okuduğumuz
tarsus lisesi'nde tenefüslerde merabalaştığım renkli gözlü bir kızdı. samimiyeti ilerletmeme sebebimi düşündüm de; sanırım evden çıkıp köşeyi döner dönmez
okul eteğini diz üstüne çeken kızekolünden gelmiyordu. o günkü şartları tahlil edince başka bir açıklama bulamadım.
gel zaman git zaman merabalaşmalar yerini küçük sohpetlere bıraktı, tenefüste kola ısmarlamalar, okul kermesleri falan filan...
zaman içerisinde benim bu okulla olan ilişkim kesildi. (çok bürokratik bir tanım oldu, direk siktir ettiler desek daha uygun olur) başka bir şehir okuluna kayıt oldum. unuttuk, unutulduk...
1994 senesinin sonlarına doğru ilgi çekici ekolden gelen bir hatunun sayesinde queenie'nin yaşadığını öğrendik. söylentilere göre bodrum'a yerleşmiş ve hayatın anlamını arıyormuş.
lisenin bitmesinden sonra; - ki lise sıralarında eteğini diz üstüne çeken kızlar bu ekolü terk edip yırtık kot ve bire şişeleri ile bezeli fotoğrafları süsleyen kız ekolüne terfi etmişlerdi- koluma taktığım hatunun biri ile bodrum'a geçtim. queenie ile 2 sene aradan sonra ilk görüşmemizdi. ehhhh koluma taktığım kızla queenie kanka çıkınca pek itlik-puştluk yapamayıp efendi adamı oynadığımı itiraf etmeliyim. 3-5 günlük bodrum kaçamağından sonra yaklaşık 10-12 sene queenie'yi görmedim, bir ara evlendi diye duydum, inanmadım.
sonra facebook girdi hayatımıza, beni buldu dolayısıyla sözlüğü buldu. sanal alemin gerçek hayattaki delikanlılıkları kaldıramadığını, iki üç noktalama işaretinin gerçekte sıcacık bir gülümsemenin yerini ve samimiyetini tutamayacağını geç de olsa anladı. ne de olsa 80'lerde o da çocuktu.
yıl 2008, melike hala bodrum'da ve hala hayatın anlamını arıyor.