genelde büyük bir özenle aldığınız 2000 ya da 3000 parçalık puzzlenin bütün parçalarını yerlerine yerleştirdikten sonra o parçaları sabitleyip tablo olarak kullanmak isteyen bünyenin yaptığı eylemdir. yaparkende yapıştırırkende eğlencilidir. ve en sonun tablo olarak kullanıldığında büyük şahesere bak ayrı bir gurur verir, övgü getirir, parlakla gösterilir hatta tablo parmaklanır bidaha yapıştır ve tadilat çalışmaları gerçekleştirilir.*
uğraşıp didinip yaptığın,her rengin yerini kafana kazıdığın puzzel gün gelip bittiğinde hem çok mutlu olursun hemde üzülürsün. çünkü o ranklere alışırsın yeni başlayacağın puzzel sana yabancı gelecektir.işte son parçasını yerleştirirken karışık duygular yaşadığın puzzelına yapacağın son işlem yapıştırmadır ki kullanılan yapıştırıcı jeloz yapıda vıcık vıcık bişeydir, elinle onu puzzel üstüne homojen yaymaya çalışırken çok eğlenebilirsin.
puzzle bittikten sonraki son işlemdir.. vıcık vıcık olan yapıştırıcı hazırlanır, kıvama gelmesi için yarım saat bekletilir ve ardından puzzle üstüne dökülüp ellerle yayılır.. 3 saat bekletip puzzle kurutulması gerekir ki, şu anda işlemin ardından 25 dakika geçmiş ve puzzle da hafif kabarmalar meydana gelmiştir. endişeyle bekliyoruz..
yapıştırıcıyı sürerken nazik davranmaya çalışın, puzzle'ın markasına göre değişiyor ama kopmalar silinmeler olabiliyor o yüzden oldukça nazik olmaya çalışın ve sert olmayan bir şeyle yayın mesela: sünger gibi.
biter sevinirsin sonra bitti diye boşluk olur üzülürsün.
öncelikle yapıştırıcı alarak başlanacak eylemdir. henüz almadan kafanda çeşitli düşünceler oluşur. ya bozulursa o kadar uğraştık ya bozulursa ya bozulursa. neyse o zaman bir süre daha masanın üzerinde dursun, hatta dur mutfak masasındaki örtüyü de üzerine örtelim birşey olmaz, dersin. sonra zamanla örtü orda diye yemekleri de puzzle üzerinde yani sanatsal ortamda yemeye başlarsın. ilk zamanlar puzzle yapıştırmayı heyecanla beklerken şimdilerde sadece yer yer şeffaf olan masa örtüsünden bakıp, hımm daha bozulmamış alırız bir ara yapıştırıcı diyebilen hale gelirsin. bugünün işini yarına bırakma.
bir türlü beceremediğim hede. bugüne kadar sayısız puzzle yapmış biri olarak o vıcık vıcık yapıştırıcılarla nasıl oluyor da puzzle sağlıklı bir şekilde yapıştırılabiliyor hala anlayabilmiş değilim.
puzzle ın tüm parçalarını yerleştirdikten sonra puzzle ı tersyüz edip arkasından koli bandı ile yapıştırıyorum ben. pek bir zahmetli oluyor ama. biri bana anlatsın lütfen kolay bir yolu varsa. yapıştırılmayı bekleyen kocaman bir puzzle duruyor odamın orta yerinde.
puzzle'ın yapiştiricisini kaybedince 1500 paçalik puzzle artik hayatinin bir parçasi haline gelir.masanin üzerinde bitmiş, yapiştirilmayi bekleyen bir puzzle altindaki kartonuyla; ben ne zaman benzerlerim gibi duvara asilacağim diye bakar sanki. sonunda, yengeden alinan puzzle'ı ters çevirip, arkasini koli bantiyla bantlayip, elde sallaya sallaya çerçeveciye götürme taktiği uygulanmaya karar verilir. ancak unutulan bir ayrinti vardir. o da yenge kişisinin acayip becerekli bir kiz olmasi ve benim o becerikliliğin onda birini bile almamiş olmam. sonuç ne oldu diye sorarsaniz kartonuyla birlikte puzzle i ters çavirmeye çalişirken bir anda kartonun altindan o 1500 parçanin yere düşme sesleri gelir. ve kartnonu kaldirdiğinizda puzzle kutudan ilk çiktiği halde bulunur. yani karman çorman...