kimisinin adamın sinir kat sayısını arttırdığı
yalnız algılama gücünü geliştirdiğini bildiğim
parçaları birleştirmeye çalışırken komaya girebileceğiniz türkçesi yap boz olan şey
eğlence midir, karın ağrısı mıdır.. resmine göre değişir. renoir' ın tablolarının puzzlelarını yapmak zaman ister, sabır ister, ister de ister... farklı fırça darbeleri sebebiyle tek parçaya bakınca tablonun hangi kısmı olduğu zor anlaşılır; işi gücü olmayanlara şiddetle önerilir.
ilk bakışta puzzle çok gereksiz bir girişim gibi gözükse de birçok faydası vardır. bir kere çok rahatlatıcıdır, insan günlük derdini tasasını unutur uygun parçanın peşine düşer. puzzle bitirildiğinde kişinin yaşadığı tamamlanmışlık ve tatmin olmuşluk duygusu da cabasıdır. sonrasında çerçevetilen puzzle duvara asılır, zevk ve gurur içinde seyredilir.
ne zaman yapmaya kalksam bir hevesle çerçevesini ve birazcıkta içini yaptıktan sonra bi kenara attığım genelde tablomsu oyuncaklar.ondan sonra da tek tek parçaları kayboluyor ve yapmak iyice imkansızlaşıyor.
en büyük sıkıntıyı bile unutturabilen ( sevene göre tabii ki), "isterse dünyalar yıkılsın ama ulan bu elimdeki parça nerenin" dedirtebilecek acayip kastırıcı ama bir o kadar da zeka geliştirici ve zevkli olay.
yaptıkça yaptıkça yapılan resme göre taktikler geliştiriyorsun, kendine hedefler seçiyorsun, şu kadar günde bitircem diyorsun, yapa yapa evde asacak yer kalmayınca eşe dosta, evleneceklerin evine hediye olarak yapmaya başlıyorsun; psikopatça birşey belki.
bir de tavsiyemdir; ravensburger markası tercih edilmemelidir. parçalar birbirini pek sıkı tutmadığı için sürekli bir dağılma hali baş gösteriyor ve yapıştırıldığında da tam bir bütünlük sağlanmıyor.
uzaylı galaksili olanlarda hadi dünyayı coğrafya bilgisiyle yaptık diyelim hepsi birbirine benzeyen yıldız faslında insanın algılaması malgılaması değil de el becerisi gelişir ki imalat hatası hükmü verilen hafif çapaklı kimi parçalar bigüzel tesviye edilir, yerine alıştırılır, yataklanır, sora da 'ordan mı çıktın hey yavrum bea ' denir. bu işler böyledir, zira ne samannan yolnan kaybedecek zaman vardır, ne de sinirlerimiz çeliktendir. uefa must be clever.
puzzle olayını bize ilk tanıtan yanılmıyorsam yıllar önce trt 1 kanalında yayınlanan hayat ağacı dizisindeki kyle oldu. her bölümde çözdüğü her olay için bir puzzle parçası yerleştirirdi.
yapımı kolay görünen ama zor olan bir hastalık. bitirdikçe birdaha yapmayacağım dedirten ama daha büyüğü alınarak tekrar tekrar yapılan bir uğraş. ben 9000 parçalık yaptım ama kimseye tavsiye etmem. çünkü koca bir yaz tatilimi yedi.
saatlerce hatta günlerce sergilenen uğraş ardından masanın bir köşesinde yapıştırılmayı bekleyen puzzle, yapan kişinin göz bebeği konumundadır. ancak gün gelip, o puzzle bir dengesizin el hareketiyle darma duman olduğunda cinayet kaçınılmaz olur. bir başka kazaya mahruz kalmaması dileğiyle tekrardan yapılır ve çerçevelenerek duvara asılır. ancak duvarda olduğu sürece verilen emeğin, atılan sinir çığlıklarının bir kıymeti kalmamıştır. artık o bilmem kaç bin parçalık puzzle, bir tablo gibi duvar süsü oluvermiştir. acınasıdır...
kesinlikle insanın kafasını boşaltmakla birlikte bir yandan rahatlatırken diğer yandan sinir kirizlerine sokabilen bir oyun. en güzel yanı, puzzle yaparken tek derdiniz elinizdeki parçanın nereye ait olduğunu bulmak olduğu için diğer tüm dünya dertlerinden sıyrılırsınız. depresif dönemlerde yapılması durumunda yeni bir şey meydana getirmenin heyecanı ile sürecin geçişi kolaylaşır. en kötü yanı ise, insanda takıntı haline gelebilmesidir. çok olmuştur, dakikalarca oturtamadığım bir parçanın yerini rüyamda gördüğüm. ve son olarak, asla inatlaşmamak lazım bir parçayla. bulamıyorsanız bırakın bir kenara, zamanı geldiğinde kendiliğinden yerini bulacaktır o zaten. diğer türlü yeni küfürler geliştirmenize yardımcı olur ancak.
puzzle yapan insanların genel olarak ortak özelliği ise, puzzle yapımına kimseyi karıştırmamalarıdır. aman ha dikkatli olun. yanlışlıkla izin almadan bir puzzle parçasına dokunmayın. yoksa hiç de hoşlanmayacağınız bir tepkiyle karşılaşabilirsiniz.
uzun lafın kısası, eğlenceli ve de zevkli bir uğraştır puzzle.
duruma göre ismi boz-yap da olabilir bu oyunun çünkü çocuklar için satılan ve bir a4 kağıdı boyutunda olan puzzlelar önceden yapılı olarak satılır. çocuğun bununla oynayabilmesi için önce bozması gerekir.
özellikle sınav döneminde insanın başından kalkmak istemediği ve zamanının çoğunu bu küçük parçaları bulmaya çalışmakla geçirdiği sabır isteyen bi parçası kaybolduğunda insanı sinir eden ama yine de güzel bi uğraştır.
şu sıralar sadece 1000 parçalık bir tanesiyle stres atmaktayım..aklında olanlara yardımcı olmak için eğer netten sipariş vermek isterlerse http://www.puzzledepo.com/ işlerini görecektir..gayet memnun eden bir sitedir sipariş verildikten 1 gün sonra puzzleınızı teslim ediyorlar..fiyatlarıda gayet uygun...ayrıca marka konusunda benim fikrim(aslında çoğu kişinin fikri) ravensburger ve educa'dır..bu markaların paketlerinin içinden kendi yapıştırıcıları da çıkmaktadır..ayrıca puzzledepo sitesinde,odasında fazla yeri olmayanlar için uygun fiyata puzzle halısı da satılmaktadır..
1000 ve üstü delirtir adamı, hele ki renklerin tonları birbirine çok yakınsa. bir hevesle başladığım fakat bitirmek için azap çektiğim, yine de sevdiğim uğraş. kafa da dağıtır. mis.
son günlerin eğlenceli aktivitesi.. ilk başlarda parçaları hemen bulmama rağmen kısa bir süre sonra tıkanmama, parçaları farklı farklı görmeme sebebiyet veren aktivite.. bir tutam sabır gerektirdiği kesin. zamanı geçirmesi ve kafa dağıtması ise en güzel yanı.
tabii herşeyin azı yarar çoğu zarar sözü puzzle içinde geçerli.. yoksa neden kısa süren uykumda parçaları birleştirdiğimi, puzzle ı bitirdiğimi göreyim.. hırs yapmamak lazım sanırım.. yine de o venedik manzarası tez zamanda bitirelecek ve odamdaki yerine asılacak..
bir önceki depresyonumda bir heves edindiğim uğraş. haddimi aşarak 1000 parçalık olanından hem de van gogh portresin almıştım, yapmaya başladığım zamanlarda ışığın yetersizliğini ve mekan darlığını kendime bahane ederek puzzlelı ortadan kaldırdım. sonraları tekrar heves ettiğimde daha çerçevesini bitirmeden parçalar temizlikçi ablanın kurbanı oldular. şu an tekrar depresyondayım, işsizim, uyuzum... tekrar puzzle almaya karar verdim, 500 parçalıktan almam gerekirken yine gaza gelip 1000 parçalık bir tane edindim. gelişmeler fena değil, 2 saat içerisinde tüm kenarlar bitti, tüm parçalar olması gerektiği gibi renk ve tonlarına ayrıldı, bu sefer başaracağım.
ayrıca markasına göre fiyatları çok değişiklik göstermektedir. puzzle halısı da güzel bir icat fakat fiyatı o kadar da güzel değil.
son günlerde bitirildikten sonra çerçeveletilip duvarları süsleyen ilginç tablolar.ayrıca sevgiliyle çekilmiş bir fotoğrafın puzzlenin yaptırılması güzel bir sevgililer günü hediyesi olabilir.