taksimde ağa camiinin arka sokağındaki bar. eğlenceli mekandır. özellikle cumartesi günleri çok kalabalık olur, canlı müzik olur, rock n roll, alternatif, grunge sevenler zevk alabilir.
taksimde bi dönem çok takıldığım fakat yaş itibaren artık kafamın kaldırmadığı mekan.. sürekli aynı insanların takıldığını farkedecek kadar çok takıldığım mekanlardan biri .. (biri de ben oluyorum)
o sarışın kızın çılgınca ve çok komik dans ettiği mekan..
19 haziran günü yapılan konserde, para almadan sahneye çıkan 3 grup monitörsüz, bozuk mikrofonlarla insanları mağdur etmemek için konseri sürdürdüler.. 3. grup olarak sahneye çıkan poster-iti grubu çalarken tam anlamıyla çöken ses sistemine dinleyicilerin ve poster-iti grubunun sinirlenmesi üzerine, kendi hata ve eksikliklerini kabul etmeyen pulp bar işletmecileri ve çalışanları, sahneden indikten sonra kendilerine bağıran poster-itinin bayan vokalistini ilk önce saçını çekerek yere fırlatmış, ardından da yere düşen bayan vokalisti tekmeleyerek yüzü kanar şekilde yarı baygın bir hale getirmişlerdir.aynı sırada,dinleyicilerden bir
tanesi olaya tepki gösterdiği için pulp bar işletmesinin adamları tarafından
bıçaklanmış ve pulp bar elemanlarının tanıdığı olduğu her halinden belli
olan bir tinerci tarafından cüzdanı çalınmıştır.arkadaşlarının halini gören
ve kendinden geçen konser dinleyicileri ve müzisyenler de olaya tepki
göstermiş,dinleyiciler ile pulp bar işletmesi arasında kavga çıkmış ve pulp
bar çalışanları kendi müşterilerine ve mekanında hiç bir ücret talep etmeden
çalan grup elemanlarına bar sandalyeleri fırlatmak sureti ile saldırmıştır...
esefle kınayarak protesto etmeye davet ediyorum...
charles bukowski'nin son romanının adı. boşvermişlik, serserilik, kafa rahat modu, hayatı sorgulama ve dalgaya alma, alkol ve kadınlarla ilgili bol bol bukowski tasvirleriyle bir dedektifin hayatını anlatan kitap. pulp ficton.
taksimde imam adnan sokakta bulunan güzel canlı performansların sergilendigi mekan
internet sitesi www.pulptayiz.biz/ üye olanlara da bilet indirimi uygulanan en azından görülesi mekan
· bence rüyalarımızı yine en iyi kendimiz yorumlayabiliriz. paranızı psikologlara kaptıracağınıza gidip at yarışı oynayın, sizin için daha hayırlı olur.
· henüz ölmemiştim, yalnızca hızlı bir çürüme içindeydim. kim değildi ki allahaşkına? hepimiz aynı dibi delik teknede kendimizi eğlendirmeye çalışıyorduk?
· iyi insanlar erken ölüyorlar diye geçirdim aklımdan...
· ya tüm hayatınızın ya da yalnızca o gününüzün içine edecek birileri mutlaka çıkar karşınıza.
· dünyadaki herkes boku yemiş durumdaydı aslında. yaptığı işten karlı çıkan kimse yoktu. yalnızca kazanç yanılsamaları vardı insanların elinde. hiçbirşey elde edemeyeceğimizi bile bile bi yerlere koşturup duruyorduk. günden güne hayatta kalmayı başarmak biricik amaç haline geliyordu.
· dünyanın büyük kısmı kafayı yemişti. geri kalanlar da öfke içinde yaşıyorlardı. ha bir de ne kaçık ne de öfkeli olmayıp, sadece salak olanlar vardı. hiç şansım yoktu yani. sadece oturup sonumun gelmesini bekliyordum.
· dünyanın haline bir baksana, hava kirliliği, cinayetler, zehirli sular, zehirli yiyecekler, nefret, umutsuzluk, herşey var. dünyadaki tek güzel şey hayvanlar. ama onların da soyunu tüketiyorsunuz. yakında evcil farelerden ve yarış atlarından başka hayvan kalmayacak. çok üzücü bir durum bu. senin sürekli içmene şaşırmamak lazım.
· genellikle yaşamın en güzel bölümleri hemen hiçbirşey yapmadığınız anlardır. vaktinizi tümüyle ense yaparak geçirirsiniz. herşeyin anlamsız olduğunu farkettiğiniz zaman, bunun ayrımına varmış olmanız yaşamınızı anlamsız olmaktan kurtarır aslında. ne demek istediğimi anlıyor musunuz? benimkisi iyimser bi kötümserlik.
· televizyon denilen bu orospu çocuğunu seyredip sıkıntını dağıtmaya çalıştığında yalnızca kendini kötü daha da kötü hissediyordun. bitip tükenmeden birbiri ardına anlamsız yüzler geçiyordu karşından. içlerinde birkaç tane ünlünün de bulunduğu sonsuz bir aptallar resmi geçidiydi televizyon. eğlence programları güldürmüyordu, dramalar da dördüncü sınıf şeylerdi.
· tanrım ne kadar sıkıcıydılar. tıpkı diğer insanların çoğu gibi. yeni, ilginç hiçbirşey kalmamıştı artık hayatta. herşey ruhsuz ve ölüydü. tıpkı filmler gibi.
· aslında çok küçük şeyler bile kendimi mutlu hissetmeme yetiyordu. ama bütün mesele, bu küçük şeyleri şu kocaman boktan dünyanın içinden bulup çıkarmaktı.
eskiden şu anki ekşi limonun olduğu yerdeydi sonradan yine aynı sokakta 5. kata taşındı. yeni yeri güzel, özellikle de sahnenin üstünü açmaları iyi olmuş. çıkan grubu yukardan izlemenin farkı başka oluyo. cumartesileri çıkan mat ve wade grupları cidden coşturmasını biliyo..
jarvis cocker ın pulp grubu için bir arkadaşım gay popu yakıştırmasını yapmıştı asla gay popu olarak tanımlanamayacak grup ya da yaşasın gay popu. özellikle different class adlı albümleri pulp grubunu bu günlere taşıyan albümdür. her şarkısı bir klip hak edecek kalitede bir albümdür. takdire şayandır beğenmeyenler şahsım tarafından zevksizlikle suçlanacaktır.
sahnenin arkasında ünlü müzisyenlerin fotoğraflarının olduğu mor-kırmızı ışıklandırmalı board'da roger waters, müslüm gürses ve jim morrison'un resimlerinin yan yana olduğu, barın yanındaki bölümde rahatça yayılabileceğiniz yumuşak koltukların bulunduğu, loş ışıklandırmasıyla ortamına mistik bir hava katmış, bira almak için bara gitmek zorunda olmadığınız, coşturucu parçaların grubu switch eşliğinde (pogo yaparak) hayatımın en güzel yılbaşılarından birini geçirdiğim mekan.
halen eski mekanını terk edip yeni faaliyet yerinde 2 katlı olarak hizmet vermeye devam eden orta sınıf barlar arasında rahat rahat başa oynayabilecek kapasitede bardır. tek sorunu kendini tekrar eden gruplardır. fakat bunu da takılan kitle olayı biraz fanboy luğa döktüğü için pek kırmak mümkün gözükmemektedir. bunun dışında sanırım profesyonelliğe ulaştı ve rock bar nüansını geçti diyebiliriz..
3 hafta içini izmir'de geçirip, aynı 3 hafta sonu pulp'a gitmiş yegane insan olduğum konusunda iddialıyım. alt tarafta canlı müzik olmadığı saatlerde üst katı da muhabbet etmek için hiç de fena değildir. kalabalıksa ve tepinen de bir insansanız sırılsıklam eve gitmeniz çok mümkündür. izmir'de daha iyileri var ama istanbul'da (daha iyi rock bar bilmediğimden) gidilmesi tavsiye edilebilecek mekan.
renk olsun diye bir gecede altı amatör gruba yer veren mekan. olayın boktan tarafı 'hadi hadi', 'çabuk çabuk' gibi baskılardan, çıkan grupların hiçbirinin adam akıllı şarkı söyleyemediği, kimi zaman burnu biraz havalara kalkan, kimi zaman çok eğlenceli olmayı başaran mekan.