|
|
- yunancada ruh,tin anlamına gelir.yunan mitolojisinde erosun sevgilisinin adıdır.
(bkz: psykhe)
- insanın iyiki arkadaşım dediği güzel insan.şaka kaldıran bünyesi çoğu zaman şaşırtır insanı. sakinliği de korkutur. işte şimdi patlayacak dedirtir. katlayıp katlayıp küçücük yaptığı gazeteyi kimse görmeden(bkz: işyeri) öyle güzel okur ki siz de denersiniz sonra ama yapamazsınız.uzmanlık ister çünkü.
burda da bizlesin neyseki.bir an korkmuştum valla ne yalan söyliyim bize katılmayacaksın diye.
- aslında psychenin mitosları roma mitolojisine dayanır. psyche eski bir roma kralının, üç kızının en küçüğüdür. o kadar güzeldir ki, güzelliğinden aşk ve güzellik tanrıçası venüs* bile endişe duymakta, onu çok kıskanmaktadır. bunun üzerine venüs oğlu amor*u, psyche'yi yaşayan en çirkin erkeğe aşık etmesi için görevlendirir. bu sırada da bu kadar güzel olması yüzünden, kimsenin evlenme teklif etmeye cesaret edemediği güzel kızın babası phoebusun* kehanetine danışır. phoebus ise psyche'nin eşinin acımasız bir canavar olacağını, kanatlı bir engerek yılanına benzeyeceğini ama kaderinin de o erkek olduğunu söyler. kehanete göre, eşinin onu beklediği yer de bellidir. bunu duyan psyche, kaderine lanet yağdırsa da, eli mahkum kendisine tarif edilen yere gider. burada karşısında son derece görkemli bir saray çıkar, fakat sarayda kendisinden başka kimse yoktur. gece olunca kocası saraya gelir ve psyche ile bir anlaşma yapar. her ne olursa olsun kocasını görmeye kalkışmayağına psyche söz verir. bunun üzerine kocası her gece karanlıkta saraya gelir, kesinlikle ışık yaktırmaz. sabah olunca da psyche uyanmadan yataktan kalkar gider sonraki geceye kadar da hiç görülmezmiş. günlerden bir gün kocası psyche'ye aralarındaki anlaşmayı bir kere daha hatırlatır. eğer bu söze sadık kalırsan, şu an beklediğin çocuk bir tanrı olacak diye söz verir(ee zaman farklı tabi kadın hamile olduğunu bile kocasından öğreniyor.)
fakat tüm gün koskoca sarayda yalnız başına olan psyche sıkılmaktadır. gene bir gün tek başına sıkılırken, kızkardeşlerinin sesini duyar. gerçekten kardeşleri sarayın yerini öğrenmiş ve onu ziyarate gelmişlerdir. kardeşleri zaten ezelden beri güzelliği nedeniyle kıskandıkları psyche'nin yaşadıklarını öğrenirler. daha önce onu hiç görmediğini söyleyince de, bak işte gerçekten bir canavar olmalı ki sana kendini göstermiyor kocan diyip, kızı o gece kocasını öldürmeye ikna ederler. o gece psyche eline bir kandil ve bıçak alarak kocasını öldürmeye gider. kandilin ışığında kocasunu gören psyche onun yakışıklılığı karşısında büyülenir. çünkü kocası, onu dünyanın en çirkin erkeğine aşık etmeye geldiğinde psyche'ye aşık olan amordur. ilk defa kocasunu karşısında gören psyche heyecanla psyche kandile hakim olamaz ve kandilden akan kızgın yağ amor'un omzuna düşüp onu yakar. uyanan amor annesinin emrini ve nasıl bu emri uygulayamayıp kendisine aşık olduğunu psycheye anlatır. ama psyche kocasının sözünü dinlemeyerek aralarındaki mutluluğu bozmuştur. bunun üzerine amor tedavi görmek için annesinin evine gider, psyche üzüntüden bayılır. kendine geldiğinde saray yok olmuştur. bunun üzerine psyche tüm dünyayı gezer ve kocasını arar ama nafile. tüm tanrıçalara yalvardıysa da, venüs'ten korkularından kimse ona yardım etmez. kocasının anlattıklarını hatırlayan psyche son çare olarak venüse gider ve ondan yardım ister. venüs de psyche'yi hizmetçi olarak yanına alır ama ilk başarısızlığında onu kovacağını söyler. ilk görevi bir gün içinde koskocaman bir tahıl yığını türlerine göre ayırmasıdır. cinderella misali, ormandan karıncalar kendisine yardıma gelir ve arpa,, buğday, mercimek gibi tüm tahılları bir günde birbirinden ayırır. bunun üzerine venüs, kıza ölüler ülkesi* kraliçesine** götürülmek üzere bir kutu verir ve kraliçeye söylemek üzere şu sözleri ezberletir:
"sahibim venüs, güzelliğinizin bir miktarını ona göndermenizi rica ediyor. çünkü kendisi oğlunun bakımını yaparken kendi güzelliğinin bir kısmını kaybetmiş."
ölüler ülkesine gideceğini duyunca psyche, sonunun geldiğini anlar. yolu bile tam olarak bilmeyen psyche, endişeyle yola çıkar. bir kulenin yanından geçerken ölüler ülkesinin girişinin nerede olduğunu açıklayan bir ses duyar. bunun üzerine koreye ulaşır ve söylenenleri tekrarlar. bunun üzerine kore kutuyu alır ve doldurup kıza geri verir ama ne olursa olsun kutuyu açmamasını söyler. her ne kadar psyche çok güzel olsa da, kutu içinde kendisini daha da güzelleştirebilecek bir şey olduğuna inandığından kutuyu açar içinde bir şey göremez. çünkü kutu sadece ölümle doludur. genç kızın üstüne bir bitkinlik çöker ve orada derin bir uykuya dalar.
bu sırada amor iyileşmiştir. sonunda kendisini toparlar ve annesinin yanından ayrılır. önce karısının yanına giderek oklarından birini ona batırarak karısını hayata döndürür. sonra bir güzel merakı yüzünden başına gelen iki olaydan dolayı karısını azarlar. ardından da jüpitere giderek resmen evlenmeleri için izin ister. bunun üzerine venüs de insafa gelir ve merküre kızı ölüler ülkesinden olimposa getirmesini ister. psyche burada ölümsüzlük kazanır ve evlenerek sonsuza kadar mutlu yaşarlar.
- kelebek ve ruh demektir yunancada. çoğu kez ruh ölümden sonra bedeni terk eden bir kelebek olarak gösterilmiştir. yüzyıllar içinde psykhe coşku duygular ve ıstıraplarla arınan, en sonunda da aşk içinde ebedi bir mutluluğa erişen insan ruhunun simgesi olmuştur.
(troke, 08.06.2006 12:09 ~ 31.07.2007 23:59)
- (bkz: cupid)
|