beyindeki sinir ileticilerin (nöro trasmiterlerin) miktarı doğulu batılı ayrımı dinlemediğine göre bazı evrensel tespitler içermesi şaşırtmayan kavram.
doğulu da depresyona girer, merak etmeyin. toplumun, depresyonda olma hâline verdiği ismin ve takındığı tavrın farklı olması depresyonu ortadan kaldırmaz.
eğer illâ doğulu batılı ayrımını vurgulamak istersek belki tanıdan (teşhis) sonraki sağaltım (tedavi) aşamasına lâf edebiliriz. doğulu, depresyondaki insanı kendi haline bırakıp bunu doğal bir hâl olarak tanımlar. batılı ise depresyonu normalden sapma olarak görür ve ortadan kaldırmayı hedefler. ama yine mesele doğu-batı ayrımında değil. toplumun neyi normal neyi anormal olarak gördüğünün ayrımında. coğrafyaya gerek kalmadan sadece zamanı ileri geri alarak bile aynı toplumdaki normal anlayışının dolayısıyla da psikolojik rahatsızlık olarak tanımlanan durumların değiştiğini görebiliriz. çağımızın hastalığı depresyon, diyoruz çünkü batılı yaşayış tarzının hiç de hoşlanmadığı bir durum depresyon; bugün için bir hastalık. 1900'lerin başında da isteri (
hysteria) çağın hastalığı idi. hem o dönemin normal anlayışından hem de toplumsal baskılardan dolayı.