tatlı sevimli bir o kadar da zeki samimi yeşil çay meyve çayı temsilcisi..beyaz türk diye söylentiler yayılıyor..şivesinden midir nedir... bilemiyorum bütünüyle kuşkudayım...
geçenlerde iki giri yolladım kendisine oku bunları dedim,bak neler yazmışım dedim..bunlarınn artılanması gerekiyor diye de ekledim..yanlış anlamış beni.tutmuş artılamış girileri.sinirli biriyimdir;kızdım tabi.hemen hesap sormak üzere kendisinden,olanca hızımla fırladım.açtım mesajları..
gördüğüm manzara karşısında irkildim:provezza nicki olanca sevecenliğiyle karşımda duruyordu.ilk defa belki de bir daha olmayacak kadar hızlı bir şekilde kendisine olan kızgınlığımın silinip gittiğini yerini utanç duygusuna bırakan bir öfkenin hızla bedenimden ayrıldığını hissettim..
provezzaydı bu.
kendisini anlatırken keskin köşeli bütün kelimelerin terkedilmesi gerekecek kişiydi.nasıl desem,kendisini anlatacak kelimelerin onu anlatırken yetersiz kalma durumu durumu;çaresizce,metne takılı sembollerden ibaret olma durumu var.o yüzden bu yazı "bir provezzayı anlatmaya çalışmak denemesi" bile olamaz..deniyorum ama olmayacak böyle.daha çok veri daha çok bilgi lazım,onu daha çok tanımak lazım velhasıl..
not:provezza eğer böyle biri değilsen numaradan yapıyorsan bu kadar sevimliliği,şirinliği küserim bak.*
nezaketi, tatlılığı, converseleriyle çelişkili fakir gönlü, ve de barok kızlara öykünen minik yüreği, yağmurun altında titreyen minik bir serçe yavrusu, tipik bir kardelen çığlığı* (delirdim, duramıyorum biri beni durdursun)..
sıcakkanlı nesildaş, canayakın meslektaş adayım. egenin incisi, nicki gibi fırtına olup esecek dış ticaret olayında kısa süre içinde.
hakkında "yok öyle bir şirinliği felân, abartmayın" demeden edemeyeceğim dosttur. abartmayın diyorum, yaş ağaca bu kadar yüklemeyin diyorum, değil yeşil rengi solar gider, boynu bükülür diyorum.
seitkaliyev tutkunu olduğumu bilen one more cup of coffee kod adlı incelikli hayta sayesinde tanıştırıldığım ve arşivinde bulunan seitkaliyev'e ait parçaları sömürmeme engel olmaktan kurtulamayan çok cici sözlük yazarlarımızdan. buradan kendisine teşekkür eder, sevgilerimi iletirim.
bana gönderdiği şarkılar ve saolsun o güzel sohbetiyle bütün sinirimi almıştır. müzik zevkine hayran oldum diyebilirim, iki daka içerisinde sıkıldığım ortamdan hemen sana bu şarkı iyi gelir dedi gönderdi, cidden de iyi geldi. burdan sevgilerimi, saygılarımı ve teşekkürlerimi gönderip selam ediyorum.
last fm'de komşularımda yer aldığı için tesadüfen last fm sayfasına baktığım, itü sözlük grubuna üye olduğunu görüp nickini bulduğum, girilerini okuduğum ve bütün bunların sonucunda ben olduğuna karar verdiğim yazar. ya da ben oyum. bilemiyorum. bildiğim şey iki insanın bu derece aynı şeyleri dinleyip, aynı şeyleri okumasının ve aynı şeyleri düşünmesinin imkansız olduğu.
kendisine buradan en kısa zamanda birlikte psikiyatra gitmeyi teklif ediyorum. evet şizofreninin kesin tedavisi yokmuş ama, denemekte yarar var.
kendisi verdiğim fikri beğenmemiş yazardır. kendisinin haftaya finali varmış. çalışmanın ne kadar zor geldiği hakkında bilgiler vermesede aman da aman diyerek anlamadığım bir çıkmaza sürüklemiştir beni. neyse arkadaşım ben verdiğim fikrin arkasındayım, he kafana yatar gerçekleştirirsen fikri veren olarak fifty fifty diyorum ve bende tatil istiyorum o kadar.*