zombie ile birlikte beğendiğim iki the cranberries şarkısından biri.
you better believe i’m coming
you better believe what i say
you better hold on to your promises
because you bet, you’ll get what you deserve
she’s going to leave him over
she’s gonna take her love away
so much for you eternal wows, well
it does not matter anyway
why can’t you stay here a while
stay here a while
stay with me
oh, all the promises we made
all the meaningless and empty words
i prayed, prayed, prayed
oh, all the promises we broke
all the meaningless and empty words
i spoke, spoke, spoke
what of all the things that you've taught me
what of all the things that you’d say
what of all your prophetic preaching
you’re just throwing it all away
maybe we should burn the house down
have ourselves another fight
leave the cobwebs in the closet
cos tearing them out is just not right
megadethin the world needs a hero albümünde bulunan bir ballad. o albümün en tadından yenmeyecek şarkılarından biri. hüzün kokar. megadeth'in keman kullandığı nadir (belki de tek) şarkılardan. sözleri:
two hearts that shouldn’t
talk to each other become close
in a town much like a prison cell
people speak our names
on the street in hushed tones
oh the stories they’d tell
if anyone would listen
you come from a town where
people don’t bother saying hello
unless somebody’s born or dies
and i come from a place where they
drag your hopes through the mud
because their own dreams are all dying
and when we walk down the street
the wind sings our name in rebel songs
the sounds of the night should make us anxious
but it’s much to late when the fear is gone
i will meet you in the next life, i promise you
where we can be together, i promise you
i will wait till then in heaven, i promise you
i promise, i promise
there’s so many fighting
to get past the pearly gates
but nobody ever wants to die or get saved
their intentions aren’t that good
and i can smell the asphalt
that’s their personal road to hell being paved
and when we walk down the street
the wind sings our name in rebel songs
but it’s much to late when the fear is gone
i will meet you in the next life, i promise you
where we can be together, i promise you
i will wait till then in heaven, i promise you
i promise, i promise
i will meet you in the next life, i promise you
where we can be together, i promise you
i will wait till then in heaven, i promise you
i promise, i promise
ankara kadın filmleri festivalinde izleme şansı bulduğum türkçeye vaatler olarak çevrilmiş belgesel-film. israilli ve filistinli çocukların gözünden yaşanan olayları konu almıştır. çocukların yaşadıklarından dolayı, küçücük yaşlarına rağmen olaylara getirdiği yorumlar izlenmeye değerdir.
bir de filistinli bir çocuğun, amerikalı sandığı, belgeseli hazırlayan muhabirin yahudi olduğunu öğrendiğindeki yüz ifadesi de görülmelidir mutlaka. şaşkınlığı, hayır mümkün değil sen amerikalısın demesi...
sevmiştir çünkü amerikalı adamı. yahudiyi sevebilir mi?
sonuçta çocuk çocuktur ama ve en sonunda zarzor da olsa ortak bir dil bulurlar iki tarafın çocukları: oyun. babaları savaşıyor hatta birbirlerini öldürüyor diye kin tutan çocuklar, aslında arkadaş olmanın okadar da zor olmadığını görür.
tabi bir de, israilli çocukların varlık içinde yaşamalarının yanında filistinli çocukların sefaleti de gözler önündedir.
okullarda megadeth e başlangıç olarak okutulması uygun görülmüş parçadır.kemanıydı falandı filandı derken vay be megadeth öle dan dun müzik yapmıyomuş dedirtir.ondan sonra gelsin holy wars,symphony of destruction...
bölümlere ayrılamayacak kadar güzel bir şarkıdır. her saniyesi ayrı bir güzel ayrı bir tattır. playlistte repeat track tuşunu işaretleyesi gelir insanın dinlerken
eric clapton’ın 70 li yılların başında solo kariyerine başladıktan sonra 1978’de çıkardığı single'ı. müzik kariyerinin ilk yıllarını aratmayan, cream ve derek and the dominos’ta yaptığı türden, country ve blues tonları karışımı bir şarkıdır. backless albümünde de yer almıştır.
ı don't care if you never come home
ı don't mind if you just keep on rowin' away on a distant sea
'cause ı don't love you and you don't love me
you cause a commotion when you come to town
you give 'em a smile and they melt
and your lovers and friends is all good and fine
but ı don't like yours and you don't like mine
ı don't care what you do at night
oh, oh, ı don't care how you get your delite
we'll leave it alone and just let it be
"cause ı don't love you and you don't love me
ı got a problem ... can you relate?
ı got a woman callin' love hate
we made a vow we'd always be friends
how could we know that promises end?
ı tried to love for years upon years
you refuse to take me for real
ıt's time you saw what ı want you to see
ı'd still love you if you'd just love me
ı got a problem ... can you relate?
ı got a woman callin' love hate
we made a vow we'd always be friends
how could we know that promises end?
adagionun dinlenilesi,hüzünlenilesi,kendinden geçilesi,eşliğinde ağlanılası şarkısı..2003 çıkışlı underworld albümünün 6. şarkısıdır...siddetle önerilir dinlemeniz.(bkz: damar)
sözleri de şu işte;
ı've been waiting so long,
to see the moon rising by your side,
how many days, since you're gone
ı've cried so many times,
but ı've spent so many hours to hide,
the tears ı had in my mind
when will ı see you again,
give me a last chance to make
love, with you forever and ever again,
ı miss you,
ı can't feel pain anymore,
ı'm just lost in a world of sorrow,
but ı will wait the hour
to set your heart on fire
mountains of ice i will cross
fountains of gold ı will find,
to give you some presents,
as precious as you
ın endlessly ı will shout,
your name in the silence of night,
to exorcise my thoughts, as a prayer
when will ı see you again,
give me a last chance to make
love, with you forever and ever again,
ı love you,
ı can't feel pain anymore,
ı'm just lost in a world of sorrow,
but ı will wait the hour
to set your heart on fire
alın bu da türkçe sözleri ( kibarlıkta sınır tanımıyorum )
inansan iyi olur geliyorum
söylediğime inansan daha iyi
sözünde dursan iyi olur
çünkü elbette hakkettiğini alacaksın
onu es geçecek
aşkını alıp götürecek
senin sonsuz yeminlerinden bıktım, evet
önemli değil zaten
niçin kalamazsın
burada kısa bir süre
burada kısa bir süre kal
benimle kal
oh oh oh oh oh oh
verdiğimiz bütün sözler
verdiğimiz sözler
tutmadığım bütün anlamsız ve boş sözler
tutmadığım tutmadığım
oh oh oh oh oh
tutmadığımız bütün sözler
tutmadığımız sözler
konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler
konuştuğum konuştuuuuğum
bana öğrettiğin bütün şeylerden ne haber
söyleyeceğin bütün şeyler neye yarar
kehanete ait bütün öğütlerinden bana ne
sadece hepsini fırlatıp atıyıorsun
belki evi tamamıyle yakmalıyız
bşr kavga daha edip
örümcek ağlarını dolapta bırak
çünkü onları yırtmak doğru değil
niçin kalamazsın
burada kısa bir süre
burada kısa bir süre kal
benimle kal
oh oh oh oh oh oh
verdiğimiz bütün sözler
verdiğimiz sözler
dua ettiğim tüm anlamsız ve boş sözler
dua ettiğim duaaaa ettiğim
oh oh oh oh oh
tutmadığımız bütün sözler
tutmadığımız sözler
konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler konuştuğum konuştuuuuğum
oh oh oh oh oh
verdiğimiz bütün sözler
verdiğimiz sözler
dua ettiğim bütün anlamsız ve boş sözler
dua ettiğim duaaaa ettiğim
oh oh oh oh oh
tutmadığımız bütün sözler
tutmadığımız sözler
konuştuğum bütün anlamsız ve boş sözler
konuştuğum konuştuuuuğum
al pitrelli'nin megadeth'e en büyük armağanlarından biridir. a tout le monde'den sonra megadeth'in en iyi balladı ayrıca yaylı çalgılarla "metal"in bir araya gelince ne kadar tehlikeli olduğunu gösteren bir baş yapıttır. şu an şarkıyı loopa almış olmanın da etkisiyle "baş yapıt" olarak nitelendirmek abartı olarak gelmiyor. ayrıca bu şarkının akustik versiyonu vardır, onu da bir yerlerden bulup dinlemek lazım. albümlerde yok ama konser kayıtlarında bulunabilir.
şarkı hakkında biraz daha bilgi vermek gerekirse;
mutlu bir günde mp3 playerda denk geldiğinde apar topar geçilen, "dinlersem sıçabilirim" moduna sokan, hatta shuffle'ın art niyetini sorgulatan bir şarkıdır. introsu zaten şarkının geldiğini belli eder. doomvari girişi vardır. bir anda şarkının sözleri film şeriti gibi gözünüzün önünden geçer. mustaine "two hearts..." şeklinde ilk cümleye başlayana kadar bu şarkıyı geçtiniz geçtiniz. geçmediyseniz ske ske sonuna kadar dinlersiniz. kafanızda hikayeler dolanır, geçmiş, gelecek, şimdiki zaman. verdiğiniz sözler, size verilen sözler. "the wind sings our name in rebel songs but its much to late when the fear is gone" der ve nakarata geçer. bağıra çağıra söylemek istersiniz. genelde bu pek mümkün olmaz. içinizden bağırırsınız. nasıl olduğunu tam bilemiyorum ama bu şarkıyı sessizce ama bağırarak söylemek mümkündür.
ayrıca bu şarkının sonundaki al pitrelli solosu çok güzel ama bu şarkının havasına uymadığını düşünüyorum. hani böyle solo akıp gitmez ya, öyle işte. daha etkileyici, daha vurucu yani daha yumuşak bir solo olabilirmiş. olamamış. ne yapalım. böyle de güzel.