belki ilginizi çeker
  1. · dil dostu programcı
  2. · türkçe programlama dili olamaz
  3. · programlama dilleri türkçe olsa olabilecekler
  4. · t programlama dili
  5. · türkçe web tasarım dili
  6. · dil dostu programcı
gündem
  1. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  2. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  3. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  4. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  5. · öğretmenler günü
  6. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  7. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  8. · roberto carlos
  9. · erdil yaşaroğlu

programlama dilleri türkçe olsa olabilecekler  

 sayfa  / 2
  1. dil dostu programcılarımız olurdu.
    (creepingdeath, 25.01.2005 13:32)
  2. assembly'de şunlarla karşılaşmak da doğal olabilirdi:

    kst (karşılaştır ?)
    tas (taşı ? )
    eez (eğer eşitse zıpla)
    edz (eşit değilse zıpla)
    al (pop'un karşılığı belki)
    ıt (push'un karşılığı)

    register yerine herhalde kütük, sicil, yazmaç gibi garip sözcükler kullanılacaktı.
    eax, ebx ... yerine ne kullanılırdı bilmiyorum, x yerine yumuşak g koyardık herhalde.
    gağ (genişletilmiş a yumuşak g yazmacı)
    flag yerine bayrak, pointer yerine işaretçi (bu doğru ama), stack yerine yığın, word yerine kelime, mmx yerine çog (çoklu ortam genişletmeleri) gibi kullanışsız tanımlar olması kaçınılmazdı.
    (raiser, 25.01.2005 14:46 ~ 14:50)
  3. 4-5 sene önce gittiğim asp kursunda bir hocamız vardı visual basic öğretmeye çalışan onun dediğine göre türkçe bir programlama dili geliştirilmiş. ancak o zamanlar daha deneme aşamasındaydı.şimdi ne durumda bilmiyorum. ama olsa fena mı olurdu? bence hayır. çok da iyi bir şey olurdu. en azından bad english bile bilmeyen bünyelerin programlama işine eğilmesine olanak tanınabilirdi. unutulmamalıdır ki; japonların o kadar karmaşık dilleri olmasına rağmen, kendi dillerine uygun pc alt yapıları vardır. sözün özü, türkçe bir programlama dili olsa, ne iyi olurdu. bundan başka da bir şey olmazdı.
    (bkz: madem türksün göster ürksün)
    (fempusay, 25.01.2005 15:00 ~ 15:04)
  4. ya programlama dili ha ingilizce olmuş ha türkçe... aradaki o komutun hangi dilde olduğunun önemi yok. bilgisayar din, dil, ırk ayrımı yapmayı becerecek kadar akıllanmadı daha... bilgisayar için o komutları türkçeye de çinceye de çavirsen aynı. önemli olan işlevi.

    (bkz: itü sözlük style development kit)
    (bkz: welcome 2005 new year party)
    (bkz: welcome 2005 new year party organization team)
    (bkz: programlama dilleri ingilizce olsa olabilecekler)
    (bkz: türkçe küfretmek içindir)
    (bkz: türkçe geyik içindir)
    (azwepsa, 25.01.2005 15:06)
  5. (azwepsa, 25.01.2005 15:22)
  6. kanımca her aleti en iyi, onu icad eden ya da en uygun haline geliştiren kişi/topluluk/millet/ülke... kullanır ve idare eder. çünkü onu kendi özelliklerine uygun bir biçimde tasarlayacağından en uyumlu kendisi kullanır ve idare eder.

    örnek verirsek; nasıl ki tankı şu an en iyi almanlar yapıyorsa bu işte bir mesele var diye düşünmek gerekir keza tamamen alman milletinin kafa yapısına uygun bir makine olduğu bilinmektedir.

    tabi icad sırasında eğer işin içine dil girerse doğal olarak yine aynı kural işler. bilgisayar denen bu yarıiletken ve sinyaller bütünü alet ingiliz dilini kullanan insanlarca üretildiği ve kavramları yine ingiliz dilinin esaslarına uygun bir biçimde oluşturulduğu için en iyi ingilizce kavramlarla idare edilebilir. tabi burada japon örneğini unutmamak gerekir. keza adamlar olayı gayet iyi çözümlemiştir. anlarken japoncaya uygun anlatımlar geliştirmişler ama yine kodlarken ingilizce kodlamışlardır. eğitimlerinde bilgisayar ile ilgili tüm terimler latin harf kullanan bildiğimiz ingilizcedir. ama kendi aralarında japonca öğrenip ingilizceye dönüşümü yapmışlardır sonuçta. ben "made in japan" yazısını görürüm hep, onların değişik harfli yazılarını değil. tabi ki burada elektronik ve bilgisayar konusu çok özel bir yerdedir. tutup da makine'yi almanca öğrenmemiz aptallıktır.

    eğitim sırasında, program içerisinde ne yaptığımızı anlamak için for yerine döngü diye anlatmak gerekir ama nasıl olur da türkçe programlama dili kullanılır? bu dünyayı dışlamak ya da kendini dışlamak değil midir. bu durumda biyolojideki terimleri de değiştirmemiz gerekir zira bu mümkün değildir. italyan doktorlar da o "hedelinyus hödünyus" tarzı salak isimleri kullanarak çalışırlar. ama adamlar yine italyandır. italyanca işlerini kurarlar, eğitimlerini yaparlar, her şeyi italyanca öğrenirler. ince çizgi dikkat çekmiştir. italyanca eğitim yaparlar, latince doktorluk yaparlık. meslekte, bilimde o işi en iyi tanımlayan dil kullanılır. türkçe kanımca mükemmeldir. belki de biz icad etseydik daha kolay ve etkili programlama dilleri üretebilirdik. ama daha bios denen ("basic input output system" doğru değil mi? ehehe) adı üstüne en temel emirler dizisi bile ingilizceyken üzerine türkçe (yahut ingilizce'den başka bir dilde) düzenek kurmak gayet saçmadır. çünkü temelsizdir. tutarsızlık yaratacaktır.

    mantıklı olmak gerekir bu işlerde. türkçe kesinlikle harikadır ama her iş onu en iyi tanımlayan dille yapılır. ingilizce olarak sıfırdan kurulmuş ve tüm özelliklerini bu işin şampiyonlarından olarak görülen japonlar bile ingilizce yapıyorsa yeniden düşünmek gerekir. bu, dilini ezmek ya da küçük görmek değildir. hatta korumaktır. ya türkçe programlama dili yapsak ama bütün uyumsuzluklardan dolayı çökse. hadi bakalım o zaman türkçe programlamanız yalanmış denir. hem mevcut programlama dillerinin yazım şekli bile ingilizceye uygundur. yani for (hede hödö;x=falan;) derken bile ingilizce dilbilgisi kullanırız.

    türkçe mükemmeldir ama programlama ingilizce icad edilmiştir.
    (hell guardian, 25.01.2005 15:58)
  7. daha derinlemesine olarak türkçe programlama dilleri için ısrarla arayınız;
    (bkz: tupol)-->(ekşi sözlük)
    (bkz: basit)-->(ekşi sözlük)
    bir de ppd (pozitif programlama dili) diye bir dil varmış basic yerine önerilen. çok karmaşık bir şey değilmiş ama yine de izlemeye değer. http://www.kilavuz.net/...
    bakın işte hiç bir şey olmuyormuş. adamlar yapmış. ha oldu mu? performans nasıl? felan gibi eleştirileri bir tarafta tutuyorum.
    (fempusay, 25.01.2005 16:18 ~ 16:19)
  8. (fempusay, 25.01.2005 17:11)
  9. sözdizim hatası:

    ki bağlacı ayrı yazılır!
    (whopper, 31.01.2005 12:13 ~ 12:16)
  10. (raiser, 31.01.2005 18:12)
  11. olayı dar bir çerçeve içinde düşündüğünüzde komik ve gereksiz gelebilecek, ancak at gözlüklerini çıkarınca o geniş perspektifin neleri yansıttığını görerek kendi çöplüğünde öten horozun saygısızca, aşağılayarak bahsettiği konu hakkında yaptığı yorumların saçmalıktan öte hakarete varan sözlerini yedirebilecek olgu. dilin önemini kavrayamamış, karşılık verecek insanları önceden sindirecek konu hakkındaki diğer yorumlarıyla herşeyi bilen bir adamın herşeyi bildiği için bunu da bildiğini varsayarak yaptığı yorumlar silsilesi.

    (bkz: bura benim mekanım ulan, dağılın!!!)
    (cabbar, 31.01.2005 20:08)
  12. bilişim dünyasının at gözlüklerini sıkı sıkıya taktığı, geniş perspektifi görebilen dışarıdan muhteşem insanlarınsa tüm isteklere rağmen at gözlüklerinin ortadan kalkması için çaba göstermeye meylli olmadıkları, sadece ait oldukları toplumun bitmez özelliği "değerimin eksiğini öne sürdün, karşı argümanım da yok ama olsun saldırayım ben bir" mantığını gütmeye devam ettikleri konu diyebiliriz. bu zihniyetin eseri olarak onlarca toplumsal yalanı sindirmiş insanımdan tutup haksızsak bile "böyle diyorsun ama gerçek böyle" demesini, zihinlerimizi ampül gibi parlatmasını beklerdim. fakat salt "saldırıyorsun sen, perspektifi görmüyorsun" içerikli cümlelerin onlarcasını her gün gören biri olarak sadece güler geçerim. hala birinin çıkıp da aynı tarzda yanlış da olsa örnekler, fikirler sunup tartışmaya bir ucundan girmesini isterim. o zaman dünya daha muhteşem bir yer olur, savaşlar biter, hem tartışmayı da öğreniriz bahaneyle.

    sindirme konusu ise çok daha garip. eğer faşist bir şekilde fikirlerimizi empoze etme gereği duysaydık bunu sözlükte değil http://www.turkceprogramlamakandirmacasi.com gibi bir site açarak yapardık. zaten bu url formatı da oldukça tanıdık gelmiştir. eğer "kendi çöplüğünde yazıyor o halde haklıdır" gibi bir zihniyet varsa zaten utanırım, gider bob marley için "türk sanat müziği sanatçısı, hicaz makamında önemli eserler vermiştir" yazar, buraya girdiğim yalan yanlış bilginin bir şekilde doğru haline transform edilmediğini ispatlardım. kaldı ki üç beş kişinin fikri yapısında yapabileceğim müdahaleler şahsımı zerre ilgilendirmiyor. ben burda yazılanları akıl süzgecinden bir kere daha geçirebilecek, dogmatizmi hayatının bir numaralı dayanağı almamış insanlara hitap etmek istiyorum. aksini düşünenler lütfen beni okumasınlar, wondrousizm gibi bir düşünce akımı da yaratmasınlar. kendileriyle ilgim olmadığını kamuoyuna beyan ederim hemen.
    (wondrous, 31.01.2005 20:39)
  13. hali hazırda kullanılan programlama dilleri ingilizce olduğundan, kod yazanlar kendi aralarında arada bir " türkçe olsaydı ne olurdu? nasıl olurdu?" gibi konuları geyik malzemesi yaparak gülüşürler. çünkü gerçekten komik olur. fakat komik olmasının, daha doğrusu kulağımıza komik gelmesinin sebebi alışık olmadığımızdandır. eğer vakti zamanında yeterince palazlanıp, ekonomiyi kuvvetli tutup teknolojik atılımları türkler olarak diğer milletlerden daha önce gerçekleştirebilseydik programlama dilleri türkçe olurdu. keza önce ispanyollar gerçekleştirseydi ispanyolca olurdu. çini düşünmek bile istemiyorum.

    programlama dilleri türkçe olsa olabilecekler kulağa komik gelmektedir, evet. bunun nedeni de türkçe olmamasıdır, o kadar. ilerde zaten birileri türkçe versiyonlarını yapacaktır
    (mavio, 04.02.2005 15:09 ~ 29.03.2005 12:43)
  14. öncesinde birçoklarınının türkçe web tasarımı yapabilmek için türkçe öğrenmesini gerektirecek olgudur. ama biz türküz la, nedecen türkçe web tasarımını, gelsin 2 milyonluk cd'de 700 dolarlık crack'li dreamweaver.
    (lightblue, 20.06.2005 17:43)
  15. <bismillahirrahmanirrahim>
    <tvtd>
    <kafa>

    <kafa kağıdı>türkçe</kafa kağıdı>


    <sitil mitil="yazı/kfs">
    <--
    ------------------------------------------------
    türkçe tasarım dili olur mu
    isim: 00,7
    hazırlayıp sunan: close2death
    url: http://sozlugunebesi.biz
    tarih: enteresan zamanlar
    ------------------------------------------------ */-->


    beden {
    fonmüziği:#000;
    boşluk:0;
    vatka:40px 20px;
    şekil:ğ-küçük "karahisar ms",komik şans,verbana,şans-lısın şerife;
    yazı-ortam:ortayol;
    renk:#ööö;
    şekil-ebat/* */:/**/küçük;
    şekil-ebat: /**/küççücük;
    }
    möö:zincir {
    renk:#31ad;
    yazı-dekorasyon:şekilde gözümüz yok;
    }
    möö:gelengiden {
    renk:#69a;
    yazı-dekorasyon:şekilde gözümüz yok;
    }
    möö:havıratraksyon {
    renk:#91ğ;
    yazı-dekorasyon:çizikaltı;
    }
    möö resim {
    hudut-genişliği:0;
    }


    </sitil>



    </kafa>

    <şekil surat=hayvansal ms ebat=3 renk=yeşilimtrakımsı>oluyor muymuş</şekil><blok ah="kafacı">

    <!-- başla #ahkam -->

    olmuyormuş..

    <!-- bitir #ahkam -->

    <zincir çızgılı="http://www.itusozluk.com" bilgi="itü sözlük'e gider" tıkladığıan="alarm('arkadaşım hoş olmayan şeylerle uğraşıyorsun.')" hedef="_yenipencere">itü sözlük</zincir>

    </blok>
    </şekil>
    </bismillahirrahmanirrahim>
    </ttd>
    </kafa>

    (uğraşamadım öyle)
    ps: bu giriyi o başlıktan o başlığa seferi gibi taşımaktan yoruldum,burda kalacaktır artık)
    (close2death, 20.06.2005 17:53)
  16. <bismillahirrahmanirrahim>
    <tvtd>
    <baş>
    <kafa kağıdı>itü sözlük magazin servisi</kafa kağıdı>

    <zincir sörç="şekilşablonfalan" tip="yazı/hahah" hedef="herzamanki.hahah">


    </baş>
    <beden renk="#333333" yazı="ececec" zincir="f76b08" aktifzincir="ffffff" tıklananzincir="ececec" arkamekan="resimler/am.rsm" amerör="karışık">

    <merkez>
    <masa hudut=0 genişlik=600 pksboşluk=0 hücrepksboşluk=0>




    <!--- aha menü başlıyor --->

    <masa hudut=0 pksboşluk=1 hücrepksboşluk=1 mekanrenk="666666" genişlik=600><tr><td>


    <oh><a hedef="ebe.tvtd"> <şekil surat="verbana" ebat="1" renk="portakal"> sözlüğün ebesi hakkında her şey</a></oh>
    <oh><rsm aha="resimler/ebe.rsm" genişlik=8></oh>
    <oh><a hedef="dedikodu.tvtd"><şekil surat="verbana" ebat="1" renk="portakal">son dedikodular</a></oh>

    </tr></masa>

    </oh></tr></masa>



    <!--- aha menü bitti --->


    <!--- fotoğraf ve olay--->


    <masa hudut=0 tks=0 oyoyoy=0>
    <tr>
    <td haninerde=ortada>


    <rsm nrd="resimler/olayolayolay.rsm"></td></tr>

    <tr>
    <td haninerede=ortada arkarenk="333333"><şekil surat=verbana ebat=1>ünlü sözlük yazarı xxx'i cafe klan'dan çıkarken görüyoruz.objektiflere yakalanmamak için büyük çaba sarfeden xxx,bu çabasında muaffak olamamıştır.</td></tr></masa>


    <!--- fotoğraf ve olay bitti --->

    <!--- ama olay da bitti --->

    </masa>


    </merkez>
    </bismillahirrahmanirrahim>
    </vücut>
    </tvtd>
    (close2death, 20.06.2005 18:15)
  17. öztürkistan evrenkentinde geçenlerde izlediğim muazzam konferansa konu olmuş hadisedir bu. adamlar satırlarca kod yazmışlar ancak işin kötü yanı sadece kendileri anlayabiliyor. ve sadece kendilerine sunabiliyorlar dolayısıyla. kendin pişir kendin ye hesabı... uyum sorunlarından bahsetmeye bile gerek yok. sunumu izleyen kişiler bir bok anlamıyor. yazılımın verdiği hatalar taşşak malzemesi olup try again yazılı bir plaketle ödüllendiriliyorlar.
    muhtemelen bu tarz şeyler olabilir. ancak olayda dikkatimi çeken ayrıntı şudur :
    bilimin her alanı bazı sınırlamalara maruz bırakılmak zorundadır. özellikle dil konusunda.
    programlama elbet ingilizce olacaktır. adamlar bulmuş kabul ettirmiş ve geliştirmiş. ve o şekilde bellenmiş.
    aynı şekilde tıp. latince kelimeler kullanılmış.
    sanırım insanların karıştırdığı nokta bilimin milletler için olduğu sanılması. bilim insanlık içindir ve öyle olmak zorundadır. ve bir bilim dalı için hangi lisan belirlenmişse paylaşım ve geliştirme adına o sabit lisanda terimler kullanılmak zorunludur. bunun aksini idda etmek ve istemek, denyoluktan öte egoistliktir.
    (radiance, 20.06.2005 19:45)
  18. <bmid>
    <kafa>
    "programlama dilleri türkçe olsa olabilecekler" konusunda yaptığım çalışmayı acaba aylar önce bir yerde mantıksal bir hata mı yapmışım da onun için mi tepki alıyorum diye tekrar inceledim. zaten bir yerlerde "ben burda yazılanları akıl süzgecinden bir kere daha geçirebilecek, dogmatizmi hayatının bir numaralı dayanağı almamış insanlara hitap etmek istiyorum. aksini düşünenler lütfen beni okumasınlar, wondrousizm gibi bir düşünce akımı da yaratmasınlar" şeklinde bir beyanda bulunmuşum. saçmaladığımı düşünecek kadar fikirlerimi özümsemiş (kabul etmemiş olabilir ama özümsemiş diyorum) bir insanın hemen üç adım ilerideki bu sözümü de okumuş olduğunu kabul ediyor, daha üstüne bir şey deme ihtiyacı da görmüyorum. sözlükte altında wondrous imzası gördüğünüz tüm yazınlar için aynı cümleyi temel alarak değerlendirmede bulunabilirsiniz.

    <k>chief executive officer</k>
    </kafa>
    </bmid>
    (wondrous, 20.06.2005 20:20)
  19. <lahavlevelakuvvete>
    <allahımsensabırver>
    <bismillahirrahmanirrahim>
    <tvtd>
    <kafa>
    <vücut arkaplanrenk="siyah">
    <şekil surat="verbana" ebat="10" renk="kırmızı">

    bugünlerde sözlükte hoş olmayan şeyler yaşanmakta..türkçe programlama dili yaptığımız için eleştirilmekteyiz.özellikle de <kalın>itü sözlük inşaat turizm sanayi ve ticaret ltd. şti.</kalın> ceo'su wondrous'a ateş püskürtülmekte.<satır arası>

    adı üzerinde "geyik" olan bir konu üzerine,gerçekten de geyikleşen insanların yaptığı eleştiriler de haliyle enteresanlaşıyor..biz geyik yapalım dedikçe,millet geyik oluyormuş..<kalın>sözlükten öğrendim</kalın>
    <satır arası>

    ne diyelim,allah hak getire..

    </şekil>
    </vücut>
    </lahavlevelakuvvete>
    </allahımsensabırver>
    </bismillahirrahmanirrahim>
    </tvtd>
    </kafa>
    (close2death, 20.06.2005 20:42)
  20. öncelikle türkçe yazılım geliştirmek için tasarlanmış olan herhangi bir programlama dili ile (zannedildiği gibi ingilizce tanımlayıcıların ve programlama terimlerinin türkçeye çevrilmesiyle değil; sözdizimi, satırlar soldan sağa okunduğunda türkçe dilbilgisine uygun tümceler oluşturacak şekilde tasarlanmış olacağından) ana dili türkçe olan insanlar için mevcut halinden çok daha anlaşılır kodlar yazılabilir.

    basit bir örnek verecek olursak;

    //atıyorum
    eğer (hede) ozaman{
    hödö();
    }
    yok olmadı eğer (hedede) madem öyle{
    hödödö();
    }
    tutturamadıysan{
    hebele();
    }
    ...
    şeklinde bir kod değil

    //atıyorum
    (hede) ise
    {
    hödö();
    }
    yoksa (hedede) ise
    {
    hödödö();
    }
    ...

    gibi, belki de daha güzel anahtar sözcüklere sahip olan, soldan sağa okunduğunda gerçekten anlamlı türkçe tümceler haline gelen kodlar yazılabilir.

    bu kodları mevcut mimariye uyumlu hale getirmek de zannedildiği kadar zor değildir. ingilizce dâhil herhangi bir dildeki bir programlama dilini mimariye uyumlu hale getirmekle türkçe bir programlama dilini mimariye uyumlu hale getirmek arasında zorluk açısından bir fark yoktur. olsa olsa, ingilice tümce yapısına göre ayıklamayı yapacak hazır bir program kullanmak yerine türkçe tümce yapısına göre ayıklama yapacak bir program yazılması gerekebilir; buna da "yapılamaz" diyen adam "bilgisayardan anlamıyor"dur. türkçe programlama dili geliştirme işine soyunmuş kimsenin çekineceği bir iş değildir. başarımı* da yerlerde sürünmez, ingilizce dâhil herhangi bir dilde yazılım geliştirmek için tasarlanmış olan programlama dilinin başarımı ile aynı etkenlerle belirlenir.

    tabii ki derleyici tasarımıyla ilgilenmemiş bünyelerin bunu kolaylıkla idrak etmeleri beklenmez, ama "yüksek seviye programlama dillerini kullanabiliyorum" diye kendini bilgisayarın piri ilan etmeden önce kullandığı programlama dilindeki sözcüklerin bilgisayar tarafından nasıl ayıklanıp yorumlandığını (teknik olarak konuşursak; derleme işleminin safhalarının nasıl işlediğini) incelemeleri ve ona göre mantık çerçevesi dâhilinde yapıcı yaklaşım sergilemeleri beklenebilir.

    not 1: t dilini incelemedim. bir bilgisayar mühendisi olarak konuyla ilgili fikir yürüttüm, o kadar.
    not 2: daha dünya bilgisayarı (kompüter) yeni duymaya başlamışken bir (burda sıfat var)(bikaç tane sıfat var) yüzünden türkiye'de bilişimin tamamen türkçe olarak yerleşmesinin ve belki de bugün türkçenin bilişimde önderliği ingilizce ile paylaşıyor olabilmesinin eşiğinden dönüldüğünü bilmeyenler yanıt vermek için kendilerini paralamasınlar, yazık olur.
    not 3: okunaklı/anlaşılır kod örneği olarak yazdıklarımla dalga geçmek için kimilerinin parmaklarının kaşındığını biliyorum*, o yüzden bu ayarı şimdiden vereyim ki kursaklarında kalsın;

    böyle bir çalışmanın ciddiyeti tdk ve aydın köksal gibi kaynaklardan yoğun olarak faydalanılmasını gerektirdiğinden, bu programlama dili için benim naçizane kelime dağarcığımda gecenin iki buçuğunda uçuşan sözcüklerden ve cümlelerden çok daha güzel/yerinde/anlamlı anahtar kelimeler ve terimler üretilecek ve kullanılacak olup, ortaya çıkacak olan programlama dilinin kimilerine "türkçe yetersiz, hele bilgisayar alanında bi boka yaramaz" derken ağızlarından saçılan salyaları yalattıracağından* zerre kadar kuşkum yoktur.

    *
    (goyathlay, 17.12.2005 02:29)
  21. marstan dünyaya 1 2 3:

    programlama dilleri türkçe olsa olabilecekler cümlesini 80386 model bir beyinde çözümlersek (compiler'a falan gerek yok, doğrudan okuyarak çözülebilir) "arkadaş, biz oturduk programlama dillerini türkçe yaptık. bu teknik olarak imkanlıymış, ama ortaya böyle bir gudubet çıktı, biz de böyle kısa örneklerle durumu örnekliyoruz" anlamı çıkar. yani burda programlama dillerinin türkçe olmasının teknik olarak imkansızlığını tartışmıyoruz. if yerine bıdıbıdıbıdı else yerine bödöbödöbödö kelimelerini assign eder, kendi uydurduğunuz sadece übermensch'lerin anlayabileceği bir dilde yüksek seviyeli bir programlama dili de icat edebilirsiniz. ama bunu allahın hangi kulu kullanır, işte şüphesiz ki o, muammaların en büyüğüdür.

    burda konu compiler mimarisini yalayıp yutup türkçe bir programlama diline uygun compiler tasarlanabileceği gerçeğini ortaya çıkarmak değildir. ben compiler mimarisi bilen birinin yüksek düzeyli programlama dillerinin amacını da bilmesini bekliyorum. bilgisayar mühendisi olmayanlar, yani compiler mimarilerinden bihaber olan insanlar için bir açıklama da ben yapayım: yüksek düzeyli programlama dilleri insanoğluyla transistörler arasındaki kuşak farkını ortadan kaldırmak için daha anlaşılır programlama platformları yaratmak üzere geliştirilmişlerdir.

    hemen bilgisayar mühendisi olmamamıza ve bir kaç yüksek düzeyli programlama dili bilmemize rağmen kendimizi bilgisayar piri ilan etme terbiyesizliği yapmamıza rağmen yine haddimiz olmayarak bir akış diyagramı çizelim:

    makina kodu -> yüksek düzeyli programlama dili (=anlaşılabilirlik) -> insan beyni

    bakınız türkçe programlama dilimizi compiler mimarisine haiz bir birey olarak oluşturduk. oluşturduk ama bir yerlerde kopukluk oldu. ne oldu? anlaşılabilirliğimiz ortadan kalktı. çünkü ne kadar compiler mimarisini bir bilgisayar mühendisi olarak çok iyi bilsek de türkçe'nin mimarisini iyi bilmediğimizden olsa gerek, sondan eklemeli bir dilin ek bazında değil kelime bazında analitik olması gerekli bir insan dili gerektiren programlama dili mantığına kravat takmış fil ayarında uyum gösterebileceğini unuttuk.

    bir bilgisayar mühendisi ve compiler mimarisine haiz zeki bir vatansever olarak bilgilerimizden yararlanarak ürettiğimiz türkçe programlama dili (t++) elimizde patladı. bense sıradan bir mühendis olarak ekonomik faydası 0'a yakınsayan bir ürünün başarısız kabul edileceğini biliyorum. compiler mimarisini pek bilmiyorum. bilgisayar mühendisi değilim.

    bir bilgisayar mühendisi ve compiler mimarisine haiz bir insan yerine kendimi koyarak (ben bu sıfatlara maalesef sahip değilim) bu durumun oldukça üzücü olduğunu hissediyorum.
    (wondrous, 17.12.2005 11:16)
  22. uzun yazılar okuyunca ancak "lan bu bana yanlışsın diyo" duygularını hatırlayabilen sevgili dostlarımız için özet açıklama:

    efendim şimdi bakınız; yüksek seviye programlama dillerinin amacının insan diline yakın, dolayısıyla kolay okunur ve anlaşılır kodların daha kolay ve hızlı şekilde yazılabilmesi olduğu gerçeği; her türlü programlama eğitimin ilk dersinde ve programlama kitaplarının önsözünde (bilemedin ilk bölümünde) anlatılmakta olup programlamayı bilenleri bırakın, programlamanın ne olduğunu bilen herkesin haiz olduğu bir bilgidir.

    - peki yazılanların anlaşılır olması neye bağlıdır?
    + dili ilgilendiren kısmı kullanılan anahtar sözcüklerin*** ve oluşturulan kod satırlarının** insanın konuştuğu dile benzer olmasına bağlıdır. programcının yazma alışkanlıkları şu an konu dışı.

    - peki abecesinde sadece iki harf (1 ve 0) bulunan bir dil ile insan gibi güzide bir yaratığın kullandığı, karşılaştırıldığında karun kadar zengin olan ve karmaşık kurallara sahip bir iletişim aracının temel yapılarını birbirine dönüştürme işi (burada "sözcük <-> anahtar sözcük**" ve "cümle <-> kod/komut satırı***" dönüşümü, karşılık gelen daha küçük ve temel komut satırlarının dizilmesi ve nihayet her temel komut satırına karşılık gelen makina kodlarına dönüştürülmesi) kimin sorumluluğudur?
    + derleyicinin** sorumluluğudur.

    < -- ooo -- özetin sonu -- ooo -- >

    sonuç:
    buradan azıcık mantık yürüterek görülebilir ki, (hangi dil olursa olsun) insan dilinin özellikleri ile makina dilinin özellikleri arasında dağlar kadar fark olup, ikisini birbirine dönüştürme ve birinin derdini ötekine anlatma zahmetini çeken kişi derleyicidir. yani sizin program yazarken sondan eklemeli bir dil mi yoksa "kelime bazında analitik*" bir dil mi kullandığınız sorunu (aynı latin, çin, japon ya da arap abeceleri mi yoksa çivi yazısı kullandığınız sorunu gibi) tamamen derleyiciyi bağlayan; zaten derleyicinin tasarlanma ve geliştirilme amacını oluşturan bir sorundur. bunu aşılamaz ya da caydırıcı nitelikte bir engel olarak görmek, mutfakta bardak varken "bardak su içmek için kullanılır. ama çay sıcak, onu nasıl içicez?" demeye benzer. hemen kulplu bir bardak soru sahibinin önüne konur, "bak yavrucum kulplu bardaklar vaaar, kulplu ağır geliyo diyosan sonradan takmak için plastik kulplar vaaar, metal kulplar vaaar, ısı yalıttığı için kulpa gerek olmayan bardaklar vaaar" şeklinde izah edilir.

    (bkz: afiyet olsun)
    (goyathlay, 17.12.2005 15:29 ~ 18.12.2005 01:15)
  23. "bugün bir türkçe programlama dili geliştirilse olacaklar" ile karıştırılmaması gereken şeylerdir.
    (goyathlay, 12.01.2006 02:10)
  24. (gelirsemkal, 09.04.2006 07:47)
  25. doksanların başında hızır basic dili ile "olabilecekler"den "olanlar"a terfi etmiş olaylardır.

    10 deki "selamin aleykum!"
    20 her i = 1 ila 20
    30 deki "aleykum selam!"
    40 obur
    50 son
    (ali kamber, 12.09.2006 18:07 ~ 18:07)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil