bilgisayar terimi olarak kaba bir tanım yapacak olursak, belirli bir görevi yerine getirmek için programlama dilleriyle yazılan kodun çıktısıdır.ilk yazılan program bir ve sıfırlar ile programlanmış ve nüfus sayımında kullanılmıştır.(bkz: nerden nereye)
günümüzdeki bilgisayarların sunduğu hız ve altyapıdan dolayı her geçen gün yeni sürümleri çıkan ve daha da karmaşıklaşan komutlar dizisi.bazı programcılar,ortaya çıkan yeni programların yeterince test edilmediğini ve çok fazla hata içerdiklerini söyleyip günümüzdeki programlama mantığının değişmesi gerektiğini savunuyorlar.
programlarda ortaya çıkan hataların bir kısmı sistematik olsa da büyük çoğunluğu rastgele ortaya çıkıyor.komut satırlarının yazılmasındaki bu hatalar,öngörülemeyen sonuçların ortaya çıkmasına ve programların çökmesine neden olabiliyor.
programların satır sayıları aşağı yukarı şu şekilde sıralanabilir:
programlarda görülen hatalarda yaklaşık olarak şu şekildedir:
- sıradan bir yazılım: 7 hata/1000 satır
- önemli uygulamalar: 2 hata/1000 satır
- uzay mekiği yazılımı: <0,1 hata/1000 satır
uzay mekiği için hazırlanan yazılımlar günümüzde en güvenli programlar olarak görülüyor.ancak yine de henüz fark edilememiş 300 civarında hata barındırdığı tahmin ediliyor.
bir düşüncenin, kavramın ya da konunun oluşmadan önceki halini -ilk şeklini- anlatan ifadedir. "pro" yunanca bir ön ektir. "önceden, önden" anlamına gelir. program kelimesindeki "-gram" ise gene yunanca "yazışmış, çizilmiş" anlamı taşıyan gramma sözcüğünden türemiştir.
*-gram eki birçok kelimede karşımıza çıkmaktadır. hemogram, spektogram gibi. bu kelimelerde de -gram "yazılmış, çizilmiş" anlamını korumaktadır.
dj osman düzenli yayın hayatına başlıyor, cumartesiyi pazara bağlayan geceler şenleniyor. 00.00-02.00 arasında program yayında. dj muammer ve dj basri de zaman zaman programa konuk olacaklar.
beni uyandıran, kendime getiren radyo programı.
kulağımda kulaklıkla ağzımdan salya damlaya damlaya sürekli şahsım butonuna basarken bir de fark ediyorum ki, kulağımda rahatsız edici bir sessizlik... tabii hemen sonra çınlamaya başlıyor. üstüne kulaklığın yarattığı bir doluluk hissi bastırıyor. afallayarak gözümü ekrandan koparıyorum.
sonra fark ediyorum ki yayın yokmuş. silkelenip ayağa kalkıyorum. camı açıp uzaklara bakıyorum.
her hafta bunu bana yapıyor. enseme şaplak atıp "uyan artık değişim zamanı" diyen eski bir dost gibi.