1989 yılında broderbund software grubunun geliştirdiği prince of persia, pc oyun tarihinde tam anlamıyla bir devrim gerçekleştirmiştir..bu oyun için birçok suçsuz genç amigasını satmış, yerine pc almış ve oyunun başından kalmamış, aç susuz kalmıştı..bu ilgi boşa değildi elbette..o yıllara oranla kusursuz grafikler, akıl almaz bulmacalar, tuzaklar, bilgisayar speaker'indan gelen cızırdamalar ve oyun süresi..ya animasyonları?..hala birkaç teknoloji fakiri oyun firmasının gerçekleştiremediği 2d animasyonlar mevcut, ve baya başarılı (prince'in hızlı hızlı koşarken bir anda durup sendelemesi, duvardan tutunup aşağı yukarı inmesi cıkması, kılıç duelleri..) hatta şuanki tomb raider duvara tutunma animasyonlarını yaparken prince of persia 1'den yararlanmış diyebiliriz..
tabi yıllar geçtikçe prince büyüdü ama konu değişmedi..kötü kalpli vezir yine sevdiği kızı kaçırdı prince'in...şuan piyasada yine animasyonlarıyla devrim yaratacak bir prince sürümü mevcut
prince of persia - the warrior within..
another world un tahtına oturan (karakter animasyonları bazında) amiga' da ham modunda calısan (inanmıycaksiniz ama 256 renk) muzikleri speaker dan iirenc ic gıcıklayıcı cıkan ilkokul yıllarımın oyunu
eski zamanlardan kalma platform oyunu olarak adlandırmaya yakınd hiç bir grafik özelliği olmasa da dönemi için meşhur olan çoğu insanın en az bir kere oynadığı dos oyunu
386dx-40 bilgisayarımla oynadığım ilk oyun. saatlerce beni esir etmiştir başında. ilk oynadığımda kılıcı bulamamış haldur huldur atlamıştım nöbetçilerin üzerine sonra babamın bir arkadaşı göstermişti kılıcın yerini de rahatlamıştım. çocukluk işte...
hakkında "sands of time'dan sonra daha iyisi gelmez demiştim..ama "warrior within" bitince azım açık kaldı desem yeridir...her yeni oyunda kandini geliştirmesini biliyor adamlar.ubisoft gerçekten takdir edilmeyi haketmiş" gibi düşüncelere sahip olduğum oyun.
bir zamanlar dos ortamında takılırdık. o zamanlar tanıştık bu prens efendiyle. elinde kılıcı koşturup duruyordu,bilinmeyen mekanlarda. karşısına düşman çıktı mı gardını alıyor merçe tutuşuyordu eskrim savaşına. oyunu sevdik bağrımıza bastık,hastası olduk. aradan yıllar geçti. teknoloji gelişti,yeni oyunlar yapıldı. prince of persia'nın da yeni versiyonları yapıldı.
bu yaşıma kadar elimden ne oyunlar geçti,ne compediumlar,ne arenalar yaptım. oyun oynarken terledim,multilerden sonra başım ağrıdı. şimdi düşünüyorum da,oyunun amacı oyuncuyu biraz rahatlatmak eğlendirmekse, prince of persia dünyanın en güzel oyunuydu bence. o oyun kadar rahatça oynadığım ve eğlendiğim başka oyun hatırlamam çünkü.
bilgisayar teknolojisi gelişimini oyun oyun gözler önüne seren bir eserdir..nitekim 1989 yılında ilk ekranlarda siyah beyaz belirdiği zaman baya sükse yapmıştı..yıllar geçtikçe, gelişen teknoloji prensi biraz daha karizmatik, oyunu da adım adım geliştirmişti..son oyun * third person oyun tarzında zirve yapmıştır..grafikleri ve efektleri son teknoloji ile birleşmiş, eski atmosferi de yanına alarak, beraberinde kült bir eser olmuştur..
prince of persia, ana karakter olan prensi oynayabildiğiniz bir masaldır aslında.
1989'da çıkan ilk platform oyununun başarısının ardından devam oyunu olan prince of persia 2: the shadow and the flame 1993'te piyasaya sürüldü.
1999'da iki boyutlu platform kahramanımız üçüncü boyuta geçti ve prince of persia 3d raflardaki yerini aldı. ama kötü oynanabilirlik ve berbat kamera açıları nedeniyle oyun tam bir fiyaskoydu.
ubisoft prince of persia'nın haklarını satın aldıktan sonra 2003'te sands of time üçlemesinin ilk oyununu çıkarttı. prensimiz hala üçüncü kişi bakış açısına sahipti ama oyun prince of persia 3d'nin yaşattığı hayalkırıklığını yaşatmadı. aksine, sands of time harika bir senaryoya sahipti, büyülü doğu atmosferini yansıtmakta çok başarılıydı ve basit bir oynanışa sahipti.
üçlemenin ikinci oyunu, warrior within, ilk oyundan 1 sene sonra piyasaya sürüldü. oyun masalsı atmosferini yitirmişti; kahramanımız prens de yaşlanmış ve daha karanlık bir ruha sahip olmuştu.
son oyun 2005'te geldi ve the two thrones, gelişmiş grafikleri ve derinleşen konusuyla üçlemenin en başarılı oyunu olarak nitelendi.
2008'de filmi yapılacak olan aksiyon oyunu.
filmde oyun senaryosuna bağlı kalınacakmış.
sands of time çekildikten sonra film beğenilirse, üçlemenin tamamı çekilecekmiş.
kesin olmamakla beraber prensi canlandıracak karakter için orlando bloom düşünülüyormuş.
şaşırtan oyundur kendisi. babam tuzakları ve tüm kademeler hakkında bilgileri bir prince of persia defterine yazmış ve bu defterle ilk oyunu bitirmişti.
oyununda kademe bitişlerinde bir kapıdan geçip merdivenleri çıkarak diğer kademeye geçiyordunuz. ama yanlış hatırlamıyorsam bir kademede uçurumdan düşmeniz gerekiyordu. zira uçurumdan düşüp bir sonraki kademenin duvarını yakalayarak kademe atlayabiliyordunuz. böyle de hoş bir oyundu hani..
prince of persia warrior within 'i ara tatilde sabahlayarak bitirip takibindeki bi kaç yıl içinde de prince of persia 3 the two thrones i gene aynı zamana yakın bi aralıkta bitirmem üzerine ben bunu biyerden hatırlıyorum sanki dememe sebep olan klasikler arasında yer alan kalite oyundur.heleki müziği ve atmosferiyle yapılan kombolarda tadından yenmez.
jordan mechner'in yarattığı, broderbund software'in geliştirdiği, gelmiş geçmiş en güzel pc oyunlarından biridir. ubisoft'un haklarını satın alması sonucu 3d olarak da üç harika oyunu daha olmuştur.
--sands of time
--warrior within
--two thrones
ayrıca son alınan haberlere göre jerry bruckheimer'in (pirates of the caribbean) yapımcılığını üstlendiği ve michael bay'in (transformers) yönetmesi beklenen sands of time da 2008 de çekilmeye başlanacak.prince'i oynaması düşünülen eleman çok ünlü olmasa da umarım rolüne yakışır. jerry amcamın korsanlardan sonra bu üçlemeyle de keyfimize keyif katmasını bekliyoruz.