bir düzende yönetici konumunda olanlar arasında görece üstünlüğe sahip kişiyi ifade eder. buna göre tüm yönetici kadro birbirine eşit kimselerden mürekkeptir ama aralarından bir tanesi bir şekilde sivrilir. işte o sivrilen "primus inter pares" olandır. yani "eşitler arası birinci" dir. bu kavram siyaset biliminde ve siyasal tarihte çok kullanılır. örneklendirmek gerekirse
fransız devrimi'nden önceki feodal düzende
kralın
senyörler arasındaki konumunu bu söz ifade eder. bugüne gelindiğinde de türkiye'de bakanlar kurulu içinde başbakanın durumu "primus inter pares" tir. yani başbakanın diğer kabine üyeleriyle arasında bir ast- üst ilişkisi yoktur. onları sadece bakanlar kurulu adına denetleyebilir. bakanlar kurulu üyelerinin (yani bakanların) siyasi sorumluluklarının yöneldiği kurum ise, görece üstün olan başbakandır ve bu üstünlük hiyerarşik bir üstünlük de değil, "eşitler arası birincilik" ten kaynaklanan sınırlı bir üstünlüktür.
unutmadan, "kabine" derken de hep aklıma
rauf versan hocam geliyor. "bir çok kelimenin anlamı yitti, yanlış kullanılıyor artık. mesela kabine, tuvalet anlamına gelir ama bizde bakanlar kurulu'nu ifade eder. bunlara dikkat etmeli.." derdi hep. hocam bunu anlatırken kabine kelimesinin gerçek anlamı ile şimdiki yaygın kullanımı arasında kurduğumuz ilişkiye muzırca sırıtırdık biz de. hey gidi günler.