"ömer seyfettinin gercekleri abartarak kendi fikirlerini empoze etmeye calistigi bir calisma"
inönü üniversiteinden ebru burcu'nun kitapla ilgili çalışmasının özet bölümünü vereyim ben de:
"primo türk çocuğu adlı öykü, kişinin bilinçlenme sürecinde
yaşadığı değişimi, millî benliğe dönüş izleği etrafında sorgulamaktadır.
kenan ve primo’nun yaşadığı bu değişimde, varoluş mücadelesi
veren insanın, etrafındaki düşmanlara karşı sadece fiziksel
olarak karşı koymasının yeterli olmadığı belirtilmektedir. nitekim
maneviyatını kaybeden kişi ve toplumlar, başka bir yönden de
kendilerini savunamazlar.
kişinin, kendisini oluşturan değerleri tanıyabilmesi ve kimliğinin
farkına varabilmesi için “ben kimim?” ve “ kim olmam gerek?”
seslerine karşı duyarlı olması gerekir. bu seslere içinde karşılık
bulduğu sürece kişi, renksizler ordusundan kendisini ayırmayı başaracaktır."
bugünün şartlarıyla değerlendirildiğinde hastalıklı, kan saplantılı, aşırı abartı sonucu yer yer komediye dönüşen bir milliyetçilik içeren, insanı ömer seyfettin'den nefret ettiren öykü. o günün olağanüstü şartlarını göz önünde bulundurup bu öyküyü o günün şartlarına göre değerlendirme olgunluğuna sahip olmayanlar için -ki ben değilmişim- önerim bu öyküyü hiç okumamak, ömer seyfettin'i kaşağı ile hatırlamak.
(bkz: trablusgarp savaşı)