roland barthes (bkz: bir aşk söyleminden parçalar) isimli kitabında aşık insanın ne kadar pimpirikli olabileceğini bu şekilde örneklemiştir.en ufak bir ayrıntı sizi üzer veya sevindirir.prensesin yirmi döşeğinin altındaki bezelyenin oluşturduğu kıvrımı hissetmesi gibi...
hikayenin bir başka versiyonu da şöyledir.komşu ülkelerden çağırılan birsürü prenseskızlarımız uzun yollar katederek hali vakti yerinde dalyan gibi bir prens efendinin huzuruna çıkarlar.maksat görücü usulüyle prensin annesinin de beğendiği bir prensesi ,davetin verildiği ülke prensiyle baş göz etmektir. bizim esas prenses kız yolda başına türlü haller geldiğinden mütevellit davete teşrif ettiğinde saçı başı papaz olmuş vaziyettedir ve nitekim kraliçe hanımefendinin dikkatini çekmeyi başaramaz bununla beraber şekil itibariyle diğerleri tarafından da ezilir büzülür.gece vakti kraliçe hatunun her genç kızın yirmi adet döşeğinin en altına koyduğu minikbezelye tanesi sadece bizim esas prensesi rahatsız eder ve sabah bu rahatsızlığını dile getiren prenses the eliteseçilerek prense layık görülür.