uykunun vücuduma hakimiyet kurduğu şu dakikalarda beni gülücükler içinde bırakan altıncı nesil bir yazar. daim olsun.
şu ana dek altıncı nesil arasından dikkatimi çekip de girilerini okutmayı başarmış tek yazar oldu. tebrikler valla. betimlemeleri ve çağırışımları pek ala.
klavye hatalarına dikkat etmesini önerdiğim nesildaş yazardır. hoşgelmiştir.
çok içli yazıyor be. sabaha karşı birazdan işe gidecekken yapılmaz ki. bu kadar da vurulmaz ki bize.
(bkz:
@3600391)
(bkz:
@2930682 )
bu satırların yazarıdır. tanımıyorum kendisini, ilk defa az önce okudum sanırım bir kaç girisini.. çarpıyor resmen.
yaşanmışlıklarından beslendiğini düşündüğüm güzel tasvirli yazar.
kendisine 'hiç yok mu la şu koca sözlükte kafa adam, beraber bunalım takılacağım bi model?' dediğim bi anda rastladım.
rastlamak ne kelime kayboldum resmen girilerinde. piskopatlık statüm tavan yaptı.
iyi ki doğdun ve iyi ki rastladım sana...
sözlükteki varlığını yeni farkettiğim ve teker teker tüm girilerini favorilerime almaktansa burdan sözlük adminlerine sesleniyorum, ben bu ppr kişisinin tüm yazdıklarını ve yazacaklarını takdire şayan bir eser olarak görüyorum o yüzden yeni bir şey çıkarın da yazarları da favorilerimize ekleyebilelim, teker teker uğraştırmayın beni... yani o derece mükemmel ve orijinal yazan kişi.
@3828207 girisi ile olayı gözlerimin önünde canlandıran yazardır. belkide ortak yanlarımızdan birinin annelerimizin -gereğinden fazla- titiz oluşlarından kaynaklanan bir sürü sorundur.bilmiyorum,çok da ilgilenmiyorum nedeniyle;ama yine de iyi ki burdaymış.
@3842260 nolu girisinde yazdığı paragrafla derin bir nefes almama sebep olmuş yazar.
"başka birini sevebilecek kadar kalbim kalmadı. başka bir ülkeye kaçmama izin vermiyorlar. anlıyor musun? burada bu karamsarlığı giyinmeye muhtaç kaldım. kırılan kavanozlardan dökülen kuş lokumları.. kül yığınında dağılıp yuvarlanan üzüm salkımları. bir kapı çarpmasında tuzla buz olan fanustaki bilyeler... milyonlarca çıtırtı milyonlarca uzağa sürüklenme. ben bunlar olsun istememiştim. ben sende bir asalak sevgi yetiştirmek istememiştim. ben senin gitmeni istememiştim. anlıyor musun? yanan filtre kokusunun burnuma yapışması gibi yapıştı tenime umursamazlığın. bunları hak edecek bir şey yapmamıştım. hem fotoğraflar.. sarılmışsın ya bana. öpmüşsün bir de ufak ufak. yalancı! "
birini sevebilecek kadar kalbi kalmamak, kalbimin hali, bu cümleyle özetlendi.
(odalık, 20.08.2009 00:21 ~ 02.10.2009 14:19)
kediler, siren siren likör shotları, panikataklar, boş şarap şişeleri, kalp krizleri, artık kolaj parçaları, tunalı kokusu, tütün kokusu, istiklal kokusu, kızgınlar ve yitikler, çingeneler ve korkunçlar edebiyatı, kızgınlar ve yitikler.. öyle işte.
dert ortağı.
kaderdaş.
yol arkadaşı.
kafası bir türlü şişmek bilmeyen, içimde biriken cam kırıklarını vakum gibi çekmeyi başaran şahsiyet.
minik sarı kafa!
bu aralar nerde olduğunu merak ettiğim ve sevgi pınarında yokluğu iyice belli olan yazar arkadaşım. gelsin de okumaya devam edelim girilerini.
duymuştur umarım beni!
üzülmeyi haketmiyor ama üzülmek ona yakışıyor.
yüreğindeki kırıklar gitsin diye güzelim saçlarını keser, kaçar gibi gitmek istese de, içindeki sesler susmaz bir türlü, belki bilir belki bilmez ama tonla kadın taşır içinde ve tonla adam, hepsini tek tek severim kadınlarının, tüm adamlarına lanet okuyarak..
hiç tanımadığı bir deliyi bile teselli edebilecek kadar büyük bir yüreği vardır büyüktür tabi çünkü içinde tonla acı taşır, nasıl kaldırır bilemem. yazar işte, çok güzel yazar. yaralarından beslenerek, yazsın ama yaralanmasın istersiniz... sadece güzel yazsın.