itüsözlük sayesinde karşılaştığım,yaşasın bir afl*'li daha diye düşünmeme sebep olan alt dönemim,üniversite adayı,biyoloji olimpiyatçısı ve de nesildaşım sözlük yazarı.
yılbaşı ve kişe kelimelerinden oluşan zirvede tanıştığım bir kaç kişiden biri.
gittim buluşma mekanına, azıcık geç ve alkollü gittim ki rahat davranabileyim. bir nevi assolist durumları.
bu çocuğu korkutmaya çalıştım ben, küçük diye. baktım dil pabuç, korkmak şöyle dursun üste çıkmaya çalışıyor.
yani kendisi biraz çetin ceviz çıktı.
kürsüsü olunca bana asistanlık verecekmiş, hem ukala hem de kürsüsü olacağını sanıyor. benim yaşıma geldiğinde doktora bitirmiş olacakmış, yok profesör olacakmış, yok bilmem ne. deli yani bir de...
valla zehir gibi adam. umarım istediği her şeyi yapar, ben istemem asistanlık filan, bana tavla oynayıp geyik yapabileceğim bir iş lazım. ayar vermek, korkutmak işin eğlence kısmı tabii, ben de eğlendim zaten onun sayesinde.
misket verdim buna sıkılmasın diye, hemen ilkini kaybetti, mızmız napayım baktım susmuyo al dedim ikincisi, ama haa bir daha vermem ona göre...
hemen hemen hiç bir zirveyi kaçırmayan ve yaşından çok olgun,zeki arkadaşımızdır kendisi.evimizin küçük kardeşi,kafası iyiyken tatlı afacanıdır.hayatında ve çizdiği yolda kendisine başarılardır.
efendi, yakışıklı, nazik, ağır başlı, güzel içici bi kardeş yazarımızdır.
camel paketine ne olduğunu halen merak etmekteyim. hayır ben camel da içmem valla... o pakete sahip çıkmak benim görevimdi, çok üzgünüm. affına sığınırım bir yerde...*
okulda bölümden arkadaşım olan, insana bir insan bu kadar mı düzgün olur be kardeşim dedirten insan. ayrıca okuduklarıma bakıyorum da, acemi ve yeni bir yazar olarak ben, son derece iyi ve kıdemli buldum kendisini.
herşeyden öte, çoğu konu hakkında rahat rahat da konuşup sohbet edilebilecek biridir kendisi, yardımseverdir. bölümümüzde herkes birbirinin kuyusunu kazarken, o bana göre bize göre çok daha rahattır.
bazen onun bu umursamaz halinden biraz bende de olsa diye iç geçirmiyor değilim.
10 sene sonra, ben hala asistanken büyük ihtimalle o hoca olacak, ben severim power of the rightı
hiç hazzetmezdim kendisinden, hiç muhabbetim falan da yoktu aslında, insan bir selamı esirger mi kardeşim. öyleydi işte bu power bey. ama şimdi çok severim kendisini, tereddütsüz iyi ki de tanımışım diyebileceğim bir dosttur. zaman gerekiyormuş belki, ya da onun dediği gibi, iyi ya da kötü diye ayıramayız hiç kimseyi. eğer onu "gerçekten" tanıyabilen insanlardansanız, ne düşündüğünü anlamaya başladıysanız, tamam o zaman. demek bunca zamana ihtiyacım varmış bunu anlamam için. biliyorum çok konuştuğum zaman bıkıyor benden, ara ara sus diyor içinden. ama son zamanlarda herkeste göremediğim bir şey var onda. çok dürüst. bugünkü zirvede daha çok anladım bunu, bir de ilk defa salladı beni, neyse.*
daha bir üç sene var önümüzde, ne kadar bıkacak bilinmez tabi. sürekli görmek beni geçici bozukluklara yol açabilir onda. ama iyi ki varmış(yani hala var tabi*), iyi ki tanımışım onu. son zamanlarda kendimi sevmiyorum falan diyor, kızdırıyor beni. döverim onu, biliyor zaten. çok korkar benden*
seviyorum ben bu powerı, inat falan bir de sivridilli, bir de umursamaz ama yakışıyor ona be.
not: daha nice zirveler bekliyorum kendisinden, bir de naçizane yardımlarını. daha çok başını şişircem ben onun,şimdiden affola
beni gece gece yaşlılıkla itham edip depresyona sokmuş okuldaştır*. ayrıca bana bir zippo borcu vardır. nasıl olsa yerinde duramaz zirve yapar -yakında adamın zirve sayısı giri sayısını geçecek- ödeşiriz.