tolkinen değil de j r r tolkien olmasaydı çok tekdüze bir müzik türü olarak kalması muhtemel metal türevi. şunu da düşünmek lazım, tolkien olmasaydı şu anda pek çok şey farklı olurdu, sırf power metal değil.
(bkz. nightwish)
(bkz. blind guardian)
(bkz. sonata arctica)
(bkz. stratovarius)
(bkz. rhapsody)
özellikleri:
1. sözler çoğunlukla fantastik hikayelerden (epik olsun, romantik olsun) esinlenerek yazılır.
2. vokaller temiz ve güçlü olmak zorundadır, tenörden basa geniş bir yelpazede vokaller kullanılır. genelde tenör vokal en çok tercih edilendir.
3. heavy metalin en yumuşak türevlerinden biridir.
4. bol distortionlı riffler, keyboard partisyonları ve double cross/twin pedal davullar mevcuttur.
5. orkestral elemanlarla bileşime en yatkın metal türüdür.
en fazla 45 dakika tahammül edilesi metal türüdür.aşırı dinlenildiği zaman kafa sikmektedir.ancak ertesi gün yine dinlenebilmektedir tıpkı prometheusun ciğerini yiyen akbaba gibidir.
aksi de idaa edilse nightwish'in içinde olduğu gruptur. diğerlerinden tek farkı soprano solist kullanmasıdır.nightwish'in gotikle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.
uzaktan bakınca daha çok fantastik öğeler üzerine kurulu gibi görülsede bu dungeons and dragon elemanları buzdağının görünen yüzüdür
yani bazı grupların fanlar cüppeleri falan giyip konserlerine giderken metal dünyasının en mutlu elemanlarıda bunlardan çıkar (bkz: helloween)
türün genel özellikleri
bütün ensturmanların (vokal dahil) üst düzeyde kullanılmasıdır -tabi bu boku çıkarılabilicek bir olay günün 8saatini metronom karşısında geçiren ruhsuz sporcu gitaristlere prim vermeyiniz-
parçaların olabildiğince melodik ve catchy olması
bide alman olmaları var sanki ama fazla irdelememek lazım
son olarak sözlük yazarının naçiazne isteği;
savatage, death gibi grupları belli bir klasmana sokmayınız illa sokmak istiyorsak olması gerektiği gibi metal diye müzik türü yaratalım, nası olsa bu metal türleri sıçılarak çoğaltıaln şeyler
metal sevmeyen insanların bile kulağına hoş gelen, çok fazla yaratıcı olmayan bazı grupların birbirlerine benzer şeyler yapması ile bünyeye bağışıklık kazandırabilen tür."koy geriye flüdü, iki de gitar, abi söz niyetine de karanlıktan fırlayan cin peri, bişiler yazalım." diyen anlayışlar olsa bile yine de baş tacıdır.
sen çok yaşa sonata arctica. bu kadar.
gün geçtikçe daha çok sevdiğim, dinlenildikçe kafa skmeyen, aksine insanı coşturan müzik türü. fantastik olaylara meraklıysanız, bu türü dinlediğinizde, kılıcınızı kalkanınızı kuşanıp mordor diyarına akmak gelir içinizden. blind guardian, kamelot, iced earth, dragonforce, helloween en kral gruplarıdır.
bilinen en melodik metal türüdür. aslında heavy metal'in melodik hali de denebilir. tabii speed metal de işin içine giriyor biraz.
power metal'de şarkıların genelde mitolojik havadadır ve o hikayeyi ya da olayı bilmeyen biri için sözleri manasız gelebilir. hatta çoğu power metal şarkısı söz olarak depresif olduğu halde coşturur. en güzel örneği herhalde mordred's song'tur. kral arthur'un oğlunun ağzından yazılmış isyan dolu şarkı iken bu hikayeyi bilmeyen biri için bunalım şarkısı olarak görülebilir. ama hiç sözlere takılmadan dinlendiğinde gayet eğlenceli bir şarkı gibi durmaktadır. böyle de karışık bir durum.
power metal'in öncüsü helloween olarak gösterilir ve keeper of the seven keys albümünün ilk power metal albümü olduğu söylenir. fakat daha önce de özellikle klavye kullanan rock gruplarında power metal'in yumuşak halini görebilmek mümkündür. ki çoğu yerde rainbow'un stargazer'ı ilk power metal şarkı olarak adlandırılır. helloween'dan sonra stratovarius, blind guardian ve iced earth gibi gruplar ortaya çıkmıştır. ve kişisel yoruma girecek olursam blind guardian şu an power metal'i en iyi icra eden gruptur. stratovarius ise hak ettiği değeri bir türlü görememiştir, malum sonata arctica'yı alt grup olarak dolaştırmışlıkları var heriflerin.
hiç şüphesiz power metal'de en önemli eleman vokaldir. vokal'in her türlü sesi çıkartabilmesi, çığlık atarken birden ağlamaklı sese geçmesi kısaca sesiyle duygu verebilmesi çok önemlidir. hansi kürsch mesela. metal tarihinin en iyi vokallerinden biridir. o olmasa blind guardian olur muydu bilemiyorum.
ayrıca nightwish genelde power metal olarak gösterilmesine rağmen senfonik metale daha yakın durmaktadır. hatta melodic power metal gibi bir tür uygun görmüşler kendilerine. power metal zaten melodik, melodik müziği daha fazla melodikleştirmenin manası yok. soprano ve bağyan vokalleriyle nightwish'i senfonik metal olmaya davet ediyorum. ki zaten son albümlerinin özellikle dark passion play'in power metalle uzaktan yakından alakası yok.
bu tarzın kurucusu babası herşeyi tartışmasız rainbowda da vokalistlik yapmış olan r.j.dio dur. hansi kürschün kimden ilham aldığı sorusuna yanıt olarak akla hep queen vokalisti mercury gelir lakin r.j.dio dinleyen bilir, hansinin (ve %90 power metal aleminin) en bariz öne çıkan özelliği double tracking vokaller ve vokaller ile yapılan bridge kısımlarıdır ki bu r.j.dionun 82 84 yıllarındaki albümlerinde çok net meydandadır..(bkz: rainbow in the dark)
ve tarz olarak bg dıoya queenden daha yakındır..
diğer metal türleri arasında popa olan yakınlığı ve gitarların az duyulması nedeni ile kimileri tarafından aşşağılanır. helloweenin son dönem albümleri için happy metal yakıştırması yapılmıştır. black metal, trash metal falan sevip bu tarzı rahatsız edici bulan bile tanıyorum...lakin kaliteli vokale ve iyi melodilere bağımlı bir tarz olduğu icra etmesi kanımca çok zor bir türdür..o yüzden iyi dediğiniz grupların sayısı bir elin parmağı kadardır, onlarında her albümü iyi değildir..blind guardian bir nightfall daha, iced earth bir dark saga, something wicked daha yapamamıştır. kendine has soundu olan stratovarius bile 2 3 tane cidden kötü yapmıştır.
bu tarz için iyi bir albüm arıyorsanız, 90-2000 yılları arasında avrupadan çıkmış olmasına dikkat edin..sizi güzel sonuçlara götürecektir..kanımca power metalin en güzel, en klasik, en tarzın tanımına uyan, en ilham verici albümü nightfall in middle earth tür.