3. nesil yazar.
itü sözlük makina zirvesinde lost ne lan?? adlı pankartı tutup, bizim gururumuz olmuştur. t-short'üde ayrı bir bombaydı.
edit: saçlarına gurban.
*(hawk, 01.07.2007 10:02 ~ 10:15)
itü sözlük makina zirvesinde pankartları birlikte kaldırdığımız, pankartlar gözüksün diye kameraya göre birbirimizin üstüne atladığımız,
lost ne lan pankartını tişörtüyle birlikte uyum içinde taşımış güzel insan.
itü sözlük makina zirvesi çıkışında otobüste kahvaltı yaptığımız neşeli yazar.
sabah sabah nasıl o kadar yol gitti hala merak etmekteyim...
üstündeki lost tişörtüyle herkesin kendisinden bahsetmesini sağlamış olan eğlenceli yazar.
itü sözlük makina zirvesinin neşeli geçmesini sağlayan kahvaltı arkadaşımızdır aynı zamanda..
öss zede olduğunu yazmış olduğu bir giriden anladığım, akabinde yazmış olduğu bir başka giri ile de öss'deki olumsuz sonuç nedeniyle dertli olduğunu belirtmiş olan; elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştığım/çalışacağım, umarım herşey gönlünce olur dediğim ve elini çabuk tutması gereken yazar arkadaştır.
edit: koyu beşiktaşlıdır bir de.
düşünen, düşünmesini bilen, düşündüğünü de gerektiği gibi dile getiren bir arkadaş imiş, bana yazdıklarından öyle anladım. umarım daha çok arkadaş kendisini tanır, söylediklerini dinler.
punk insanıdır. absinthe içiyormuş bir de...
önemli kararların arefesinde olan dosttur, kardeştir. mutlu hayata anlamlı hayatı yeğlemeye meyillidir, lakin zaman ne gösterir bilinmez. ama destekçisi de her dem yanındadır.
istanbul üniversiteli sözlük yazarlarından.
edit: komşumdur artık.
grekçe gerekçesiyle bir araya gelmek istenilen yazar..
sana dün bir terastan baktım aziz istanbul zirvesi'nde gelinecek bir araya, yunanca konuşulacak..
"post-var, post-var"
andy warhol
sözlükten uçurulduğunu pek de şaşkınlık duymaksızın öğrendiğim arı/arkadaş.
sözlüğün sayısı binlerle ifade edilecek kadar yazara ulaştığını gururla söylemekten imtina etmeyenler, keyiflerince yazar "uçurmaktan" da imtina etmiyormuş. şaşırmamak gerekir buna. her önünüze gelen yazar ya da konu hakkında fikrinizi/zikrimizi yazmak mı....haşa huzurdan..mülk sahipleriyle uyum içinde olmak gerekir; yoksa kanatlandırılıyormuşuz.
sözlüğe yazar olmanın, sözlüğe ilişkin bir söz/gerekçe duyma "hakkı" verdiğini düşünmüştüm bir ara. ne de olsa artık sözlüğün bir parçası oluyordunuz ve parçası olduğunuz/zirve organize ettiğniz/vaktinizi harcayıp giri yazdığınız... bir yerde, elbet söyleyeceğiniz birşeyler/duymanız gereken gerekçeler olmalıydı. fakat yanılmışım.
sayıları bir elin parmağını geçmeyenler, keyiflerince gerçekleştirdikleri "uçurma" dedikleri mefhumla, sözlüğün aslında hiçbir zaman "hiçbir yazar"a ait olmadığını, olsa olsa "onların sözlüğünde" birer klavye kullanıcısından öteye gidemeyeceğimizi hatırlatıyorlar bize.
inönü stadı'nı
birasiz'la beraber birlikte inlettiğimiz fanatik beşiktaşlı.
bağlaç'ın aksine, ara sıra
topa küsmesi dışında kusurunu görmedim. fena oynamazdı, yazık oldu.