ilk bakışta aşağılayıcı gözüken ama üstünü kazıdığınızda insaflı olduğunu anlayacağınız bir etikettir.
postal yalayan insan modeli son zamanlarda çıktı. aramızda sinsizce geziyorlar. tespit edilmeleri çok zor. on iki farklı modelleri var ve hepsinin hedefi aynı: dünyayı bulmak.
en ayırt edici özelliklerinden birisi benimle aynı fikirde olmamaları. anlayacağınız, bendeniz recaî pengül, postal yalayıcıları için bir turnusol kağıdı görevi görüyorum*. herhangi bir tartışmada bana ayar vermeye çalışan, fikirlerimi eleştiren birisini görürseniz onun postal yalayıcısı olduğundan %90 emin olabilirsiniz. (%10 ihtimalle de ben hatalıyımdır.)
insaflı bir etikettir, demiştik. neden? çünkü etrafımda bu insanların aslında postallarla ile simbiyotik ilişkiye girdiğini iddia eden, bununla yetinmeyip romantik ve hatta cinsel ilişkiye girdiğini fısıldayan radikaller dahi mevcut.
bunlara kulak asmayınız. postal yalayıcısı, hayatta sadece askerleri mutlu etmek için yaşayan, kendi kişisel görüşleri olmayan, olup bitenden habersiz, yaşam amacı darbe olan bir mahlukattır o kadar. benimle aynı fikirde olmadığını tespit ettiğiniz insanlara postal yalayıcısı etiketini basmaktan çekinmeyiniz.
benden olmayan budur diyenlerin yeni etiketlerinden. biz eskiden sadece faşisti, darbeciyi falan bilirdik. şimdi bunların da farklı fraksiyonları çıktı. jakobeni var, elit laikçisi var, oligarkı var, sade laikçisi [ laik alan,satan anlamında ]var. ortalık etiketten geçilmiyor yani anladığımız. türkiye'nin yeni hezeyanlarından, benim gibi düşünmeyen budur düşüncesinin ilginç bir yansıması.
millet iradesi kavramının nasıl bir silah hâline dönüştürülebileceğini ve baskı unsuru olarak kullanılabileceğini tartışan herkes jakoben laikçidir. bunu sadece ben söylemiyorum bilim söylüyor. ayrıca her jakoben laikçi de postallarla simbiyotik ilişkiye girmektedir. bunu da ben söylüyorum, o hâlde doğrudur. daha fazla kanıt aramaya gerek yok. bazıları jakoben laikçilerin aynı zamanda postal yalayıcısı olduğunu da söylüyorlar, bu konuda o kadar emin değilim.
siyaset ve demokrasi kültürü moronlaşmış, down sendromuna tutulmuş ve ne istediğini bilmeyen kişinin düştüğü durumun hali pür meali. bu doğuştan kendisinde bulunan bir özelliktir. bu çocuk sakat doğmuştur. bu çocuk büyüse de verdiği kararların sağlıklı olma ihtimali, deniz baykal'ın demokrat olma ihtimali kadar bile değil. umutsuz bir vaka ile karşı karşıyayız. süleyman diyorum demirel diyorum. bundan iyi örnek bulacağımızı sanmam. sadece postal değil yaladığı, yalayacağı...
kışla etrafında dolaşan köpek olabilir. var bu tür köpekler, insanın elini ayağını yalamayı çok seviyorlar. postalı yalarken sorun olmuyor da bacağa değerse böyle vıcık vıcık... iğrendim lan.
askeri darbe altında yaşamak isteyenleri aşağılamak için söylenir.
bir insanın şeriatçı olması hak ise, demokrasinin bir parçası ise, askeri darbe altında yaşamak isteyenlerinki de haktır, demokrasidir. bir insana hakaret olarak "darbeci" denmesini ise asla anlamadım.
egemenliğin millette olduğu söylenen bir topumda ordu veya askeri darbe taraftarlarına takılmış addır. tamamdır eyvallahtır "demokrağtik" bir toplumda -ki üstelik bu toplumun "lağyik" olduğu da her fırsatta eklenmektedir- asker darbe vs istekleri hoş karşılanmazdır şudur budur.
fakat anlaşılamayan toplumun bir kısmına postal yalayıcılar diyerek onları aşağılayan kitle tümden orduya mı karşıdır yoksa darbe olgusuna mı.
başlık altına girilen girilerden çıkarılan sonuç komple orduya, asker olgusuna vs karşı duruş gibi bir durumun varlığına işaret ediyor ki henüz dünya üzerindeki kara parçalarının herbirinin sınırları mevcutken ve olabildiğince kıt kaynaklarla bir kapital kavgası verilirken ordu denen kuruma bunca sinirlenmek, kızmak, ondan nefret etmek, onu istememek ancak saflık olacaktır.
hayır siyasi amaçlarının anarşizm yada antikapitalist mücadele olmadığını da bilmekte olduğumuz bu kitleler acaba kendilerinn mevcudiyetinin temellerini atan darbe ve askeri destek var iken neredeydiler bu da merak konusudur.
amaç bellidir. kutuplaşan halka yeni isimler takıp daha sağlam bir ayrılıkçılığın temellerini atmaktır. bir zamanlar bıyıkla kılla tüyle sigara markasıyla veya parkalarla pardesülerle belirlenen çizgilerin yerini şimdi de bir başka üniformanın tamamen almasını sağlamaktır.
dilbilgisi en dibine kadar kullanılmalıdır ki yeni sıfatlar oluşturulabilsin ve kutuplar birbirleri ile karşı karşıya geldiklerinde bı sıfatları kullanarak rencide etsinler.