|
|
- türk ve yunan insanlarının ilişkilerini anlatan bir yunan filmi. 6-7 eylül hadiseleri sırasında ailesi ile beraber istanbul'dan ayrılmak zorunda olan genç fanis ile sevdiği türk kızının hikayesidir. fanis yıllar sonra istanbul'a kızın izini bulmaya döner. yunanistan'da epey beğenilen bu tassos boulmetis filmi çeşiitli festivallerde de ödüller almıştır.
- ayrıca tamer karadağlı da filmdee rol almıştır*
- hiçbir propaganda veya türkleri rencide edecek şey barındırmadığı için taktir edilmesi gereken ama çok da sıkıcı ve yapmacık olan film.*
- türkiye'de bir tutam baharat(a touch of spice) adıyla gösterilen tamer karadağlı ve başak köklükaya'nın da rol aldığı türk-yunan ortak yapımı film.müzikleriyle de ön plana çıkıp yalnızca yunanistan'da 4 milyon kişiye ulaşmıştır.
- (bkz: a touch of spice)
- inatla ne hikmetse ülkemize gelemeyen film.
- bu dört milyon kişiye gidenlerin aileleri dahil değilse, neredeyse yunanistanın yarısının izlediği film denebilir. olabilir mi???.
- istanbul'a neden aşık olduğumu anlamamı sağlayan, neden bu kentten fazla uzak kalamadığımı bana kavratan, istanbul'da kalabilmek için din değiştirmeyi dahi düşünen yunan'ı görünce, bu şehirde yaşayan bazılarımızın aslında dünyaya nasıl ihanet ettiğini ve de bu şehri için için kirletip yok ettiğini anlamama ve de istanbul'da yaşadığının farkında olmayan bu tiplere lanet etmeme sebep olan film.
- türk - yunan ilişkilerini bireysel ölçüde ele almış olan, hoş ve huzur verici bir film.
- "tren istasyonlarında arkaya bakılmaz. o son bakış hep bir vaat olarak kalır çünkü." repliğine otobüs terminalleri ve hava limanlarını da eklemek istediğim film.
belki bir yaz öğle sonrasında ıssız bir sayfiye yahut akşama doğru kalabalık bir metropol sokağını da...
arkaya bakanlar izlemesin.
arkada kalanlar izleyebilir.
- başak köklükaya ve tamer karadağlı'nın da rol aldığı 2003 türk-yunan ortak yapımı film.
- tv'de verilmesi sonucu sonunda izleme şanşına erişilen film. gerçekten hoş bir hikaye ve masalsı bir atmosfer ile aldığı övgüleri hakettiği rahatlıkla gözlemleniyor. politikanında dost halklar arasında nasıl ayrılıklara yol açtığı neleri geride bıraktığına sade bir şekilde değeniyor. siyasi açıdan dokundurma yok sadece özlem ve istanbul aşkının beyaz perdeye yansıması var. yalnız tek kıl olduğum tamer karadağlı kıldosunun buradada ortaya çıkıp istediğimiz hoş sonu bize yansıtmamış olmasıdır.
- sürekli olarak ankara hasreti çektiğim bir zamanda, "iki türlü yolcu vardır.. haritaya bakarak seyahat edenler ve aynaya bakarak seyahat edenler.. haritaya bakanlar hep gider.. aynaya bakanlarsa, döner!" sözleriyle göğsümde fırtınalar koparmış, beni benden almış filmdir. gerçek anlamda samimi ve tatlı bir film.
- bu film çok fena. kimliksiz bir film her ne kadar yakalar ve onların insanlarını kalıplara sokma çabalarını aktarsa da bize satır aralarında.. anlattığı iki şehri, atina ve istanbul'u tüm simgeleriyle gösterip önce, insanlarının nasıl birbirine benzediğini, biraz yemekler, biraz özlemler, biraz da geride kalanlar aracılığıyla anlatıyor bize.. oyunculuklar mükemmele yakın.. özellikle o çocuk oyuncular pek sevimliler..
ve biz, bir denizi, hatta çok zamanlar bir toprağı paylaşmış insanlar..
istedikleri kadar iddia etsinler ötekiler apayrı olduğumuzu, hatta birimizin üstün olduğunu bir diğerine.. bırakın, iddia etsinler..
aynıyız bal gibi..
- baharatlar hakkında garip bilgiler edindiğim, türk - yunan ilişkilerini barındıran hüzünlü ve bir o kadar zevkli yapım.
- müzikleriyle de gönülleri ekstradan fethetmeyi başarmış film..
yunan müziği ile yunan'ın azıcık doğusunda büyümüş ezgilerin harmanlandığı sesler bir hoş eder insanı..
- müzikleri olmasa çok eksik kalacak filmdir.
(bkz: @2049324)
(bkz: o fener bizim çocukluk aşkımız)
|