ismini vermeden anlatmaya çalışacağım şirkettir. keza hukuksal sorunlar çıkmasın karşımıza,götümüze girmesin sonra girimiz.
efendim hani büyük bir ev-bahçe araç gereçleri satan bir firma var,hani böyle alıyorsun lego gibi birleştiriyorsun sonra... kendin pişir kendin ye tarzı bi olay. hah işte anladınız sanırım. işte bu oluşum, bu şirket, soğuk kuzey avrupa ülkesinden kopup gelmiş bu sözde ucuzluk pazarının çizgisinden, pazarlama ve dayama döşeme(!) politikasından bahsetmek istiyorum.
öncelikle ucuz zannettiğimiz mallarının çin malı olduğunu belirtmek istiyorum. kalitesi düşük olan mallarını, hesapta hesaplı satışa sunuyorlar ve milleti burda düdüklemeye başlıyorlar zaten. bunuda daha kolay gerçekleştirmek için söz konusu olan mağazalarına,şubelerine girişi oldukça kolaylaştırıyorlar. girmek o kadar basit ki,kendinizi anında alışverişin ortasında buluyorsunuz. girmenizle sağa sola bakmanız,fiyatlara göz atmanız bir oluyor ve o meşhur yönlendirme çizgileri ile karşılaşıyorsunuz. yerlerde ok işaretleri sizin gitmeniz gereken güzergahı gösteriyor. burda da insanları aptallaştırıyorlar. hatta ve hatta aptal yerine koyuyorlar. bir diğer amaç ise,bütün raflara göz atmamızı sağlamak. ne kadar gezersen o kadar potansiyel alıcısındır çünkü. kasaya ulaşmak ise adeta
pentatlon a girmek gibi. ölüm ulan ölüm. kasayı gördüğünüzde eminim günlerce okyanusun ortasında yaşam savaşı veren bir insanın karayı gördüğünde yaşadığı duyguları yaşayacaksınız. normalde bulunduğunuz noktadan kasaya ulaşmak için 5 metre gerekirken, sağa sola konan bariyerler, raflar ve size belirlenmiş güzergah yüzünden mesafe 500 metreye çıkıyor. işte burda da sikilen sadece cebiniz değil,ayaklarınız ve bünyeniz oluyor. he içinde bulunduğunuz kalabalıkta çabası. zannedersin ki panayır yeri mına koyim. çoluğunu çocuğunu alan gitmiş. lan çocuğun ne işi var orda? bu da bizim halkımızın güdülme güdüsünden kaynaklanıyor sanırım. boşuna dememişler
alışmış kudurmuştan beterdir diye.
kendi ülkesinde bile tutulmayan bir firmanın türkiye pazarından kaptığı payın ve karın ölçüsünü araştıracak olursak eğer anlattıklarımın ne kadar eksik kaldığını da görmüş olacaksınız. bu birazda tüketicinin sorunudur ve kabahatidir aslında. biz götümüzü açmayalım ki, kazıklarını sokacak deliği bulamasınlar.
son olarak içinde bulunan o fast food şeyisine burdan küfretmek istiyorum. o ne biçim sandviç mına koyim. bi de dünyanın parasını aldınız ulan. aldığım plastik avizeden daha pahalıydı. benim için bittiniz olm.