|
|
- cüneyt arcayürek'le tuncay özkan'ın kanaltürk'te pazar sabahları yayınladıkları pazar sabahları izlemeye fazlasıyla değecek program. eskiden kanal d'de yayınlanırdı. sonra show tv'ye geçti. rte iktidarıyla birlikte normalde her hafta yayınlanan program 15 günde bir yayınlanmaya başladı. daha sonra da tuncay özkan show tv'den çıkarıldı. şimdilerde kanalturk'te yayınlanıyor...
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye bir sözümüz vardır ya. işte tam o hikaye...
- cümle ehibbanın oturup izlemesi, tek bölümünü dahi kaçırmaması gereken programdır. o kadar ibretliktir ki her cümle itina ile kurulur. cümle cümle alınıp değerlendirilmesi, biraz daha ileri giderek her sözün serlevha yapılması gereken programdır.
hemen her programda konuşulan konu aynıdır. hükümettir, onun çağdışı icraatlarıdır ve bunun başmimarı rte'dir.
cüneyt arcayürek'in hemen her mevzuyu tezvir edip bulandırdığı tuncay özkan'ın abisine katılmak "valla doğru söylüyon, yeminle katılıyorum, tayyip mayyip vik..vik..vik ohehe ohehe" demekten başka maharetini göremediğimiz bu ibretlik program da yine laf dönüp dolaşıp recep tayyip erdoğan'ın körfez ziyaretine geliyor. tuncay özkan lafı punduna getiriyor cüneyt arcayürek'e de gerisi kalıyor. arcayürek başbakanın muhataplarının hal ve hatırını bir jest olarak arapça sormasını içine sindirememiş olacak ki diline dolamadan edemiyor.
" adamların dillerini biliyor ya öyle soruyor ohehe ohehe"
kelimelerle aşağılayıcı gülüşleri tarife, takdime imkan yok. nasıl müstehzi bir eda ile mesele dile getirilir, bunu izaha kelimeler kifayet etmez. biz mi meseleye ecnebi kaldık, arapça mı çok komik bir dil? ..arcayurek'in vardır bir bildiği deyip izlemeye devam ediyoruz.(seledun, 02.07.2006 15:57 ~ 05.10.2007 14:55)
- geçtiğimiz haftalarda eleştiri yapacağız diye işin bokunu çıkaran programdır.konu trenlerde mescit yapılmasıydı , cüneyt arcayürek ve tuncay özkan isimli gazeteci ve yorumcularımız bunun gericilik, yobazlık olduğunu söylemişler ve beni dumura uğratmışlardır.büyük çoğunluğu müslüman olan bir ülkede trenlerde mescit yapılması düşünülmüş fakat insanların kıbleyi bulamayacaklarından dolayı bunun uygun olmadığı düşünülmüştür rte ve arkadaşları tarafından bu ayrı bir saçmalıktır fakat tuncay özkan ve cüneyt arcayürek bu mazareti komik bulmuş trenlerde kesinlikle mescit olamayacağını bunun gericilikten başka birşey olmadığını söylemişlerdir.insanların yolculukları sırasında dini görevlerini yerine getirmelerinin neresi gericiliktir merak ediyorum,biraz saygı diyorum,çüşş artık diyorum.
- pazar günlerinin en güzel saatlerinde bir çok insanın evde oturma nedeni olan program. hem eğlendiren hem öğreten, ödev niteliğindeki program. her programlarında ülkemizin ve milletimizin ihtiyacı olan şeyin, yalnızca doğruların anlatıldığı program.
aynı zamanda 27 ocak'da izmir'de tuncay özkan'ı göremediğimi, canlı canlı dinleyemediğimi, laiklik için benim de diğer vatanseverler gibi gönlümün kemalist şarkısını söyleyemediğimi hatırlatan, hayıflandıran program.
dün (evet bugün pazartesi) izleyenleri televizyonu açtıklarında büyük ihtimalle john travolta'nın abidik gubidik bir filmiyle karşılaşmıştır. programın yayınlanmama sebebini sitelerinde dahi öğrenemedim, bulamadım. bir daha izleyemezsem üzüleceğim program.
1500 yıl sonrasının düzenlemesi: programın yayınlanmama sebebi tuncay özkan ve cüneyt arcayürek'in hasta olmasıymış. geçmiş olsun.
- 25. 06.2006 tarihi itibariyle cuneyt arcayurek ile tuncay ozkan arasında şu diyalogun cereyan ettiği programdır.
konuşulacak konu bellidir ve recep tayyaip erdogan'ın yine laikliğe aykırı ifade ve icraatlarından başka bir şey değildir. rte mayo defilelerinin bir şehvet gösterisi olduğunu ifade etmiş. bu ifadeden hareketle arcayurek ağzına geleni söylüyor, verip veriştiriyor. akıl ve havsalaların alamayacağı ifadeler, alaycı gülüşler, şuh kahkahalar birbiri ardına gelyor. arcayurek; örtülü bir manzara ile karşılaştığında kafasının karıştığını, acaba altında ne var diye kendi kendine sorduğunu ifade ediyor. mefhumun muhalifini dile getirmede de zerrece beis görmüyor. yorum yapıyorum zannına kimse kapılmasın arcayurek'in ifadelerini elifi elifine aktarıyorum
"ben başı kapalı gördüğümde kafam karışıyor, acaba altında ne var diye merak ediyorum. açık olduğunda böyle bir endişem yok, ne kadar açarsa açsın endişe edecek bir şey yok. mesela plajda insanlar sereserpe uzanıyor".
dedikten sonra kendi savlarını insanlığa da mal etmekten geri durmuyor.
" bu insanın yapısında var, freud böyle diyor" ilavesini de yaparak meseleyi bağlıyor.
esasen hayatını freud'un felsefesine göre tanzim etmiş, makyavel'in kıstaslarına göre programlamış bir insanın başka türlü düşünmesine de imkan ve ihtimal yoktur.
arcayurek yılların verdiği bir tecrübe ile insanın mânâ ve mahiyetini çözmüş, ruhi ve ictimai hayatının ne şekilde tanzim edilmesi gerektiğini idrak etmiş biri olarak yirmibirinci asrın insanına bütün bu müşkül ve problemlerden kurtulma reçetesini sunuyor(!). ne kadar açılırsak, ne kadar şeffaflaşırsak o oranda medeni olacağımızın altını çiziyor.
meseleyi bu şekilde ele alma, açılma ve saçılmayı medeniyet telakki etme, bunun aksi olarak haya ve mahremiyet duygularına "obskürantist zihniyet" nazarıyla bakma esasen beşer tarihine ilk defa ortaya çıkan bir mevzu değildir ve bu düşüncenin insanına vaktiyle merhum mehmet akif kapak mahiyetinde cevabı yapıştırmıştır.
"medeniyet dediğin açmaksa bedeni, desene hayvan senden daha medeni"(seledun, 02.03.2007 00:49 ~ 17.03.2007 12:01)
- yine elifi elifine aktarıyorum;
arcayürek: aslında herkes akp'nin gitmesini istiyor.
özkan: tabi, tabi, hiç kuşkusuz, % 100 (biri benim yerime ankete katılmış olmalı)
arcayürek: istemeyenler de var tabi.
özkan : var tabi, ama çok az, % 15-16 civarı.
ilk olarak akp'nin gitmesini halktan bir kişi bile istemiyorsa, gitmesini isteyenlerin oranı % 100 alamaz. % 100'ün içinde tek fert istisna edilmeksizin halkın tamamı vardır. ikinci olarak % 100 ile % 15-16 nın toplamı % 100 etmez. yüzdeler de skaler değerlerdir ve burada da cebirsel toplama yapılır. bu oranların toplanması halinde ortaya çıkacak sonuç % 115-116'dır. ozkan'ın bu kadar matematik bilgisinden yoksun, bu denli cebir fukarası olduğuna kimse ihtimal vermez. kesişim kümesi boş olan iki ayrı kümenin birleşim kümesinin bu iki kümenin toplamı olduğunu unutmuş olsa bile seçimlerde partilerin ayrı ayrı aldıkları oy oranlarının matematiksel toplamının kullanılan tüm oyları yansıttığını bilir ve tabii olarak iki ayrı partiye oy vermenin mümkün olmadığının da farkındadır.
bu durumda başka olasılıkları düşünmek gerekiyor.
1- arcayürek'in herkesten kastettiği kitle zaten akp'ye oy
verenleri kapsamıyordur ve özkan da bunun farkındadır.
2- halkın aslında % 100'ü akp'nin gitmesini istiyordur fakat birirleri bir şekilde cebren ve hile ile halkı akp'ye oy vermeye zorluyordur.
3- oyunu akp'ye veren yoktur fakat sandık, bir kısım manipülasyonlara tâbi tutularak akp'yi tek başına iktidar yapacak oy oranlarına ulaşılıyordur.
4- özkan ve arcayürek hülyalarla gerçekleri karıştırıyordur.
5- ikisi de bu milletin akp'ye güvendiğinin bir sonraki seçimde de yine akp'nin tek başına iktidar olacağının farkındadır ne var ki kapıldıkları bir zehab vardır. bu asılsız ve temelsiz korku o kadar başlarını döndürmüş, o denli nazarlarını bulandırmıştır ki ifadeler yerini hezeyana, mantık ve muhakeme yerini demogoji ve cerbezeye bırakmıştır.. milyonlarca insanın gözünün içine baka baka savrulan buhtanların, akıl ve havsalaların almayacağı hezeyanların başka bir açıklamasını bilen varsa gelsin beri.(seledun, 17.03.2007 18:27 ~ 18:30)
- bağımsız adaylar nedeniyle fena bir şekilde karışmış programdır.
http://www.youtube.com/...
- 10 haziran pazar günü gerçekleşen kapışma nedeniyle, 17 haziran pazar günü yayınlanmayan programdır. tuncay tercihini cevizoğlu'ndan yana kullandı sanırsam.
- cüneyt arcayürek'in ayrıldıını bildirdiği program.
http://www.internethaber.com/...
|