- en sürükleyici roman tarzı. ortada bir suç(lar), kim olduğu belirsiz bir suçlu(lar) ve olayı aydınlatmaya çalışan görevli(ler) vardır. romanda, muhtelif kanıtlardan yola çıkılarak suçlu(lar) bulunmaya çalışılır. tabi bu o kadar da kolay değildir.
(satanist travesti, 18.11.2005 22:24)
- (bkz: ahmet ümit)
(glomerulus, 01.08.2007 23:46)
- edebiyat tarihimizdeki ilk polisiye romanı 1884 yılında ahmet mithat yazmıştır.eserinin adı iseesrar-ı cinayettir(cinayetteki sırlar).
(ceyus, 27.07.2008 00:01)
- türk edebiyatında bu tarzda ahmet ümit üzerine tanımam. dünya edebiyatında da tabi ki edgar allan poe
(mirsad, 26.02.2011 14:53)
- türk edebiyatında ahmet ümit. dünya edebiyatında agatha christie.
(maynakxxl, 26.02.2011 14:56)
- okuyucusunu her eserinde inatla tekrar tekrar yarattığı monoton ingiliz taşra hayat tarzıyla sarıp sarmalayan agatha christie'ye dikkat çekmek isterim. kitaplarını okumak işlenen suça tezat olarak, dışarda delice yağmur yağarken, sıcacık bir evde camdan yağmuru seyretmek kadar huzur vericidir.
christie tam olarak ikinci dünya savaşı öncesi dünyasının insanıdır. bu nedenle soğuk savaşa uygun yazmaya çalıştığı casusluk romanları rezalet ötesidir. yine aşka veya sevgiye dair klasik bir viktoryen olup romanlarında yer alan aşk bölümleri saygının korunması için hızlı okumaya tabi tutulmalıdır.
eserlerinden bbc tarafından tv filmi konseptinde hazırlanan poirot serisi özellikle dönem canlandırması açısından gayet başarılıdır.(kimilkorellturk, 22.04.2011 14:36 ~ 14:37)
- bir ankara polisiyesi , behzat ç 'nin uyarlanmış olduğu roman .
(bir danny boyle filmi, 22.04.2011 14:40)
- ahmet mithat efendinin esrar ı cinayat adlı eseri ile ilk kez yazınımızda kendisine yer bulmuş olan bu tür çok baskın ve belirgin izler bırakmamakla beraber gelişimini sürdürmektedir. peyami sefanın selma ve gölgesi ahmet ümit 'in romanları ve son olarak emrah serbes'in behzat ç si bu işin kilometre taşlarındandır.
(dünyayısiklemeyenadam, 24.05.2012 12:22)
- ihsan kartal yerli sherlock holmes.
peyami safa tarafından müstehar bir takma isimle yazılan ve sherlock holmes kadar kaliteli duran karakterdir.
bir de hileli hurdalı işleri seven yerli arsen lüpen olarak cingöz recai karakterinin maceraları mevcttur peyami abimizin.(ctrl x, 24.05.2012 12:29)
- (bkz: tanrının göz yaşları)
(bkz: ahmet ümit)
orta okuldayken okumuştum, o zamanlar çok hoşuma gitmişti. belki de kapak resminden etkilendim. bilemiyorum, aradan 13 yıl geçmiş hatırlayamıyorum tam olarak.(geldim mutsuzluğumla, 24.05.2012 12:34)
- nedense içinde hiç sopa, jop, biber gazı, göz yaşartıcı vs. geçmeyen romanlardır. bu yüzden cinayet romanı demek bence daha makbuldür.
(director, 24.05.2012 12:56)
- paul auster'ın hemen hemen tüm romanlarında izlerinin bulunduğu roman türü. tamamen polisiye diyemesek de, yazarın birçok romanında suç vardır. bu da okurun suçlunun peşinde koşmasına neden oluyor.
(nastasya filippovna, 24.05.2012 13:10)
- türk yazarlardan tavsiye edebileceklerim.
emrah serbes : son hafriyat,her temas iz bırakır.
ahmet ümit: çoğu kitabı başarılıdır.
sibel köklü: yalan dünya, geçmişe kapanan kapılar (diğerlerinden farklı olarak baş kahraman rüya keskin adında bir kadın gazeteci).(shaqshaq, 24.05.2012 13:27)
- edebiyat çevrelerince, nedense üvey evlat muamelesi gören roman türü. yok yeterince edebi değilmiş(ne demekse artık), çok avammış falan filan. bana göre sürükleyicilik, kurgu bir romanın olmazsa olmazlarından. bu da özellikle ahmet ümit romanlarında bolca var. bir patasana'daki, bir murder on the orient express'teki tadı hiçbir roman vermez. polisiye okuyun, okutun.
(bödöfff, 24.05.2012 13:35 ~ 13:37)
- mayk hammer romanları ve agatha christie'yi bir yana koyarsak, son dönemde ülkemiz polisiye romancıları içinde ahmet ümit uzak ara tek geçilir diyorum. müthiş anlatım.
(sosyalismet, 24.05.2012 13:40)
- kitabı okumaya ara verdiğinizde bile kendi kendinize sürekli "acaba katil o muydu, şu kızıl saçlı kadın mıydı? yok yok, kesin o serseri tipli olan." gibi yorumlar yapabildiğiniz, kafa dağıtmaya birebir, bolca aksiyon içerikli kitaplar. nedense türk yazarların pek başarılı olamadığı bir alan. istisnalar kaydeyi bozmaz tabii! örneğin ahmet ümit'in kitapları gerçekten okumaya değer kitaplardır...
(siera, 24.05.2012 13:41)
- kesinlikle, gözümüzün içine içine sokulan karakterlerin katil çıkmadığı romanlardır. ne kadar; romanda hemen hemen hiç bahsedilmeyen, arka planda kalan, pasif bir adam varsa katil o olur. o karakter öyle resmedilir ki; roman boyunca şüphelenmezsiniz. agatha christie bunu çok iyi yapar.
romanda işlenen hikayeye yerli yersiz insanlar katılır. bunun amacı dikkati dağıtmaktır. şüpheli sayısını arttırmaktır. olay, olay üstüne olur. biraz dikkatliyseniz; bazen bir detayda katili şıp diye tahmin edebilirsiniz. mesela ben o yüzden annemle polisiye film izlemem. lan bir kadın hep mi tahmin eder katili?(bödöfff, 24.05.2012 13:47)
- jorge luis borges'in en sevdiği roman türüymüş. hatta şöyle bir rivayet de mevcuttur; trende okuduğu polisiye bir romanın sürükleyiliğine kapılan borges, az ışıkta okumasını yasaklayan doktoruna rağmen, tren tünele girdikten sonra da okumaya devam etmiştir, tünelden çıktıklarında ise borges artık görme yetisini kaybetmiştir.
(hobo, 24.05.2012 13:52)
- (bkz: behzat ç. her temas iz bırakır)
(bkz: behzat ç. son hafriyat)(doncukduruyoboncuköldü, 24.05.2012 13:53)
- (bkz: kötü ruh) bu zamana kadar okuduğum en güzel kitaplardan biridir. elimden bırakamadım o derece güzeldir. tavsiye edilir.
(blaze, 24.05.2012 13:55)
- türk edebiyatında polisiye roman hakkında kaynak niteliğinde, aydınlatıcı bir makale için:
http://www.tdkdergi.gov.tr/...(utangaç mesane, 24.05.2012 14:56)
- işlenen vahşi cinayetler, katilin bulunması için yapılan araştırmalar. polislerin bir çoğunun iyi görünmesi kötü yanı olsa da okumaktan fazlasıyla zevk aldığım tür.
(tekrartekrar, 24.05.2012 15:20)
- çogu eleştirmen tarafından yazın türleri arasında en sıradan ve vasat olarak standartlaşmasına ragmen kitapseverler tarafından en çok tercih edilen yazın türüdür. ilk gençlik yıllarnda edgar alan poe'nın gotik esinli polisiyesi ile sherlock holmes ve agathe chrisite'nin salon polisiyelerini okuyan biri olarak polisiyenin en sürükleyici ve okuru esere taraf ve katılımcı olmaya zorlayan yegane tür oldugunu düşünüyorum. temel çıkışını aslında kıta avrupasında özellikle o dönemdeki kriminolojide gelişmeler sanayi toplumuna yeni geçiş süreci yaşayan anılan toplumlardaki kentleşme olgusu ve karmaşıklaşmaya başlayan toplumsal yapılardaki çözülmeler neden olmuştur. gerçek anlamda polisiyenin öncüsü gotik polisiyenin en önemli temsilcisi olan edgar alan poe'dır. giriş gelişme ve sonuç bölümleri her ne kadar stabil olsada bilindigi gibi önce bir cinayet işlenir yazarın ustalığı bu noktada ortaya çıkar. yazar olay örünüsünde yapacagı yaratıcılık ile okuru şaşırtmalı gelişmeleri okurun beklemedigi biçimde yönlendirmeli okuru polisiye roman okudugunu hissettirmelidir. polisiye roman yakın zamanda ise özellikle abd merkezli tekno-modernist açılımlı değişik olay kurgularına dogru evrilmiştir. çarpıtılmış şiddet ve cinsellik , mafya suç örgütleri yolsuzluk kaçak göçmenler hatta ırkçılık gibi suç toplumbiliminin en uç konuları polisiye romana dahil olmuştur. ülkemizde ise oldukça özgün ve batılı örneklerine yapısalcı bir eleştri algısı ile bakmak gerekir ise pek de benzemeyen nevi şahsına munhasır bir polisiye roman olgusu vardır. polisiye olgusu son dönemde tv dizisi sanayisinin yeni jokeri olmuştur. biribirinin benzeri diziler kriminoloji labaratuarlarına kadar giren zoomlar belkide polisiye olgusunun gücünün ispatıdır.
(neondental, 08.07.2012 22:19)
- uzun süre kitap okumamış, kitap okumaktan soğumuş kişiler için doğru seçimdir. sürükleyicidir, merak uyandırır, insanda çözme isteği doğurur.
(urania, 08.07.2012 22:22)
- sürükleyiciliği, gerilimi ve uyandırdığı şiddetli meraktan ötürü olsa gerek fazlaca ilgi alaka gören bir tür.
ayrıca diğer türlere oranla daha kısa zamanda bitirildiğini düşünüyorum ve bu yüzden de çok çabuk tüketilen bir tür desem doğru bir benzetme olur heralde.
okuyucuya bir şey katmadığını iddia edenlerin olduğuna da şahit oldum. ne derece doğrudur bilinmez ama onca sayfanın ve kelimenin arasında okuyucunun nasipleneceği şeyler mutlaka vardır.
bence en iyileri j. c. grange'in kaleminden çıkanlardır.(kaybettimaklımıhükümsüzdür, 08.07.2012 22:33)