görseller
polise taş atan çocuklarpolise taş atan çocuklar
  
belki ilginizi çeker
  1. · çocuklar için adalet girişimi
  2. · çocuklarına sahip çıkmayan aileler
  3. · çocuk mahkumlar
  4. · uğur kaymaz
gündem
  1. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  2. · boylumlama
  3. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  6. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  7. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  8. · ro accutane
  9. · sosyal duruş

polise taş atan çocuklar  

 sayfa  / 2
  1. bazı insanlıktan uzak kişilerin çocukları sokakta polise taş atmıştır ve yakalanan çocuklar karakola götürülmüştür. karakolda polis abileri ablaları onlara şeker çikolata oyuncak vermişlerdir ve bu çocuklar ne yapmıştır biliyor musunuz? o şekerleri yere atıp üstüne basmamışlar, oyuncakları kırmamışlardır; ilk defa gördükleri sevgi karşısında gözyaşlarını tutamamışlar polis abilerine ve ablalarına sarılarak ağlamışlardır, tabi yüzlerinde ufak bir gülümsemeyle beraber.

    bir yaz akşamı haberlerde izledim bu sahneyi ve tebessüm ettim. bu çocuklar sevgiye muhtaç ama şiddetle, kan isteğiyle büyütülüyorlar. verin ellerine kalemi bakın sizden bizden daha iyi fizikçi,doktor,mimar,mühendis olmuyorlar mı? olurlar derim ve altına imzamı atarım. çünkü onlar daha çocuk. bembeyaz dünyaları renklenmemiş ve istenilen renklere boyanabilecek bir boyama kitabı gibiler. bizim yapmamız gereken sadece doğru renkleri seçmek...
    (exclurel, 31.10.2008 15:02)
  2. "(...)
    o çocuklar dövüldü. hakarete uğradı. en ağırı, korkutuldu. derin yaralarla bırakıldılar koğuşlarına. ya da şimdilik hayatlarına.
    onlar, çocuk. şimdiden bütün hayata tutunma şanslarını kaybettiler. devletimizden yetişkin muamelesi görüyorlar. ama maalesef yer yerinden oynamıyor.
    tutuksuz yargılanmak için salıverilen çocuklar, “cezaevinde nasıl vakit geçiriyordunuz?” sorusuna, “gözmece gibi oyunlar oynuyorduk” cevabını vermiş. ‘gözmece’, yöre dilinde körebe anlamına geliyormuş.
    körleşmiş, kendilerini görmeyen dünyanın kaydından düşmüş kürt çocukları, ‘cezalarını’ körebe oynayarak doldurmaya çalışıyor.
    onların dünyasını daha sağlıklı, daha yaşanılası kılmak için hayatını adamışlardan biri, türkan saylan.
    türkan saylan’ı gerçekten seviyorsanız, bu çocuklara sahip çıkın. çocuklara dokundurtmayın. onlar geleceğimizin fısıltısı." yıldırım türker
    (aglaures, 21.04.2009 09:17)
  3. çocukturlar, ne yaptıklarının hiç önemi yok. annesi tarafından doldurulup başkası için kendilerini terk eden babalarına küfür ettirileni ya da evi terk eden annesini öldürüp namus temizleyeni, veya polisi taşlayanı, hiç farkı yok. büyüyünce belki yine o babaya küfredecektir, belki o polisi yine taşlayacaktır, bedelini de ödemeyi göze alacaktır ama şimdi o bir çocuktur. 12 saat nezarethanede aç susuz beklettiğiniz, hapis cezası verdiğiniz bir çocuktur, 74 yaşındaki tacizci ceza almasın diye hukukun anasını belleyenler, bu masum çocuklara ceza vermek için uğraşmaktalar. otobüsünde oyuncak taşıyıp yollarda çocuklara oyuncak dağıtan başbakanımız, gazzeli çocuklara ağlayan first lady'miz, yanıbaşınızda oluyor tüm bunlar. elinizin yetmediği, kulağınızın ulaşmadığı tek yerin olmadığı bu ülkede oluyor bu olaylar.
    (polikina, 21.04.2009 10:17)
  4. (aglaures, 21.04.2009 10:30 ~ 10:30)
  5. duyguları körelsin, büyüdüklerinde de pkk elemanı olsunlar diye binbir çabayla, taklayla türk hükümeti* tarafından hayatlarının içine edilen çocuklardır.. öyle ki bu çocukların gelişmeleri istenmemekte.. bakın bakın polisi taşlıyor, vay şerefsizin evladı diyerek türk kamuoyuna da böyle yutturulmaya çalışılıyor.. ben bir kürt değilim, kürt milliyetçisi hiç değilim, pkk şerefsizlerinin en adi şekilde ölmelerini isterim ama geçmişe dönüp de bir araştırdığımda görüyorum ki bu belayı türk hükümetleri bilerek ve isteyerek türkiyenin başına sarmışlardır.. şimdiki yetişkin kürt milliyetçisi insanlar 80li yılların evlerinde korku dolu yaşayan, acaba babamı ya da annemi gözümün önünde öldürürler mi? peki ya beni de döverler mi diye ağlayan küçücük kürt çocuklarıdır.. evet başvurdukları yol çok iğrençtir.. dağda vatanını korumaya çalışan bir askeri öldürerek aslında zamanında taşladığı polisin vakti zamanında bu küçük kürt çocuğuna yaptığı pisliklerin intikam ateşiyle hıncını almaktadır.. ki zaten bu eylemler her sene en az iki üç kez yaşanmakta.. ki çok daha fazla olan yerler var.. ama taş atan çocuğu nezarethanelerde saatlerce tutan şerefsiz polisler olduğu gibi çocuğun elinden taşı alıp "gel bakayım sen şöyle" diyerekten onlara karşılıksız ayakkabı veya giyim veren, şeker veren polisler de var.. türk polisinin tavrı neticesinde bu çocuklar geleceği şekillendireceklerdir.. o yüzden polise taş atan çocuğu ve ailesini yargılamadan önce bir de polislerimizin tavırlarına bakalım, vakti zamanında bu saçma sapan politikayı güden politikacı ve askerlerin de ne amaçla bunları yaptığını algılamaya çalışalım..
    (suursuz, 21.04.2009 10:55)
  6. içlerinden birinin, şuan yoğun bakımda olduğu çocuklardır.

    (bkz: seyfi turan)
    (aglaures, 23.04.2009 19:54)
  7. gelecekte polise askere kurşun sıkacak olan bugünün çocuklarıdır. kendine yazık eden varlıklardır.
    (karyatid, 23.04.2009 19:57)
  8. olası terorist anne babanın olası terorist çocuğudur.biz de çocuktuk biz de fakirdik ki hala öyleyiz tüik e göre ama bizler polislere hiçbir zaman taş atmadık.
    (evilspirit, 23.04.2009 20:02)
  9. 23 nisanlarda riyakarlık gösterisi olarak başbakanlık koltuğuna asla oturamayacak olan çocuklardır. onların payına düşen, dayaktan komaya girmek ya da 15 yıl hapis cezası alma tehdididir.

    her ne kadar o coğrafyada çocuklar erken büyümek zorunda kalsa da tüm bunların haricinde, toplumsal yarılmayı onarılamayacak şekilde yırtarak cepheye sürülen çocuklardır bunlar. yani ister polise, ister dtp taraftarlarına, ister polise taş atan çocuklara taş atsın, çocukların böyle kullanılması en hafifi deyimi ile çocuk istismarıdır. ve bu tahribat hiçbir şeye benzemez. toplumsal sorunları çözmek çocukların değil yetişkinlerin işidir. bunun için çocuklardan yarar beklemek insani ve siyasi olarak büyük yanılgıdır.
    (avluda oturan sizofren, 23.04.2009 20:03 ~ 28.04.2009 01:13)
  10. filistin'deki gibi işgale direnen değil, bizzat kendi polisine taş atan çocuklardır. ama çocuktur sonuçta. fidandır. kazanmak gerek.
    taş atan çocukları değil ,onları kullanan, taş attıran büyüklerin belini kırmalı. komaya sokan polis hayvan. ama kimse o çocuğun o duruma düşmesinde, onu kullanan, eline taşı verenlerin payı olduğunu da gözardı etmesin.
    (bukalemun, 23.04.2009 20:18)
  11. nasıl potansiyel doktor, mühendis, sosyolog, psikologlar ise aynı şekilde potansiyel terörist ve katillerdir; çünkü analarından ve babalarından bile bu vatana bir damla hayır gelmeyen çocuklardır bu çocuklar.

    mesela benim anam benim okula gitmediğim, okuldan nefret ettiğim o küçücük çağlarımda sırf okula gitmiyorum, okuldan nefret ediyorum diye oturup ağlarken, ellerini inandığı tanrı'sına açıp benim için ona yalvarırken, polise taş atan bu çocukların anaları sırf o çocukların okula gitmemeleri için onları zorlamakta, onlara sokaklarda terör dersi vermekte, hatta terör stajı yaptırmakta ve polise, vatana, devlete, askere karşı kışkırtmakta, onları birer terörist gibi yetiştirmektedirler.

    sonuçta bunların hepsi birer çocuktur evet. ama çocuk dediğin, nasıl bir insan olarak yetiştiriliyorsa, öyle bir insan olur. büyükleri nasıl yönlendiriyorsa, o da o yönde hareket eder. arkadaşları ne yapıyorsa, o da onu yapar. nasıl ki çocuklar terörün ne kötü bir şey ve bu bağlamda da polise karşı attıkları taşın bir terörist eylem olduğunun farkında değillerse, ileride ne olacaklarının da farkında değillerdir.

    ne yapsın peki devlet? bu çocukların analarını ve babalarını alıp da "çocuk şöyle yetiştirilik" dersi mi versin onlara? veya bu çocukları analarının ve babalarının elinden alarak onları devlet terbiyesiyle mi yetiştirsin? ne yapsın devlet? analar ve babalar terörist yetiştirmek istiyorlarsa, devlet bu analara ve babalara ne yapmalı? çocuklarını mı ellerinden almalı?.. onlara iş mi vermeli? peki bu adamlar işleri yok diye terörist oluyorlarsa, sırf işsizim diye ben de mi terörist olayım? o zaman devlet bana da iş verir mi?.. karınlarını mı doyursun devlet, bu terörist yetiştiren anaların ve babaların? peki benim karnım aç diye, ben de mi terörist yetiştireyim?.. devlet o zaman beni de doyurur mu?..

    sonuç olarak çocuk ne kadar çocuk olsa da nasıl yetiştiriliyorsa odur. bir çocuğa daha o küçücük yaşında anası ve babası tarafından terör aşılanıyorsa, bu çocuk için yapılabilecek pek de bir şey kalmıyor demektir. yukarıda da dediğim gibi, nasıl benim annemin beni nasıl yetiştirdiğine kimse karışamamışsa ve ben o yönde yetişip en azından terörist olmamışsam, onların ailelerinin de onları nasıl yetiştireceğine kimse karışamıyor. sonuç olarak da potansiyel terörist olarak, bu çocuklar çıkıyorlar sahneye.

    yani öyle "ben yaptım da oldu bu" demekle yürümüyor bu işler. önce çoluğa çocuğa saygıyı, sevgiyi, iyiliği, güzelliği telkin edeceksin ki daha sonra o çoluğun çocuğun başına gelenlerden milleti sorumlu tutmayacaksın.

    polis çocuğu dövmüş, halt etmiş! lanet olsun ona! inandığı tanrı'sı onu bildiği gibi yapsın! işinden gücünden atılsın, hapse konulsun o! eyvallah... ama bu polisin bulunduğu teşkilat; çocuk pazarlayan, çocukları dilendiren, çocuğuna tecavüz eden, çocukları kapkaça yönlendiren, o çocuklarla suç çetesi kuranları vesaire çocuk istismarcılarını da yakalayan, kanuna teslim eden bir teşkilattır, bu da kenara konulacak bir konu değildir.
    (eudaimonist, 23.04.2009 20:18 ~ 20:51)
  12. yaşları 9 ile 15 arasında değişen çocuklardır. sabah okula giden, akşam olunca roj tvden haberler izleyen, kurtlar vadisini izleyen, adanalıyı izleyen hele ki arka sokaklara bayılan çocuklardır. mesleğim gereği günün büyük çoğunluğunda çocuklar ile iç içe bulunmam icab ediyor. ve inanın "çocuk lan bu ne anlar" dediğiniz insanlar saf mantık ile olayları daha iyi anlayabiliyorlar. hayatlarında henüz bir ön yargı oluşmadığı için gördüklerini, duyduklarını, yaşadıklarını yorumsuz olarak size aktarabiliyorlar. yani çocuk dediğin insan bir gerizekalı değil, senin benim gibi olayları yorumlayan şahıslar. kısa bir girizgahtan sonra konumuza gelelim.

    dikkat edin, mevzubahis çocukların büyük çoğunluğu arka sokaklar adlı diziye bayılıyor. özellikle hüsnü çoban, sonra karı koca olan polisler ile rıza baba adlı komiser çocukların çok hoşlarına gidiyor. bu karakterlerin sevilme nedenlerinin başında nispeten insani karakterler olmaları, günlük hayatta karşılaşabileceğimiz sevecenlikte, bizden karakterler olmaları. burası önemli bir nokta, bahsettiğimiz çocuklar taş attıkları polis teşkilatını anlatan bir diziyi hayranlıkla izliyorlar. malesef bu karakterlerin hiçbiri gerçek hayatta yok.

    ben daha bu güne kadar, çocukların saçını okşayan, gülümseyen bunları geçtim, çocuklara göz kırpan bir polis görmedim ki arkadaş. her daim asık ve sert suratlı, iletişime kapalı aşırı yetki ile donatılmanın verdiği güven ile karşısındakini ezmeye hazır polisler gördüm. ee sen bu halin ile o çocuklardan nasıl gül atmalarını beklersin. üstüne üstlük büyüklerine uyguladığın şiddeti çocuk gerek tvden gerek günlük yaşamından görüyor ve bilinçaltında bir kinlenme oluşuyor. kolay tabi kameraların önünde çocuklara şeker muz dağıtmak, karakolda hediyeler vermek, işin show olayını layıkıyla yerine getiriyorsunuz maşallah.
    aynı dizideki gibi sanal dünyada bir sevecenlik sergilerken gerçek dünyada ise tam tersini uygulayarak polis teşkilatı değil bu çocukların sevgisini kazanmayı nefretini körüklüyor.

    bakın önünüzde örnek alacağınız bir olay var. lütfen bu fırsatı değerlendirin ve artık kurumunuza bir çeki düzen verin, lütfen. çocuklarımız için.
    (amedian, 23.04.2009 23:25)
  13. bunları kimse çocuktur yazıktır diye geçiştiremez..madem çocuk,taş atmayı biliyorsa,taş atmanın iyi birşey olmadığını da bilecek.yok bilmiyorsa,öğrenecek.polis karakola götürüp şeker verip abilik ablalık yapıyor ve çocukları evine gönderiyor ama aynı çocuklar yine aynı boku yiyorsa,kusura bakmayın ama o çocuk falan değildir.büyüdüğünde yapacağı tek şey polise askere taş atmak yerine,kurşun sıkmak olacaktır.şimdi dağda olup,askerimi şehit ettikten sonra halay çeken itler de bir zamanlar çocuktu.abd de olduğu gibi,çocuk falan dinlemeden atıyor hücreye,yıllarca.ve evet en güzelini yapıyor.kusura bakmayın ama ben de çocuktum ama polise taş atmadım.biz polisi askeri görünce,becerebildiğimiz kadar selam dururduk.o çocuklara şöyle yapıldı böyleoldu falan demeyin,kimse entellik,aydınlık yapmaya çalışmasın.bugün taş atan,yarın askerimin canını almak için dağa çıkar.

    eksilemeseniz hatrım kalırdı ak.
    (diabloe25, 09.05.2009 12:11 ~ 12:25)
  14. (kira, 09.05.2009 12:14)
  15. (ahead full, 09.05.2009 12:18)
  16. şimdi çocukluğumu anımsadım birden. tokat'ın zile ilçesindeydik ve ne zaman çarşıya çıksak [ki diğer zamanlar ya köyde ya de şehir merkezinin az dışındaki evin çevresinde olurduk] biz de polise selam dururduk. 80'lerin ortaları daha gelmemiş... annemler polisten-askerden az çekinirdi, ama biz nedenini pek bilmezdik (bkz.12 eylül 1980)

    sonra . evet sonra pekçok kişiye selam durdum, şimdi düşününce o insanların pekçoğuna selam durmak zorunda olmadığım için gayet mutluyum.

    cennet vatanımızda polis sık sık adam tartaklar, bunu görmek için illa 1 mayıs ta ön tarafta bulunmanıza da gerek yok. sıradan bir 1. lig futbol maçına gidin, görmeniz gayet olası.
    polis de bu devletin memuru değil mi? engin çeber ve benzeri birçok vakada yargılanan kaç polis ne kadar ceza aldı biliyor muyuz ?

    evet polise taş atmanın hoş karşılanacak bir tarafı yok ama dünyanın neresinde kendisine atılan taşı göstericiye iade eden bir polis var? (görsel: türk polisi/33111)
    bu güneydoğu/kürt sorunu denen şeye bir çare bulunamazsa o çocuklar birgün dağa da çıkacaklar. ve evet operasyonlar, maç skorunu anımsatan ölü "...ele geçirildi- ...şehit verdik" haberleri (bkz: 90'larda türkiye'de yaşamak).
    elimizde çekiç var ve ne zaman bir sorun görsek çivi sanıyoruz. içeri atarak, işkence yaparak, korkutarak. hepsinin ambalajı da "vatan için yaptım, devlet için yaptım" oluyor. birileri bizi her gün kandırıyor.

    okumaya devam edebilenler için bir de copy/paste yapalım, ahmet insel'in 15/03/2009 tarihinde radikal iki'de yazdığı yazı:

    “yaşlarına rağmen, bunlar çok tehlikeli kişiler. çocuk olabilirler ama gençler liginde oynamıyorlar. onlar süper lig takımı ve bu terörist bir takım”. çocuk tutuklular hakkında böyle bir değerlendirmeyi, türkiye’de polislere taş atan çocuklara ağır hapis cezaları takdir eden yargıçlardan biri, bu çocukları karakollarda döven polislerin komiseri veya bir jandarma astsubayı söylemedi. belki söyleme fırsatı olmadı. ama akıllarından geçirdikleri tahmin edilir.
    yukarıdaki sözleri, nisan 2003’te abd genelkurmay başkanı general richard b. myers dile getirmişti. aynı ay, abd yetkilileri guantanamo üssünde tutuklular arasında 13 yaşında çocuklar bile olduğunu açıklamışlardı. uluslararası af örgütü’nün mektubunu yanıtlayan pentagon, guantanamo’da “16 yaşından küçük olduğunu düşündüğümüz çok az sayıda tutuklu bulunuyor” diyerek, eksiksiz cezai ehliyet için kabul ettikleri yaş sınırının 16 olduğunu zımnen kabul etmişti. somali ile birlikte, çocuk hakları sözleşmesi’ni imzalamayan iki ülkeden biri olan abd’de, bazı eyaletlerde, suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olan kişilerin de idamla yargılanmasına yasalar izin veriyor. abd, dünyadaki bu tip infazların dörtte üçünden sorumlu. guantanamo üssündeki durum, abd’nin çocuk suçlu algılamasında bir istisnaya değil, sürekliliğe işaret ediyor.

    taş atarsın ha!
    bugün türkiye’de 12-17 yaş arasında 500 civarında çocuk sokak gösterilerine katıldıkları veya güvenlik güçlerine taş attıkları gerekçesiyle tutuklu. bir kısmına ağır hapis cezaları veriliyor. örneğin, aralık 2008’de adana 8. ağır ceza mahkemesi (evet, doğru okudunuz çocuk mahkemesi değil, ağır ceza mahkemesi), bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmış üç çocuğu, m.n. (14), a.b. (16) ve s.t.’yi (16) ağır hapis cezalarına çarptırdı. “eylemlerin bütün halde örgüt adına suç işlemek suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle, tck’nın 314/2 maddesi gereğince sanıklara dava açılmıştı. çocuklar, 9 şubat 2008’de adana’da gülbahçe demokrasi ve kültür evi’nin açılışı sırasında yapılan polis müdahalesinin ardından, esas olarak polise taş atma suçu nedeniyle gözaltına alınmışlardı. mahkeme üç çocuğa verilen cezayı, 3713 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince yarı oranında artırdı. böylece, her birine 7 yıl 6 ay ağır hapis cezası takdir etti. ardından, yaşları 15-18 arasında olduğu için, a.b. ve s.t.’ye verilen cezayı 4 yıl 2 aya, 14 yaşında olduğu için m.n.’nin cezasını yarı oranda indirdi. demek ki yargıçlar, “yaşlarına rağmen bunlar çok tehlikeli kişiler” diye düşünmüşler.
    akp’nin 2005 yılında ceza kanununda yaptığı değişiklikle, yasadışı örgüte yardım ve yataklık edenlere de örgüt üyelerine verilen cezalar verilmeye başlandı. ardından 2006’da, terörle mücadele kanunu’nda 15-18 yaş grubunun yetişkin gibi yargılanmasını mümkün kılan yeni bir düzenleme yapıldı. yargıtay’ın, “örgütün çağrısıyla yapılan eylemlere katılan herkesin örgüt üyesi olarak suçlanabileceği” yönündeki içtihadı bu “reformlara” tüy dikti.
    adalet bakanı mehmet ali şahin, bir soru önergesine verdiği yanıtta, terörle mücadele ve ceza kanunlarında belirtilen “terör suçları”ndan 2006 ve 2007’de 1572 çocuk hakkında dava açıldığını, 92’si diyarbakır’da olmak üzere 147 çocuğun mahkum olduğunu belirtmişti. 2008’de, çoğu salt polis ifadesine dayanan bu tür suçlamalar nedeniyle, eskisinden daha fazla çocuk gözaltına alındı. bu çocuklara yönelik suçlar, güvenlik güçlerine taş atmak, “terör örgütünün eylemlerine katılmak”, “yasadışı slogan atmak”. eylem denilen şeyler, sokak gösterileri.
    bu “ağır suçlar” nedeniyle, 23 yıl hapis cezasına kadar varan cezalar talep ediyor savcılar. demek ki bu savcılar da, 15 yaşında bir çocuğun “biji apo” diye bağırmasını, polise taş atmasını, son derece ağır bir suç olarak görüp, bu çocukları “yaşlarına rağmen çok tehlikeli kişiler” olarak görüyor. bu çocuklardan korkuyor polisler, savcılar, hakimler, adalet bakanı, içişleri bakanı, başbakan, akp milletvekilleri, bir kısım muhalefet partisi milletvekilleri. sonra aynı kişiler guantanamo’da işlenen ağır insan hakları ihlallerini eleştirip gazze’de israil ordusunun öldürdüğü çocuklar için isyan ederek, başkalarına insan hakkı dersi verme konusunda mangalda kül bırakmıyor.
    buna riyakârlık mı, aymazlık mı, şizoidlik mi, ne deneceğine siz karar verin. ama şu kesin ki, biz de çocuklarımıza işkence etmeyi, onları aylarca hapishanelerde tutmayı, bazılarına ağır hapis cezaları vermeyi çok iyi biliyoruz.
    çocuk koruma kanunu ve bm çocuk hakları sözleşmesi, “ne olursa olsun ve ne fiili gerçekleştirirse gerçekleştirsin” 18 yaş altındaki tüm bireyleri çocuk olarak kabul eder. bu çocukların çocuk mahkemelerinde yargılanmaları, tutuklu veya hükümlü iseler eğitimden uzak kalmamaları, tutukevlerinde ayrı bölümde tutulmaları, soruşturmada avukatlarının desteğine kesintisiz sahip olmaları ve mümkün olduğu kadar tutuksuz yargılanmaları gibi kurallar, zanlılar çocuk olduğu zaman riayet edilmesi gereken günümüz evrensel adil yargı ilkeleridir. türkiye’nin taraf olduğu bir dizi sözleşme bunu emrediyor. ama bugün devletin pençesi, kendisine aykırı eylemde bulunan, aykırı söz söyleyen, kendine taş atan çocukların boynuna geçmeye hazırdır. o çocukların boynunda, ömür boyu unutmayacakları pençe izini bırakmanın sonuçlarını düşünmekten bile aciz, bir devlet ve devletli öfkesidir bu.

    yaşanan çevre
    murat paker, “bu çocukların çocuk veya ergen olduklarının inkâr edildiğini, yetişkinlerin zihinsel ve duygusal kapasitelerine sahip olduklarının varsayıldıklarını” hatırlatıyor. bunun da yetmediğini, “güvenlik güçlerine taş atmak davranışından terörizm suçlamasına kolayca zıplandığını” belirtiyor. bu ise, “türkiye’de sistemin çok vahim bir akıl ve vicdan tutulmasından mustarip olduğunun işaretidir”.
    bianet’te yayımlanan değerlendirmesinde, adli tıp uzmanı profesör ümit biçer, çocuk ifadelerinden ve mahkemelerdeki dosyalardaki bilgilerden hareketle, “çocukların şiddet ve protestoların içinde büyüdüğünü, çevrelerindeki yetişkinleri örnek aldıklarını, akranlarıyla grup halinde davranmaya çalıştıklarını ve yaşları gereği otoriteye karşı isyan duygularının öne çıktığını” vurguluyor. “bir çocuğun başkasına taş atmanın suç olduğunu anlayabileceğini ama bunun devletin ortadan kaldırılmasına yönelik bir suç olabileceği şeklinde bir soyutlama yapamayacağını” ilave ediyor. ayrıca çocukların işledikleri iddia edilen suçun anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneklerinin varlığını değerlendirecek adli tıp raporlarına, çocukların gelişimini, yaşadıkları çevreyi, kültürel şartları değerlendiren sosyal inceleme raporlarına gerek var. bir de bu çocukların tutukluluk veya hükümlülük sonrası edinecekleri sosyal konumu ve içinde olacakları psikolojik hali düşünecek emniyet ve yargı görevlerine ihtiyaç var.
    üç çocuk yapın diye topluma öğüt veren başbakan, seçim gezisinde kendisine “allah sizin cezanızı seçimde verecek” diye bağıran 13 yaşındaki bir çocuğu ensesinden tutarak, “sen ne istiyorsun?” diye soruyor. 13 yaşında bir ilköğretim öğrencisinin ne dediği belli. demokraside allah değil seçmen ceza verir. ve iktidar partisinin böyle bir ceza almasını temenni etme hakkı, demokrasinin olmazsa olmaz bir gereğidir. üstelik başbakanın kendisi, her fırsatta “allah’ın izniyle” bu seçimlerde de partisinin büyük bir başarı kazanacağını ümit ettiğini dile getirdiğine göre, muhalif bir görüşün de “allah’ın buna izin vermemesini” temenni etme ve bunu yüksek sesle, başbakan’ın yüzüne söyleme hakkı vardır. bu küçük çocuk, büyük ihtimalle babasının evde sık dile getirdiği bir temenniyi başbakan’ın yüzüne yüksek sesle söylemiş. bunu “başbakan’a hakaret” olarak tanımlayıp, savcılıkta ifadesinin alınmasına yol açanların başbakan’ı, hükümeti ve güvenlik güçlerini ne kadar zavallı bir duruma düşürdüklerini birileri akp yönetimine söylemiyor mu? artık dilinin freni bütünüyle boşaldığı gibi, elinin endazesinin de iyice kaçtığı anlaşılan başbakan’a, elini 13 yaşında bir çocuğun boynuna öfkeyle geçirmenin medeni ülkelerde çocuğa fiziki şiddet uygulama ve taciz olarak değerlendirildiğini hatırlatacak bir yakını yok mu? ya da başbakan, kendi sevgili oğlu bilal’e 13 yaşındayken bir yabancının böyle davrandığını duysa, görse ne yapardı, hiç düşünür mü?
    taş atmayı ağır bir suç, bir terör suçu olarak gören, devlet ve devletlinin otorite simgelerine toz kondurtmamaya her şeyden çok önem veren, burnundan kıl aldırmayan bu kaba otoriter devlet zihniyetine tayyip erdoğan ve çevresindeki teşrifatçıları uyum sağlamakta zorlanmıyor. kendilerine laf atan, taş atan, otoritesini saymayan çocuklara karşı duyulan bir öfke bu, çocuklarla sınırlı değil. kendine biat etmeyene karşı duyulan genel öfkenin bir parçası.
    önümüzdeki günlerde uluslararası ortamda biri kalkıp başbakan’a, bir bakana veya bir devlet temsilcisine, “siz de çocukları hapse atmayı çok iyi bilirsiniz” dese, acaba ne yanıt verirler? soruyu soranı ensesinden mi tutarlar?
    türkiye’de çocuklar, guantanamo’da olduğu gibi, terörizm süper liginin oyuncuları olarak algılanıyorlar.
    (holden caulfield versus tyler durden, 09.05.2009 12:29 ~ 18:41)
  17. en az 3 asır cezalandırılması sistem taravından reva görülen çocuklardır.

    adana ilinde; izinsiz gösterilere katıldığı gerekçesi ile son 11 ayda tutuklanan çocuk sayısı 69, verilen ceza toplamı ise 300 yıl imiş. matematik hesabımı birbirine karıştırmak istedim, bu sayıları yan yana görünce; 300 / 69 = 4, 5 yıla tekabül ediyormuş.

    bu da; çocuklar için adalet girişimi'nin ilgili bölgelerde yaptığı incelemeler sonrası hazırladığı rapordan maddeler:

    * polis yakalamada orantısız güç kullanıyor.
    * çocuklar sabaha karşı evden alınıp terörle mücadele şubesi’ne götürülüyor. üç-yedi saat tutuluyor, fiziksel ve ruhsal şiddete uğruyorlar.
    * çocuklar yasadışı şekilde ifadeye zorlanıyor, haklarında ‘görüşme tutanağı’ hazırlanıyor. bu tutanaklar iddianameye, karara dönüşüyor.
    * çocuklara kelepçe takılıyor.
    * soruşturma dört-beş ay sürüyor, davalar beş-yedi ay sonra başlıyor. çocuklara özgü adalet kürt çocuklar için işlemiyor.
    * mersin’de soruşturmalar savcılık yerine terörle mücadele şubesi’nce yürütülüyor, avukatlar buraya gitmeye çekiniyor
    (aglaures, 04.06.2009 09:47)
  18. (bkz: @3374383 )
    (mahmur beste, 04.06.2009 09:55)
  19. doğu türkistan'ın özgürlüğü için canlarını ortaya koyan çocuklardır. yanlız değiller, buralarda da onlar gibileri çok. ama ters olan orada haklılar burada terörist.
    (ulanyinemiben, 11.07.2009 11:17)
  20. hayatları güdülenmekle geçmiş olan zihniyetin, güdülendiklerini, kandırıldıklarını düşündükleri çocuklardır. ama bazı yerlerde bazı çocuklar erken büyür, hem de bazılarının hiç büyüyemeyeceği kadar. mesele taşın kaç yaşında, kime atılmakta olduğu değildir. mesele taşın yerden alınıp fırlatılmasıdır, o taşlar bir gün mutlaka yerini bulacaktır, buluyor, bulmuştur.
    unutulmamalıdır ki "her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk yatar!"
    (edmond dantes, 27.08.2009 14:06 ~ 14:06)
  21. dört aydır tutuklu olmasına rağmen hakkında hâlâ dava açılmayan y.s’ nin sözleri;

    “lise 1 öğrencisiydim. okullar açılıyor, ben içerdeyim. okulumu çok seviyordum, elimden aldılar. hakkımda kaç yıl ceza istiyorlar, bilmiyorum. ilk defa bayramda evden uzaktayım. akşam yattığımda en çok annemi düşünüyorum. arkadaşlarımızın çoğu ceza almış. dışarı çıkacağımı düşünüyordum. arkadaşlar ‘sen de ceza yiyeceksin’ dediler. her akşam televizyonda bizimle ilgili haber çıkacak diye bekliyoruz ama bahseden yok.”

    yorumsuz
    (hannan, 13.10.2009 13:40)
  22. eğitim ailede başlar. yaş on iki diyoruz hatta on altıya kadar yolu var. ve bu yaşlarda evlendirilip sorumluluk sahibi yapılanların bile sayısı gözardı edilemez. nitekim. bu çocuklar okulla çok az haşır neşir olsada aileleri ile doğduklarından beri beraberler. ve aile eğer çocuğunu eğitemiyorsa gereken ilgiyi göstermiyorsa geceleri sadece yeni çocuk yapma faaliyetlerinde bulunup çocuğunun adını bile hatırlamayacak kadar çok çocuk sahibi ise. bu çocuklar neden içerde diye çok sorulmamalıdır. bazı şeyler çocukluk kavramının ardına çok güzel saklanabiliyor. unutulmamalı ki beşiğinde başına sıkılan kurşunla ölen ise bebek. bu çocukcukların ikinci bi şansı her zaman olacak. peki ya ölenlerin.
    (karga karga gak dedi, 13.10.2009 14:24)
  23. polisin artık tamamen keyfi olarak adam öldürüp, yaralayıp, sakat bırakıp, dövüp sövdüğü bir devlette bu saçmalığa elindeki bir parça taşla karşı çıkmak isteyen çocuktur.

    polis öldüremeden polisin elinden kurtulmuş olup hala yargılanan türleri vardır.

    bir de örgütlerce gaza getirilenleri vardır.

    eğlencesine taş attığı halde dayaklara maruz kalanları vardır. eğlencesine dediğimiz kısmın yanlış olduğu aşikar evet ancak burada söz konusu kişiler kimdi? ah evet çocuklar
    (sulta, 13.10.2009 14:35 ~ 14:56)
  24. taş atanların hapishanede çürümesi de adaletli, ölmesi de ya..

    bir de bunun taş bile atmadan 12 yaşında, 13 kurşunla katledilenleri var. (buna da diyecek bir şeyiniz vardır biliyorum mesela kürt olması, fakir olması olabilir mi?) yola çıkmaya hazırlanan babasıyla, ayağında terlikleri kamyona battaniye taşırken katledilen uğur gibi ..

    (bkz: uğur kaymaz)

    polislerin iddiasının aksine herhangi bir çatışma olmadığı kanıtlanmasına rağmen ilkokul 5. sınıfa kayıtlı bir öğrenci olan uğur ve tüm resmî belgeleri mevcut bir kamyon şoförü olan babası ahmet kaymaz yargı kararıyla “terörist” ilan edildi...

    ve uğur'a ve babasına kıyan özel harekât polisleri hukuki süreç boyunca tutuksuz yargılandı. sonrasında da bu dört polis beraat etti..
    .
    .

    içerdeki çocukların ikinci şansı olduğu söylenmiş, senelerce içerde ömrün çürüsün, işkence gör, psikolojin bozulsun devlete, polise diş bile, dışarı çık, terör suçlusu olarak hem de, 12 13 yaşında polise taş attığın için, ikinci şansın nasıl yaver gider bilemiyorum, hem de türkiye de.. şaka gibi de mi?

    bir gün vebali dışarıdaki herkese sorulacak, adalet var bir yerlerde.. merak etme o gün kundaktaki bebeği öldürene de sorulacak, uğur'u öldürene de..
    (hannan, 13.10.2009 14:55 ~ 25.10.2009 20:06)
  25. asla çocuk olmayan çocuktur... asla ve asla sadece çocuk değildir... al sana bin yılların geyiği... bunlar potansiyel teröristtir... amına koyim taş atmayan çocuklar sanki analarının karnından ordinaryus çıktılar...yok eğitim yok bok püsür... siktirin be... bi siktirin artık be...
    (ortaoyuncusu, 13.10.2009 17:47)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil